Internet Explorer 8 Netbook kampanyamız yeniden başladı!
14-31 Mayıs 2010 tarihleri arasında
www.internetexplorer8kazandiriyor.com' a girin ve özel toolbarını yükleyin, sitelerde gezerek puanlar toplayın. Gün sonunda en yüksek puanı toplayan ilk 3 kişiden biri olun, bedava netbooklardan birini yakalayın.
Visual Studio ile 2000 yılından beri yakından çalışan biri olarak geçen 10 yıl ardından .NET Framework 4.0 için geliştirme aracı olan Visual Studio 2010’nun çıkmış olması gerçekten büyük bir heyecan. Üniversite seminerlerinde ve çeşitli illerde yaptığımız Türkiye turlarında Visual Studio .NET 2002, 2003, 2005 anlatmış biri olarak size Visual Studio 2010 ile gelen yeni özellikleri şöyle özetlemek isterim:
Microsoft SharePoint® ve Windows® Azure™ dâhil sürekli artan uygulama türlerini hedeflemek için mevcut standartları kullanabileceğiniz yeni özellikler geliyor öncelikle. Proaktif proje yönetimi özellikleriyle güçlü test araçlar, doğru uygulamayı doğru şekilde oluşturmanızı da sağlanıyor. Kayıtlı bir uygulama geçmişinde arıza noktasını bulmak için yeni IntelliTrace hata ayıklama programını kullanabiliyorsunuz. Son olarak Microsoft Expression® Studio'da SketchFlow ve Team Foundation Server ile yaratıcılığın temeli olarak paylaşılan bir vizyon oluşturabiliyorsunuz.
Özellikle Bulut Bilişim konusu gelecek 5 yılda çok konuşacağımız bir konu ve Visual Studio 2010’nun Windows Azure için desteğinin olması bence çok önemli bir başlık.
Microsoft’ta Yaz Stajı İmkanı
Bu yaz Microsoft’ta staj yapmak isteyenler için başvuruların başladığını bana gelen yoğun sorular üzerine blogdan yayınlamak istedim. İki farklı staj imkanı var, biri teknik pozisyonlarda çalışmak diğeri de satış-pazarlama departmanlarındaki pozisyonlarda çalışmak. Biz pazarlama departmanına 10 kişi alacağız ve bu arkadaşlardan ikisi yaz boyunca benimle birlikte çalışıp yeni projelere imza atacaklar. Başvuru ve detaylı bilgi için adres: www.microsoft.com/turkiye/kariyer
Türkiye’deki ilk “Startup Weekend” 16-18 Nisan 2010 tarihleri arasında Microsoft Türkiye ofisinde gerçekleşecek. 54 saat boyunca durmadan devam edecek etkinlik sonunda fikir aşamasında olan girişimcilerin şirketleşerek Microsoft binasından ayrılmaları hedefleniyor, tamamen odaklanılarak yapılan bir gelişim projesi. Özyeğin Üniversitesi ve Microsoft ana sponsorluğunda gerçekleşen etkinliğe katılmak ve etkinlik hakkında detaylı bilgi almak için adres: http://istanbul.startupweekend.org/
Microsoft olarak orijinal Windows kullanan ev kullanıcıları için ücretsiz anti-virüs yazılımını duyurmuş bulunuyoruz.
Bireylere ve kurumlara sunduğu yenilikçi yazılımlarla kullanıcılara güvenli bir bilgisayar ortamı sunmayı hedefleyen Microsoft, bu doğrultuda hayatı kolaylaştıran gerçek zamanlı güvenlik yazılımı Microsoft Security Essentials ile önemli bir adım daha attı. Microsoft’un kullanıcılarına ücretsiz olarak sunduğu ve işletim sistemi çekirdeğiyle birebir uyumlu casus kod önleyici yazılımı Microsoft Security Essentials, virüsleri, zararlı yazılım kodlarını ve kötü amaçlı atakları bilgisayarlardan uzak tutmayı hedefliyor. Microsoft Küresel Güvenlik Ekibi’nin destek verdiği yeni yazılım, Microsoft’un üst düzey kurumsal güvenliği sağlamaya yönelik ödüllü teknolojilerinin damgasını taşıyor.
Kullanıcılar herhangi bir kayıt gerektirmeyen Microsoft Security Essentials yazılımını ve güncellemeleri doğrudan ilgili Microsoft web sayfasından indirebiliyor:
http://www.microsoft.com/Security_Essentials
Windows 7 Türkiye tüketici lansmanı için gerçekleştirilen Türkiye’nin ilk online deneyi “Deney 7” Interaktive Media Awards tarafından Best in Class ödülünü aldı. Medya ajansımız 41-29’a, Microsoft Türkiye’de proje için emeği geçen herkese ve yarışma boyunca destek olan tüm iş ortaklarımıza tebrikler.
Kullanıcılara İnternet’te güvenli sörf yapmanın keyfini sunan Internet Explorer 8’in taraftarlara bir sürprizi var. Futbolun üç büyükleri Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın taraftarları, bundan sonra günün her dakikası, futbol heyecanını yaşayacak.
Internet Explorer 8 web tarayıcılarını kendi takımlarının renklerine göre kişiselleştirebilen futbolseverler web arama motoru, tarayıcı arka planı, bilgisayar ekran koruması vb. gibi daha birçok uygulamayla, İnternet deneyimlerine çim sahaların heyecanını katacak.
Sunduğu yenilikçi yazılımlarla bireylerin ve kurumların potansiyellerini hayata geçirmeyi hedefleyen Microsoft, güvenli ve hızlı İnternet erişimi sağlayan web tarayıcısı Internet Explorer 8 ile bu kez taraftarlara kesintisiz futbol heyecanı yaşatmaya hazırlanıyor. Microsoft Türkiye iş ortakları Mackolik ve Sporx tarafından geliştirilen Internet Explorer 8 Taraftar Paketi ile Internet Explorer 8 şimdi üç büyüklerin taraftarları için vazgeçilmez bir haber ve bilgi kaynağı haline geliyor.
Futbol severler , www.sporx.com ve www.mackolik.com web adreslerinden bilgisayara yüklenen IE8 Taraftar Paketi yazılımı sayesinde kendi takımlarıyla ilgili bütün gelişmeleri kaçırmadan izleyebilmelerini sağlayacak. Bu yazılımla taraftarlar, futbol heyecanını daha yoğun yaşayabilmek için Internet Explorer 8’i istedikleri gibi özelleştirebiliyor, kendi renklerini ve logolarını IE8’e ekleyebiliyorlar.
Her taraftar kendi renkleriyle Internet Explorer 8 arayüzünü oluştururken, günümüzde en çok hit alan iki spor sitesi Mackolik ve Sporx, düzenli olarak güncellenen haberleriyle IE8 kullanıcılarına kesintisiz bir lig heyecanı yaşatacak. Bu iki spor sitesi, aynı zamanda haber ve istatistik akışıyla IE8 kullanıcısı taraftarları sürekli güncel tutacak.
Internet Explorer 8’in web dilimleri (Web Slices) ve RSS bilgi besleme özelliklerini değerlendiren Mackolik ve Sporx, fikstür bilgileri ve oyuncu transferleri gibi son gelişmeleri Microsoft teknolojilerini kullanarak sıcağı sıcağına kullanıcıya yansıtacak. Bu arada yeni nesil arama motoru Bing ile yapılan aramalarda taraftarlar, gönül verdikleri renklerin sahalardaki performansını ayrıntılı olarak izleyebilecekler.
Taraftarların kendi sevdikleri futbol karelerini şimdi bilgisayarlarında istedikleri gibi kullanabilmeleri için çok fazla seçenek bulunuyor. Windows masaüstü duvar kağıdı, ekran korumasının görüntüsü veya IE8 arka planı, sevilen futbolcu ve maç karelerinden heyecanlı sahnelere ev sahipliği yapacak. Microsoft’un yeni nesil arama motoru Bing de özelleştirmelerden payını aldı. Bing arama motoru taraftarın merak ettiği konuları ve görselleri anında ekrana yansıtarak tribünlerin heyecanını şimdi taraftarın ayağına getiriyor.
Windows 7 Sunumu
Windows 7 çıktı ve birçok kurum geçişlerine devam ediyor, şirketin içinde veya müşterilerine sunum yapmak isteyenler için tüm Windows 7 içeriğini tek bir güncel versiyon altında toplamak istedim. Aşağıdaki sunumda genel kurumsal özellikleri, KOBİ'ler için Windows 7 ve Kurumlar için Windows 7 içeriklerini bulabilirsiniz. Sunumu download etmek isterseniz PPT dosyası olarak, şu adresten download edebilirziniz.
Türk Hava Yolları ve Yüce Zerey’den yine bir ilk: Social Trippin’; Turkish Airlines‘ın global düzlemde sosyal medya kanaat önderleri ile etkileşim programıdır. Dijital insanlarla, dijital dünyaya dair gerçek bir maceradır diye özetleyebiliriz. İlki 22-24 Ocak 2010 tarihleri arasında Berlin’de gerçekleşen bu etkinlik Türkiye’den ve Almanya’dan sosyal medyanın liderlerini biraraya getirdi. Benim de davetli olduğum ama iş yoğunluğum nedeniyle katılamadığım ve neler kaçırdığımı diğer blogları okuyunca öğrendiğim bu güzel etkinlikten dolayı Türk Hava Yolları ekibini kutluyorum.
Daha Orijinal Nasıl Olunur?
Yeni bir pazarlama kampanyası başlattık “Daha Orijinal Nasıl Olunur?”. Yaptığımız araştırmalarda şunu gördük, birçok bilgisayar kullanıcısı bilgisayarıyla gelen Windows işletim sisteminin orijinal olup olmadığını bilmiyor, oysa bunu ayırt etmek için her bilgisayarın altına yapıştırılmış olan bir Microsoft bandrolü mevcut. Teknik adı COA (Certification of Authenticity) adını verdiğimiz bu bandrol sayesinde orijinal Windows kullanıp kullanmadığınızı kolayca ayırt edebiliyorsunuz. İşte biz de bu konuda bir bilgilendirme kampanyası olarak hem online hem de offline mecrayı içine alan oldukça kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdik. Gazete, dergi gibi basılı mecralar, billboard, raket gibi outdoor mecraları, internet, radyo ve viral gibi birçok pazarlama bileşenini kullanan bu kampanyanın en büyük özelliği Türkiye’de yapılmaya kolay kolay cesaret edilemeyen satış odaklı olmayan bir bilgilendirme için bu kadar büyük bir kampanya tasarlamaktı.
Özellikle radyo spotlarımızın uyandırdığı ilgi çok yüksek oldu, bu sebeple dijital pazarlamayı varolan diğer pazarlama bileşenleriyle entegre etmenin ortaya çok daha yüksek başarım oranları getirdiğini görmüş olduk. Dijital pazarlamaya farklı bakış açıları olması gerektiğine dair güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum bu kampanyanın.
Ayrıca Radyo spotları da farklı bir reklam yaklaşımıyla hazırlandı, akılda kalıcılık ve mesajın yerine ulaşması için kullanılan bu teknik aldığımız geri bildirimlere göre çok beğenildi. Benim gibi dijital pazarlamaya inanan biri için bile radyonun hala önemli bir mecra olduğunu ve dijital pazarlamayla yanyana kullanılması gerektiği örnekle kanıtlanmış oldu. Aşağıdaki linklerden MP3 olarak radyo spotlarını indirebilirsiniz.
Internet Explorer 8 Kazandırıyor
Internet Explorer 8 kullanan ve “Yılbaşı Özel Araç Çubuğu”nu yükleyerek gün içerisinde en çok site ziyaret eden 1 kişi Windows 7 yüklü Netbook kazanacak. 25-31 Aralık 2009 tarihleri arasında 7 gün devam edecek bu kampanyayı kaçırmayın, yeni yıla yeni bir netbook ile girin.
Microsoft Türkiye olarak, yeni nesil işletim sistemi Windows 7’nin Lansman etkinlikleri kapsamında, İnternet’te iddialı olan herkesi çok keyifli ve özel bir yarışmaya davet ediyoruz. Katılımcılar arasından seçilecek iki kişi yarışma süresince bir mekânda yedi gün yedi gece kendilerine verilen görevleri tamamlamaya çalışacak ve sanal topluluk oluşturma becerilerini ortaya koyacaklar.
Bireylerin; bilgisayar, İnternet ve mobil platformların sunduğu olanaklardan en iyi seviyede yararlanmasına yardımcı olacak yeni nesil işletim sistemi Windows 7’nin yaratacağı çarpıcı değişimin altını çizmeye hazırlanan Microsoft Türkiye olarak biz, bu amaçla “Deney 7” adıyla, teknoloji meraklıları ve macera düşkünleri için son derece keyifli ve heyecanlı bir yarışma düzenliyoruz.
Birincinin 20.000 TL değerinde Bonus yüklü Garanti Bonus Card kazanacağı bu yarışmanın hayli çekişmeli geçmesi bekliyoruz. Çevrimiçi gerçekleşecek yarışmanın bütün ayrıntılarını ve heyecanı www.deney7.com adresinden bulmak ve yaşamak mümkün.
“Deney 7” yarışmasına katılmak isteyenler, özgün yaratıcılıklarını ifade eden video, resim, blog vb. bir eser ile www.deney7.com adresi üzerinden başvurabilirler.
7 Gün 77 Görev
7 Ekim’e kadar sürecek ilk eleme sürecinde başarı gösterip seçilecek iki kişi, 7 gün süresince belirlenmiş olan 77 görevi tamamlamaya çalışacak. Bu görevler arasında İnternet üzerinden sosyal ağlara bağlanmaktan, bilgisayar üzerinde film kurgulamaya, bankacılık işlemleri gerçekleştirmekten, çevrimiçi alış veriş yapmaya, sanal topluluklar oluşturmaktan, Web ortamında fotoğraf albümü hazırlamaya kadar, büyük bir bölümü sanal ortamda gerçekleştirilecek işlemler yer alıyor.
İlk elemede belirlenen biri kadın, diğeri erkek iki finalistin isimleri 14 Ekim 2009 tarihinde kamuoyuna açıklanacak.
İnternetten Canlı Yayın
“Deney7” yarışmasının bir hayli eğlenceli geçmesi beklenen ve görevlerin tamamlanacağı son 7 günü kapsayan en önemli bölümü, İnternet üzerinden 7x24 canlı yayınlanacak. Yarışmanın finali ise, İnternet adresinin yanı sıra bazı mecralardan canlı olarak sunulacak. Yarışmayla ilgili anlık bilgilere ise Web sitesinin yanı sıra Windows Live, Facebook, Twitter, Flicker, FriendFeed gibi sosyal ağlar üzerinden erişmek mümkün olabilecek. Deney 7 Yarışması birincisi 22 Ekim’de gerçekleşecek Windows 7 lansmanında duyurulacak.
Windows 7 Lansmanı’na günler kala heyecan fırtınası yaratması beklenen “Deney 7” yarışmasına Digiturk, Garanti Bankası, NTV, Power Group, Çukurova Medya,TeknoSA, Türk Telekom, TTNet gibi Türkiye’nin önde gelen kurumları katkıda bulunuyor.
İhtiyaçlarınızı en iyi şekilde karşılamak ve kısa süre içinde çok daha fazla iş yapabilmenizi sağlamak amacıyla geliştirilen Windows 7; Direct Access, BranchCache, Bit Locker To Go, AppLocker, 3G Kablosuz Ağ Desteği, Arama Federasyonu gibi yepyeni özelliklerinin yanı sıra, bilgisayarınızın Windows XP uygulamaları ile uyumlu şekilde çalışmasını sağlayacak XP Mode özelliğini de beraberinde getiriyor. Windows 7 ile gelen bu “7 Yenilik”, bir yandan işinizi farklı şekillerde kolaylaştırırken, diğer yandan da geliştirilmiş yeni nesil güvenlik önlemleriyle sizlere eşsiz bir kullanım deneyimi yaşatıyor.
“7 Yenilik” adını verdiğimiz bu yepyeni özelliklerin her birini, size özel olarak hazırladığımız ve Podcast, Screencast’lerle desteklediğimiz etkileşimli bir ortamda görerek, dinleyerek keyifli bir şekilde öğrenmek istiyorsanız, sizi www.7yenilik.com adresimize bekliyoruz.
Ankete katılan her 77. kişiye Windows 7 tişörtü hediye! www.7yenilik.com sitemizde “7 Yenilik” ile ilgili detaylı görsel bilgi edinebileceğiniz gibi, sitede yer alan anketi yanıtlayıp, iletişim formunu doldurarak Windows 7 tişörtü kazanma şansını da yakalayacaksınız.
Üyesi olduğum Fütüristler Derneği olarak çok önemli bir etkinlik düzenliyoruz; Fütürizm Okulu. Toplam 14 hafta boyunca geleceğe yakından bakmak ister misiniz? Benim de konuşmacı olduğum etkinlik içerisinde birçok konuyu yakından inceleyeceğiz.
Benim yapacağım konuşma: “Gelecek için Ana Belirleyiciler: Gelecekte Inovasyon, Sürdürülebilirlik ve Ekonomi” başlığında olacak. Fütürizm Okuluna ‘’nasıl bir gelecek?’’ sorusuna yanıt arayan, bu arayışa ‘’inovatif, stratejik ve sürdürülebilir yanıtlar oluşturmaya çalışan’’, İş insanları, yatırımcılar, sektör temsilcileri, gençler, ebeveynler, akademisyenler… herkes katılabilir.
Bu başarılı çalışma için dernek başkanı Ufuk Tarhan’ı tebrik ediyorum, Türkiye ve Fütürizm adına çok önemli bir çalışma olacağından eminim. Detaylar için www.futurizm.org adresine bakabilirsiniz. Ayrıca detaylı dokumanı da şu adresten indirebilirsiniz.
Microsoft ve Çevre
Microsoft olarak çevre konusundaki duyarlılığımız devam ediyor, bu konuda aşağıdaki videoyu izlemenizi tavsiye ederim. Ayrıca http://www.microsoft.com/environment adresinden de detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Microsoft Yaz Stajyerleri Videosu
Microsoft Türkiye olarak bu yıl stajyerlerimizi farklı bir şekilde almıştık; Live Intern. Program başarıyla yürüdü ve Microsoft'un bu yılki stajyerleri stajlarını tamamladılar, stajları sonunda güzel bir video hazırladılar:
Windows hakkında bilmek istediklerinizi kolayca takip edebileceğiniz bir şekilde tasarlanan Windows Blogu yayında. Özellikle Windows’un en yeni sürümü Windows 7 hakkında detaylı bilgiler barındıran Windows Blogunda hem kurumsal kullanıcılar hem de tüketiciler için faydalı içerikler bulmanız mümkün. Her gün güncelenen içeriğiyle ve video, podcast, sunum gibi zengin içeriklerle Windows ürünlerini yakından tanıyabilirsiniz.
Neler mi bulacaksınız?
Blog Yazıları: En güncel duyurular ve haberlerin yanında BranchCache, Applocker, Direct Access gibi kurumlara hitap eden birçok yeniliği bünyesinde barındıran Windows 7, kişisel kullanımda da çığır açan çoklu-temas (multi-touch), arama federasyonu gibi özelliklerin anlatıldığı blog yazıları haftada iki gün sitede yer alacak.
Videolar: Microsoft Türkiye çalışanlarıyla yapılan röportajlar, Microsoft İş Ortakları’nın görüşleri, MVP’lerin uzmanlık alanlarındaki görüşleri, Windows veya MDOP kurulumu gerçekleştirmiş müşterilerin videoları ve yapılan etkinliklerimizin kayıtları haftada iki gün sizleri bekliyor.
Podcastler:Seyahat halinde iken son gelişmeleri takip etmek istiyorsanız Windows Blogu’ndaki Podcastler tam size göre. Windows 7, Windows Server 2008 R2, MDOP, Internet Explorer ve daha birçok ürün hakkında uzmanından yorumlara haftalık olarak siteden ulaşabilirsiniz.
Sunumlar: :Tüm ürünler hakkında hızlıca bilgi sahibi olmak isteyenler ve şirket içinde başkalarına sunum yapmak isteyenler için ideal sunumların adresi Windows Blogu. Tüm sunumları kolayca izleyebilir ve kendi bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
Ekran Kayıtları:En hızlı öğrenme şekli görerek ve uygulayarak öğrenmek ise ekran kayıtları sizin aradığınız içerik olacaktır. Her ürün ve özellik hakkında detaylı bilgileri bu ekran kaydı videolarıyla kolayca öğrenebilirsiniz. Daha detaylı bilgi ve erişim için tıklayınız >
Windows 7 Multi-Touch
Aşağıdaki videodan Windows 7 ile gelen Touch-Pack adını verdiğimiz paketin içerisinden çıkacak çoklu-dokunma uygulamalarını izleyebilirsiniz.
Microsoft olarak çıkarmış olduğumuz yeni arama motorumuz “Bing” Steve Ballmer tarafından duyuruldu. Beni tanıyanlar ne kadar uzun zamandır Microsoft'un arama motoru konusunda semantik çalışmalar yaptığını söylediğimi bilirler; Bing işte tam bu noktayı adresliyor. Yeni nesil bir arama motoru olarak sadece kelimelerle arama yapmıyor, sizin verdiğini ipuçlarından yola çıkarak gerçekten ne aradığınıza içerik olarak odaklanıyor. Bir arama motoru olarak hızlı olmasının yanında Türkçe için de çok iyi bir içerik sağlaması en önemli noktalarından. Web 3.0’a adım adım ilerliyoruz sektör olarak ve Bing bu değişimin öncülerinden olacaktır diye düşünüyorum.
Bing 3 Haziran’a kadar adım adım tüm dünyada faaliyete geçmiş olacak,
Sanallaştırma konusu geçtiğimiz yıllarda bilişim yöneticilerinin gündemine hızlıca giren bir konu oldu, uygulama sanallaştırma, masaüstü sanallaştırma ve sunucu sanallaştırma ile 360 derece sanallaştırma yapmak günümüz teknolojileriyle oldukça kolay. Bu konuda sizlerle bir başarı öyküsünü paylaşmak istiyorum; AXA Sigorta. AXA Sigorta Microsoft Masaüstü Optimizasyon Paketi (MDOP) ürünlerinden App-V ve DART kullanarak uygulamalarını sanallaştırdı.
Mobil-Star Yarışması Finalistleri Açıklandı
Microsoft Türkiye ve Turkcell tarafından bu yıl ilki düzenlenen Mobil-Star yarışmasında finalistler açıklandı. Finale kalan tüm katılımcıları tebrik ediyorum. Final gününü canlı olarak izlemek isteyenleri 15 Mayıs 2009 Cuma gününde Microsoft Türkiye İstanbul Ofisi'ne bekliyoruz. Etkinlik 14:00-19:00 arasında gerçekleşecek.
İşte finalistler:
AHMET ORNEK
ALP COKER
ARINC KOKTURK
BIROL TOPUZ
BURAK SARICA
BURHAN ARAS
CIHAN COSGUN
FARUK DURAK
GULTEKIN AKBULUT
HANDAN KIRISCI
HASAN CETIN
IBRAHIM KIVANC
KORAY GUL
MURAT OZYURT
MUSTAFA YIKAR
OMER FARUK SARIKAYA
OSMAN NURI HOMEK
SULEYMAN CALIK
TEKIN SENGUL
UMIT KAPTAN
VOLKAN ATASEVER
YALCIN OZKAN
Yenilikçi fikirleri ödüllendiren Imagine Cup yarışmasında bu yıl yeni bir kategori ekledik: “Windows Deneyim Özel Ödülü” ve bu ödülü 17 Nisan 2009’da İstanbul’da yapılan finalde Dokuz Eylül Üniversitesi Chain adlı projeyle aldı. Bu Özel ödülün sahibi de Semih Utku danışmanlığındaki bilgisayar mühendisliği öğrencileri Gülşah Yıldızoğlu, Gizem Gülşen ve Buğra Kocatürk oldu. Windows Deneyim Özel Ödülü’nü Windows Ürün Müdürü Nicolas Gardet ile birlikte verdik, ödülümüz kazanan ekip üyelerine Casper Minibook idi. Bu yıl ilk defa, projelerde Windows 7, Windows Live ve Internet Explorer 8 yazılımları kullanımına bağlı olarak verilen bu ödülü alan Dokuz Eylül Üniversitesi’ni kutluyorum.
Ayrıca Imagine Cup yarışmasında birinciliği alan Yeditepe Üniversitesi CogoStuff projesini hazırlayan Mert Unan, Alkım Şenkan ve Umut Karakulak’ı tebrik ediyorum, anlamsal web’e Silverlight ile farklı bir bakış açısı kazandırdılar. İkinci olan Koç Üniversitesi Shop&Donate projesi ise bence çok özel bir yere sahip, mutlaka hayata geçmesi lazım, düşünün; satmak istediğiniz birşeyi online satın gelirini bir derneğe bağışlıyorsunuz, çok mantıklı ve anlamlı bir proje, tebrikler Yasemin Avcular, Yiğit Kıran, Ahmet Kubilay Eldem ve Alper İncedalcı. Üçüncü olan Yıldız Teknik Üniversitesi ClockSytle’ı ve proje ekibi Merve Gencer, Taygun Kekeç, Yunus Emre Pektaş’I kutluyorum.
Windows 7 birçok kurumsal özellik ile birlikte geliyor, bunların birçoğu iş dünyasında şuan ihtiyaç duyulan bazılarıyla başka araçlar kullanılarak çözümlenen ihtiyaçlar. Kurumların Windows 7'ye geçiş süreciyle bu özellikler bütünleşik olarak sağlanmış olacak, gelin hep birlikte tüm listeye baştan sona bakalım:
Windows 7 Temel Kurumsal Özellikleri:
BranchCache:
Merkez ve Şubeler şeklinde çalışan dağıtık ağ yapısına sahip şirketler için bir çözümdür. Şubedeki sunucu yada Windows 7 istemci bilgisayarlarının, uzaktaki dosya ve web sunucularındaki içeriği yerel olarak önbellekleme amacı ile kullanabilmesi özelliğidir.
Örneğin, şubedeki bir kullanıcının belli bir Powerpoint sunumunu indirmesi durumunda, bir sonraki kullanıcı aynı dosyayı şube sunucusu önbelleğinden veya ilk indiren PC’nin önbelleğinden erişerek yerel olarak indirebilecektir. Böylece hem bant genişliği kullanımı adına hem de kullanıcı verimliliği adına çok önemli bir avantaj sağlanmış olur.
BranchCache, HTTP(S) ve SMB protokolünü kullanan uygulamalar için içeriği önbellekleme özelliği destekleyecektir. Bu protokollerin API’larını kullanarak geliştirilmiş uygulamalar, Windows 7 BranchCache özelliğinden faydalanabilecektir. Bu özellik, WAN link trafiğinin optimize edilmesi ve uygulama yanıt süresinin iyileştirilmesi faydalarını sağlar.
Windows 2008 R2 sunucu ile birlikte kullanılması durumunda devreye alınabilecek bir özelliktir.
DirectAccess:
DirectAccess özelliği ile kurum ağı dışında çalışırken, internet bağlantısı üzerinden ek bir VPN tüneli kurmadan güvenli olarak kurum ağına erişim özelliği sağlanmaktadır. IPv6 üzerinde IPSec teknolojisini kullanarak, herkese açık Internet üzerinden verinin şifreli iletilmesi ve kurumsal intranet, paylaşılan klasörler gibi kurum kaynaklarına güvenli erişim sağlanır.
DirectAccess ile kurum ağına erişen istemciler, kurumsal ağ üzerinden bağlanan istemciler ile aynı şekilde yönetilebilmektedir, bu sayede “Her zaman yönetilen” bir BT altyapısı oluşturulması da mümkün olacaktır.
DirectAccess özelliği, Windows 7 ve Windows 2008 R2 sunucuların birlikte kullanılması durumunda devreye alınabilecek bir özelliktir.
Veri Güvenliği: BitLocker; BitLocker To Go:
BitLocker özelliği, TPM chip yada USB’de saklanan bir key vasıtası ile sabit disk şifreleme özelliği sağlamaktadır. Bu sayede, cihazın çalınması durumunda disk üzerindeki verinin şifreli saklanarak korunması hedeflenmektedir.
Windows 7’ye eklenen BitLockerToGo özelliği sayesinde, harici USB veri cihazları (Flash drive, portable disk drive gibi) sağ klikleyerek, şifreleme için şifre belirlenmesi ve verinin şifrelenerek saklanabilmesi özelliği de eklenmektedir.
Ek olarak, sabit disklerin BitLocker ile şifrelenmesi işlemini operasyonel olarak kolaylaştıracak geliştirmeler de yapılmıştır. Örneğin, Windows 7’de seçilen sabir diskin sağ klik yaparak BitLocker’I active etmek mümkün olacaktır.
Windows 2008 R2 sunucu ile birlikte kullanılması durumunda, OS Drive, Fixed Drive ve USB drive’lar için BitLocker ve BitLockerToGo özelliğinin zorunlu olarak active edilmesi yada USB port’ların lock down edilmesi ayarları merkezi grup politikaları ile kontrol edilebilecek ve kurumsal veri sızması için önlem alınması sağlanabilecektir.
AppLocker:
Merkezi grup politikaları ile makinalar üzerinde “çalıştırılmasına izin verilecek” yazılımların tanımlanabilmesi özelliğidir. Örneğin, uygulamalardaki güvenlik açıklarının minimize edilmesi için sadece Flash V9 sürümünün kurulmasına ve çalıştırılmasına izin vermek yada Flash’ın son sürümünün internal testler tamamlanmadan kurulmasına izin vermemek mümkün olacaktır.
AppLocker için yapılan tanımlamalar, uygulamaların dijital imzaözelliğine dayalı olacaktır; “izin ver/allow” (WhiteList, Known Good List) , “reddet/deny” (Blacklist) ve “istisna/exception” türü politikalar tanımlanabilecektir. İstisnaları kullanarak, “Windows işletim sisteminde, oyunlar dışındaki tüm programları çalıştır” gibi politikalar tanımlamak mümkün olacaktır.
Bu tanımlamaların kullanıcı yada grup bazlı yapılabilecek olması, “Finans uygulamasını sadece Finans departmanı çalıştırabilir” gibi tanımların yapılmasını mümkün kılacaktır.
AppLocker bu özellikleri ile aşağıdaki gibi faydalar sağlayacaktır:
- Lisanssız, güvenlik açıkları olduğu bilinen yazılımların kurum içinde çalıştırılmasına engel olunması
- İş ihtiyaçları ile ilişkili olarak kullanıcılara Uygulama kurma ve çalıştırma yetkisi verilebilmesi
- Kurumsal ve sektörel Compliance politikalarının desktop ortamına uygulanabilmesi
Merkezi grup politikaları ile yönetilebilmesi için, Windows 2008 R2 sunucu ile birlikte kullanılması gereklidir.
Windows 7 Enerji Tüketimi:
Windows 7, Processor, USB ve yazılımlar gibi PC bileşenlerinin enerji kullanımını optimize etmek üzere geliştirilmektedir. Idle modda yani bilgisayar aktif olarak bir işlem yapmazken işlemci enerji kullanımı100-300mW civarındadır; tam aktivite durumunda ise 35W’a kadar çıkabilir. Dolayısı ile hem Idle’a geçiş zamanını optimize etmek , hem de Idle süresini minimize edip uyku moduna geçirmek sayesinde işlemci bazlı enerji kullanımında önemli tasarruflar sağlanabilir.
Bu amaçla, bilgisayarın Idle olduğu zamanları tesbit edip, processor bazlı elektrik kullanımı, USB cihazların elektrik kullanımını azaltmak üzere sistem zamanlayıcılarının optimize edilmesi ; ekran ışığının aktivite olmadığında otomatik olarak dim edilmesi yada ekranın uyku moduna geçirilmesi gibi özellikler üzerinde geliştirmeler yapılmakta ve merkezi Enerji Tasarrufu politikaları ile bu ayarların uygulanması sağlanmaktadır.
UBPM (Unified Background Process Manager) yapısı ile sistem servislerinin uyku moduna geçmesine engel olan çalışma biçimi değiştirilip, tetikleme bazlı servis yapısı oluşturulmuştur. Bu sayede, Bluetooth servisinin sadece Bluetooth cihaz takıldığında başlatılması, Bitlocker encryption servisinin sadece yeni volume eklendiğinde başlatılması gibi olay bazlı servis başlatma yapısı oluşturulmuş, Uygulama ve cihazlardan kaynaklanan enerji kullanımının minimize edilmesi, Idle moddan uyku moduna geçişini sağlamak üzere çalıştırılması hedeflenmiştir.
Arama Federasyonu:
OpenSearch protokolünü destekleyen herhangi bir veri kaynağı/site, Arama Kapsamı tanımına eklenebilecek ve Windows Explorer arayüzü üzerinden aranabilir edilebilir bir kaynak haline getirilebilecektir.
Çoklu Dokunma (MultiTouch) Desteği:
Windows 7 işletim sistemi MultiTouch desteği içerecektir. Bu sayede, donanımın desteklemesi durumunda, ekrana dokunarak komutlar verilebilen MultiTouch destekli uygulamalar geliştirilmesi mümkün olacaktır.
İşletim Sistemi İmaj Alma İşlemleri:
Windows 7 ile gelen Deployment Image Servicing and Management (DISM) aracı ile VHD ve WIM imajlarını yaratmak için aynı aracın kullanılması mümkün olacaktır. Dynamic Driver Provisioning özelliği ile, device driver’ların imajdan bağımsız saklanması ve cihazın Plug and Play ID’si vasıtası ile dinamik enjekte edilmesi yada BIOS’daki bilgiler vasıtası ile belirlenen driver’ların enjekte edilebilecektir. Bu sayede, Donanım driver’larından kaynaklanan imaj Yönetimi zorlukları ve imaj sayısı artışı sorunları çözülebilecektir.
Bluetooth 2.1 Desteği:
Bluetooth Wizard , Bluetooth 2.1 desteği içerecek şekilde yenilenecektir; cihaz discovery ve pairing işlemlerini kolaylaştıracaktır.
WiFi Bağlantı İşlemi:
Wireless Network’lerin tesbit edilmesi ve bağlantı kurulması adımlarında iyileştirme yapılmış ve kolaylaştırılmıştır. Ayrıca 3G desteği gelmiştir.
Problem Adımları Kaydedicisi:
BT Destek ekiplerine kolaylık sağlayacak ProblemSteps Recorder özelliği eklenecektir. PC kullanıcılarının sorunlu süreci çalıştırırken ekran görüntülerini kayıt etmesini sağlayan bu özellik sayesinde, IT Destek ekibine sorunu analiz etmek için gerekli dökümantasyonun üretilmesi sağlanacaktır.
Yeni Kullanıcı Durumu Yükseltme Aracı
“Hardlink Migration” özelliği ile, kullanıcı verisinin lokasyonu değiştirilmeksizin, Windows upgrade esnasında kullanıcı verisi taşıma gerçekleştirilebilecek ve (Vista’ya upgrade ile karşılaştırıldığında) upgrade süresinde kısalma gözlemlenebilecektir.
Internet Explorer 8 için 20 Mart 2009 günü yapmış olduğumuz lansmanda dağıtmış olduğumuz değerli Daron Yöndem'in yazmış olduğu Internet Explorer 8 kitabını PDF olarak da herkesle paylaşmak istedik. Kitabı aşağıdaki linkten download edebilirsiniz, Daron Yöndem'e yeniden eline sağlık diyorum, tebrikler.
Türk Ekonomi Bankası (TEB), “TEB İnovasyon Kültürü Oluşturuyor” başlıklı raporla, Dünyaca ünlü araştırma ve danışmanlık şirketi Garner tarafından “örnek çalışma” olarak gösterildi. Gartner Danışmanı Alistair Newton ise bankacılık sektörünün inovasyonun en az görüldüğü sektör olduğunu hatırlatarak, TEB'in çalışmalarının önemine işaret etti. Newton, Gartner'in “en iyi örnek” seçiminde ve “vaka analizi” yayınlama konusunda çok seçici olduğunu belirterek, raporların 3 ayrı aşamadan ve kontrolden geçtikten sonra yayınlandığını söyledi. TEB'in inovasyon konusunda tepeden tırnağa herkese imkan sağladığını, bunun da önemli bir iş olduğunu dile getiren Newton, Gartner'in ancak müşterilerin bilmek isteyeceği vakaları ele aldığını, TEB'in inovasyon çalışmalarının da ilgi göreceğini söyledi.
TEB İnovasyon Yönetimi Departmanında çalışan Boğaziçi Üniversitesinden eski öğrencim Sercan Mamaklı ise TEB'deki inovasyon çalışmaları hakkında bilgi verdi; TEB bünyesinde kurulan inovasyon portalına iki yılda 24 bin inovasyon ve iyileştirme önerisi önerisi geldiğini, bunlardan bin 237 projenin uygun bulunduğunu, 162 projenin hayata geçtiğini, 200 proje üzerinde çalışmaların devam ettiğini, fikirleriyle de 308 TEB çalışanının ödül kazandığını belirtti. Aynı zamanda kurum dışındanda “Açık İnovasyon” a örnek sayılabilecek İcat Çıkar Akıl Fikir yarışması ile de bu sene 2500’ün üzerinde proje başvurusu aldıklarını belirtti. TEB'i ve Sercan Mamaklı'yı tebrik ediyorum.
Microsoft Surface Demosu
Microsoft Surface henüz Türkiye’de satılmıyor ancak bir demo ürün geçtiğimiz günlerde İstanbul ofisimizdeydi. Hazır Surface buradayken Tufan Erdinç ve ben Infusion adlı işortağımızla birlikte sizlere bir demo çekimi yaptık. Her yüzeyin bilgisayara döneşeceği geleceğe şimdiden hoş geldiniz:
Windows 7 ile Multitouch: HP Touchsmart
Windows 7 ile gelen en önemli özelliklerden biri Multitouch yani çoklu-dokunma desteği. İşletim sistemi düzeyinde bunun yapılıyor olması birçok innovasyon fikrinin hayata geçmesine imkan sağlıyor. Tabiki önemli konulardan birisi ise donanımların Multitouch desteklemesi, bu konuda ilklerden olan bir ürünü sizlere anlatmak istedim. Aşağıdaki videoda HP Touchsmart adlı bilgisayarı görebilirsiniz, üzerinde geliştirilen çeşitli WPF uygulamalarıyla ilgili demolarımı da video içerisinde bulabilirsiniz. Son olarak bu cihaz geçtiğimiz hafta Türkiye'de satılmaya başlandı güzel haberini de vermiş olayım.
Bir yerlere notlar alıyor ve sonra kağıtları kaybediyorsanız Recite tam size göre bir çözüm; sesinizi cep telefonunuza kaydedebilir ve sonrasında yine sesli olarak kaydettiğiniz notlar arasında arama yapabilirsiniz. Recite yani ezberden okumak anlamına gelen bu teknoloji sayesinde unutmak oldukça zorlaşacak. Windows Mobile 6 yüklü cep telefonlarında çalışabilen bu teknolojiyi denemek için yapmanız gereken mobil cihazınızdan http://recite.microsoft.com adresine girmeniz. Keyifli kayıtlar :)
Yeni Trend: Yazılım + Servisler
Yazılım + Servisler vizyonu; internet hizmetlerinin gücü ile yazılımın büyüsünü, cihazların zengin dünyasında birleştiren deneyimler sunmaktır. Microsoft olarak Yazılım + Servisler vizyonumuz altyapı servislerini, bütünleşik servisleri ve bir takım hazır servisleri barındırmaktadır. Dolayısıyla çok büyük bir resimden bahsediyoruz aslında, çünkü bizim için tüm ürünlerin çalışma mantığı bu vizyon çerçevesinde şekillenmektedir. Örnek olarak vermek gerekirse Windows Vista işletim sistemimiz olarak bilgisayarlar üzerinde yazılım olarak çalışabilirken Windows Live adlı altyapı servisleri sayesinde son kullanıcılar için gerekli servisler de sunulmakta ve bu hem internete bağlı durumlarda hem de bağlı olunmayan durumlarda çalışabilmektedir. Diğer bir örnek olarak Microsoft CRM’i örnekleyebiliriz; bilgisayarınız üzerinde çalışan Microsoft CRM bir yazılım iken Microsoft CRM Live tamamen internet üzerinden erişilebilen bir servis olma konumundadır ve bu iki ürün biraraya geldiklerinde yazılım + servisler vizyonu çerçevesinde büyük resmi oluşturmaktadırlar. Microsoft ve Turkcell tarafından birlikte duyurulan IsteCrm bunun Türkiye’de gerçekleşmiş somut bir örneğidir.
KOBİ için Fırsatlar
Özellikle daha az yatırım maliyetiyle daha büyük projelere imza atmak ve özellikle bu kriz günlerinde fırsat yakalamak mümkün hale geliyor. Özellikle kobilere sunulan Azure servis platformu çok ciddi bir avantaj sağlıyor. Bulut bilişimi konuşmaya 2008 yılında başlamış olsak da asıl büyük gelişmeler ile gelecek 10 yılda çok önemli değişimlere şahit olacağımız kesin. Günümüzde bir fotoğraf çekiyorsunuz dijital kameranızla ve ilk önce bilgisayarınıza oradan da internete aktarıyorsunuz bir barındırma servisinden faydalanarak. Oysa on yıl içerisinde elimizde olacak yenilikleri yanyana sıralayacak olursak; web servisleri + kablosuz erişim + akıllı cihazlar. Sonuç; veri depolama işinin ortadan kayboluşu ve servis olarak satın alınacak olması. Biraz daha somutlaştıracak olursak, elinizde bir akıllı cihaz var, bu cihaz kablosuz elektriği kullanarak her zaman yanınızda yer alıyor ve kablosuz iletişim sayesinde yüksek bağlantı hızlarıile internete erişebiliyor. Sonuç olarak bu yüksek hız sayesinde çok hızlı bir şekilde web servisleri ile haberleşmek mümkün. Örneğin ben bir fotoğraf çektim, fotoğrafı çekmek için tuşa bastıktan hemen sonra akıllı cihazım yüksek hızda interneti kullanarak fotoğrafı web servisini kullanarak benim veri depolama servisi aldığım firmanın sabit diskine saliseler içerisinde kaydediyor. Çok yakın gelecekte veri depolama alanlarını servis olarak sattıklarına şahit olacağız. Hatta bunun da ötesinde sahip olunacak yazılımlar (buna işletim sistemleri de dahil) web servisleri ile erişilebilir hale gelecekler. Kısaca bugün firmaların ASP yani Uygulama Servis Sağlayıcı mantığıyla yaptığı veri depolama ve erişme işi bir servis haline dönüşecek. Akıllı cihazlarımızın neden ucuz olacağını biraz daha açıklamış olduk böylece, üzerinde yazılım ve depolama aracı olmayan bir cihaz çok rahatlıkla çok ucuza satılabilecektir gelecekte. Microsoft olarak geçtiğimiz aylarda bulut bilişimi platformumuz olan “Azure” servis platformumuzu duyurduk. Bu platform içerisinde yer alan Windows Azure ise internet üzerinden çalışan işletim sistemi olarak konumlanmış durumda. Bu konuda şimdiden dünyanın 11 farklı lokasyonunda binlerce sunuculuk bir bulut platformunu hayata geçirmiş durumdayız.
Gelecek ve Bulut Bilişimi
5 yılda bir teknolojik değişim yaşanıyor; Son dönemde yaşadığımız değişim ise “Bulut Bilişim”. Bilişim dünyasının son 15 yılına baktığımızda, teknolojinin aşağı yukarı 5 senelik zaman dilimlerinde değişim dalgaları şeklindeki evrimini gözlemleyebiliriz. 90 ’lı yılların başında kişisel bilgisayarların pazara girişi , o tarihe kadar kurumsal bilgi teknolojileri pazarını elinde tutan büyük ve orta ölçekli bilgisayarların hakimiyetine son vermeye başladı. Bu,o yıllarda bilişim dünyasında önemli bir dönüşümünde başlangıcıydı. PC sayılarındaki hızlı artış, bilgi teknolojilerinin hem kişisel amaçlarla hem de iş dünyasında yaygın olarak kullanılmasını sağladı. PC ‘ler veri merkezlerine hapsolmuş bilgi işlem gücünü, bireylerin ofislerine, evlerine, okullarına diğer bir ifade ile günlük hayatlarının her alanına taşıdı. Bugün bakıldığında kişisel bilgisayarların olmadığı bir iş alanı düşünmek hemen hemen imkansız hale gelmiştir. 95 yılından itibaren teknolojide yaşanan evrim,internetin yaygınlaşması ile birlikte yeni bir dalgayıda beraberinde getirdi. Bu dönem internet bulutu üzerindeki web sunucularının sayısının hızla arttığı, HTML tabanlı 1.nesil internet, intranet uygulamalarının yaygınlaştığı bir dönem olarak bilişim tarihine geçti. 2000 ‘li yılların başında ise web servisleri ve servis yönemli mimari ile desteklenen kurumsal uygulamalar standart web protokolleri üzerinden birbirleri ile haberleşmeye ve veri alışverişinde bulunmaya başladılar. Aslında bu gelişim, veri merkezlerine hapsolan verinin veri merkezleri dışındaki dış dünya ile internet bulutu üzerinden çevrimiçi paylaşılmasınında ilk adımı olarak değerlendirilebilir . Nufüs vatandaşlık bilgilerinin bulut üzerinden dış dünya ile paylaşılması web servisleri üzerinden bilgi paylaşımı açısından en güzel örneklerden biri olarak verilebilir. Günümüzde ise yeni bir teknoloji dalgasını yaşıyoruz. Bulut bilişim olarak adlandırabileceğimiz bu oluşum kullanıcıların uygulama ve verilerin nerede barındırıldığından ve paylaşıldığından bağımsız olarak servis alabildiği ,uygulamalara ve verilere ulaşılabildiği yeni bir dönüşümü getiriyor.
BT Departmanlarına Etkisi Nasıl Olacak?
Günümüz BT yapıları, buluta doğru genişliyor. Bu genişleme, çok daha büyük bir resim sunuyor. Hem günümüz BT yapılarının hem de bulut bilişimin avantajları var. Bulut bilişim önemli özelliklerinden biri, yaygınlaştırılabilirlik. Live Messenger istemcisi, yeni versiyon güncellemelerinde milyonlarca kullanıcıya kolay ve hızlı şekilde ulaştırılıyor.
Servis mimarisine dayalı bulut bilişim; veri ve uygulamalara, cihaz bağımsız küresel erişimi, uygulamaların kolay bir şekilde yaygınlaştırılmasını ,ölçeklendirilmesini ve kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda konfigürasyonlarının yapılmasını mümkün kılıyor. MSN Live Messenger uygulamasını düşünün. Yeni bir sürüm yayınlandığında dünya üzerinde milyonlarca kişi uygulamanın yeni sürümüne kolay bir şekilde erişmek ve yüklemek şansı bulabiliyorlar. Farklı cihazlardan kontaklarını erişebiliyorlar. Fakat bazı uygulamalarda, uygulamalanın kendi veri merkezi üzerinden servis edilmeside farklı avantajlar sağlayabilir. Salesforce.com CEO ‘su Marc Benioff ‘un söylediği yazılımların artık sonuna geldiğimiz bundan sonra herşeyin bulut üzerinden servis olarak yayınlanacağı söylemi çokta doğru bir söylem değildir.Uygulamaların, servislerin ve verilerin kendi veri merkezlerinden mi yoksa bulut üzerinden mi yayınlanacağı o uygulamanın karakteristiği ile birebir ilintilidir. Uygulama ihtiyaçları doğrultusunda seçim yapılması gerekir. Yazılım ve servislerin iç içe yer aldığı hibrid yapılar en doğru çözümü oluşturucaktır. Örneğin global olarak servis verecek, kolay bir şekilde abone olunurak kullanılabilen ve istenildiği anda abonelik servisi sona erdirilebilecek, kurum içi donamım yatırımı ve istihdam gerektirmeyecek esnek yazılımlara ihtiyaç duyulduğunda servis modeli doğru seçim olacaktır.
Güvenliğin ve gizliliğin ön planda olduğu, uygulamanın ve verinin bulunduğu yerden hizmet verilmesi gereken ve detaylı özelleştirme gerektiren iş senaryolarında yazılım modeli doğru seçimi oluşturacaktır. Burada sorun kurumların yazılım modelini mi yok sa servis modelinimi benimseyecekleri değil, servis ve yazılım modelinin avantajlarından bir arada nasıl faydalacaklarıdır.
TRT artık Silverlight Kullanıyor
TRT’nin 7 televizyon kanalı ve 8 radyosu artık Silverlight teknolojisini kullanarak yayın yapıyor. Daha öncesinde Microsoft Media Player ile gösterimi gerçekleştiren TRT altyapısında bir değişikliğe gitmeden yani Windows Media Servislerini kullanarak arayüzünü çok daha kullanıcı dostu ve kanallar arası geçişlere izin veren şekilde gerçekleştirdi. Silverlight teknolojisi sayesinde daha yüksek çözünürlükteki görüntü kalitesinde yayın yapmak mümkün olabildiği gibi, HD yayın gösterimine de yapmak çok kolay.
Mutlaka tavsiye ettiğim bir özellik ise aşağıda adrese girdiğinizde kanal logoları üzerinde bekleyin ve yayının küçük versiyonunun varolan ekranda açıldığını göreceksiniz. Bence gerçekten çok şık bir özelliği kullanmış durumda TRT. Özellikle IPTV geçisinde Silverlight’ın streaming özelliği daha birçok alanda kullanılacaktır, çünkü DRM desteğinin yani kimin hangi içeriği izleyebileceği içeriğini kontrol edebilmenizle birlikte Silverlight online medya yayıncılığı konusunda çok önemli bir adım atmış oluyor.
TRT’nin web sitesine girip anasayfada sağ üstte yer alan “Canlı” linkine tıklayabileceğiniz gibi şu linkten de TRT yayınlarını canlı olarak Silverlight ile izlemeye başlayabilirsiniz: http://www.trt.net.tr/Canli/AnaSayfa.aspx?Kanal=TV1
TRT yazılım ekibini bu başarılı çalışmaları için kutluyorum.
MIX09 ve Silverlight 3.0
MIX09 etkinliği için zaman daralıyor, çok hareketli geçen ve birbirinden farklı birçok yeni ürünün lansmanının yapıldığı MIX etkinliklerinde olmak heyecan verici. Ama öncesinde efsanevi insan Scott Guthrie’nin MIX09 ile ilgili açıklamalarını ve Silverlight 3.0 ile ilgili ipuçlarını izleyebilirsiniz.
ABD’nin 44. Başkanı Barack Obama yemin töreninde çekilen binlerce fotoğraf Photosynth teknolojisi sayesinde biraraya getirildi, bu konuda CNN ile yapılan işnbirliğiyle “The Moment” başlıklı proje kapsamında şuana kadar 3 milyonun üzerindeki kişi tarafından izlendi.
Obama’nın yemin töreninde kimler vardı konusunu incelemek, o atmosferi yeniden yaşamak için güzel bir araç olan Photosynth bu kullanımı sayesinde bir grubun aynı anda çektiği fotoğrafları birleştirme özelliği olduğunu da kanıtladı. Bu benim aklıma yeni birçok dijital pazarlama fikri getiriyor, eminim sizin de aklınızda hemen örnekler canlanmıştır.
Hepinizin hatırlayacağı gibi Photosynth dünya lansmanı için Kültür Bakanlığı ile birlikte goturkey.com için bir çalışma yapmış ve dünya lansmanında Türkiye olarak yer almıştık. Bu vesileyle Photosynth Türkiye topluluğu linkini yeniden paylaşayım: www.photosynthtr.com
Microsoft olarak yeni bir ürün çıkarttık; Microsoft Tag. Cep telefonunuz üzerine kurabileceğiniz küçük bir yazılım sayesinde barkod teknolojisinin yeni versiyonu diyebileceğimiz gelişmiş etiketlere cep telefonunuzu yaklaştırdığınızda kamera özelliği sayesinde etkileşimli bir içeriğe sizi yönlendiriyor Microsoft Tag. Bir senaryo ile örnekleyecek olursak; sinema gişesine gittiniz, film posterlerinin altındaki özel etikete cep telefonunuzun kamera özelliğiyle yaklaşıyorsunuz ve filmin detaylı bilgilerini içeren bir web sitesine sizi yönlendiriyor; hatta daha ileriye giderek size filmin tanıtım videolarından bir demet veya film hakkında eleştirmenlerin yaptığı yorumları da izletebilir, özellikle 3G ile birlikte belki filmin cep telefonu versiyonu bile bu şekilde seansı kaçıranlar için satılabilir. Ayrıca bu teknoloji sayesinde metro duraklarına hatta metro içine interaktif reklamlar yerleştirmek mümkün. Yiyecek içecek firmaları için de önemli bir kullanım alanı olacaktır, örneğin almayı planladığınız bir içecek hakkında bilgi alabilir, makarna hakkında tarif dinleyebilir, hatta domates reyonunda aldığınız domatesin üreticisinin görüntüsünü ve tarlayı izleyebilirsiniz. Örnekleri arttırmak mümkün; özetle Pazarlama için büyük bir oyuncu geliyor. Detaylar için www.microsoft.com/tag
Bahsetmeden geçemeceğim, Microsoft Türkiye çalışanlarından Tayfun Akçay öğrencilik yıllarında ImagineCup yarışmasına aynı fikirle katılmıştı ve juri pek inandırıcı bulmamıştı :) Bir juri üyesi olarak önerim; yarışmalara katılmak anlamlı ama ürüne inanıyorsanız bunu mutlaka hayata geçirin, devamında başarı sizi yakalayacaktır. Gönül isterdiki Tayfun’un da bulunduğu proje ekibinin bu geleceğe dair görüşünü keşke ödüllendirebilseydik. Bu vesileyle Tayfun’un değerli blogunu genç girişimcilere tavsiye edelim, yeni fikirler bu adreste demek ki : www.tayfunakcay.com
Microsoft Arge ekibi keyifli bir projeye imza attı, Songsmith sayesinde eğer bir mikrofonunuz varsa kendi müziğinizi yapabilirsiniz. Yapmanız gereken şu adresten indireceğiniz programı kurmak, ardından mikrofonunuzu bağlamak ve şarkınızın arkasında çalmasını istediğiniz ritmi belirlemek, sonrasında siz sözleri söyledikçe arka fon müziği otomatik olarak oluşmaya başlayacak. Özetle tam bir viral pazarlama aracı Songsmith. Müşterilerinize en yaratıcı viral müziği yapmalarını isteyerek ve kısaca Songsmith’i anlatarak çok farklı bir pazarlama kampanyası yapmanız mümkün. Son bir not, ürün şimdilik Windows 7 Beta’da çalışmıyor ama ürün grubuna bunu bildirdim 1 hafta içinde bir update yayınlayacaklarını bildirdiler, Windows 7 kullananlara duyurulur.
Windows 7 Beta sürümü yayınlandı, bu beta sürümü isteyen herkes tarafından download edilip denenebiliyor: www.microsoft.com/windows7 . Kişisel yorumum: İnanılmaz hızlı oluşu, sürücü problemleri olmaması, yeni arayüz seçenekleri ve çoklu-dokunma desteğiyle çok ciddi bir fark yaratıyor.
Dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarlarından biri olan 2009 International Consumer Electronics Show (CES) fuarı Microsoft CEO’su Steve Ballmer’ın Windows 7 Beta duyurusunu yaptığı konuşmasıyla kapılarını ziyaretçilere açtı. 9 Ocak 2009 itibarıyla www.microsoft.com/windows7 internet adresinden indirilebilecek olan Windows 7 beta, CES’e katılan teknoloji meraklıları ve ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı.
Dünyada 1 milyarı aşkın Windows kullanıcısının sistemleri üzerinden Microsoft’a yaptıkları geri bildirimler dikkate alınarak geliştirilen Windows 7, zengin özellikleri ve kullanım kolaylığı ile geleceğin işletim sistemi olma sıfatını hak ediyor. Ballmer’ın CES 2009’da tanıtımını gerçekleştirdiği ve henüz beta aşamasında olan Windows 7, Microsoft’un tüketici dostu ve yenilikçi işletim sistemi yaklaşımında çarpıcı bir aşamayı temsil ediyor.
Microsoft olarak 1 Ocak 2009 itibarı ile ülkemizin resmi para birimi haline gelen Türk Lirası için desteklenen tüm Windows sürümlerini kapsayan özel bir güncelleme yayınladık. Güncelleme ile, dünya çapında bir milyarın üzerinde Microsoft Windows kullanıcısının bilgisayarlarında, Türkiye’nin para birimi Türk Lirası olarak gözüküyor. Yeni para birimine geçişte kurumlara ciddi bir kolaylık sağlanmış oluyor.
Microsoft Türkiye’nin girişimleri sonucunda, Microsoft Windows tarihinde ilk kez bir ülke para birimi değişikliği için eski sürümleri de kapsayan tüm Windows işletim sistemleri için güncelleme hazırlandı. Böylelikle, Word, Excel gibi Microsoft Office uygulamaları başta olmak üzere, Windows platformunda çalışan iş ve kurumsal kaynak yönetimi programlarının parametrelerinde, Türkiye’nin resmi para birimi otomatik olarak TL cinsinden işlem görüyor. Bu durum, iş programlarında ve doküman yönetiminde avantaj sağlıyor. Microsoft olarak sağladığımız TL desteği, büyük ölçekli finans kurumlarına devlet dairelerine, KOBİ’lere ve Microsoft Windows kurumsal uygulamalarından yararlanan tüm kuruluşlara, günlük iş ve muhasebe akışlarında, yeni para birimine geçişte kolaylık sağlıyor. Aynı zamanda iş süreçlerinde hata riskini azaltıyor.
Kullanıcılar, bu para birimi güncellemesini Windows Update kullanarak, ya da http://support.microsoft.com/kb/960680/tr adresinden edinebilirler. Son olarak bu güncelle için yoğun emek harcayan Windows Program Yöneticisi Kadir Şener’e ayrıca teşekkür ediyorum.
Live Mesh en iyi innovasyon ödülü aldı
Live Mesh Crunhies'de en iyi innovasyon ödülünü aldı. Chrunchies 2008 içerisinde 16 farklı kategoride ödüller vardı. Gerçekten Live Mesh 2008 yılında önemli bir innovasyonu gerçekleştirdi ve bulut bilişimi ve yazılım+servisler vizyonu için çok iyi bir örnek oluşturdu.
Live Mesh nedir?Live Mesh bir senkronizasyon platformu, www.mesh.com adresinden indirilen kişisel bilgisayar istemcisi bulut üzerinde duran ortak alanda bulunan dosyalara erişimi sağlıyor.
Tüm ödül alanlar için tıklayınız
Yeni yılın yaklaşmasıyla birlikte İnternet’te artan yılbaşı alışveriş trafiği, Avrupa’nın bazı ülkelerinde korsanları harekete geçirdi. Dünyanın bir numaralı web tarayıcısı Internet Explorer’ı hedef alan saldırılar, rekor sayılabilecek kadar kısa bir süre içinde Microsoft uzmanları tarafından yazılan yeni güvenlik güncellemesiyle durduruldu. Windows Otomatik Güncelleme sayesinde kullanıcılar ek bir çaba göstermeksizin bu güvenlik güncellemesini otomatik olarak yükleyebilirler.
Benzer tehditleri sürekli izleyen Microsoft Güvenlik Merkezi uzmanları yeni güvenlik güncellemelerini en hızlı şekilde geliştirebildiklerini kanıtladılar. Yapılan yeni güvenlik güncellemesi İnternet Explorer’a yönelik bu saldırıyı tamamen engelledi.
Son yıllarda bireysel ve kurumsal çerçevede güvenliğe önemli boyutta yatırımlar yapan Microsoft, dünya çapındaki iş ortaklarıyla bu amaca yönelik olarak Microsoft Aktif Koruma Programı’nı ve Microsoft Güvenlik İşbirliği’ni oluşturdu. Microsoft iş ortaklarıyla birlikte bu program çerçevesinde İnternet’te ortaya çıkan tüm güvenlik sorunlarını izleyerek raporluyor; bu sorunlara yönelik önlemleri kapsayan güvenlik güncellemelerini Microsoft Güvenlik İşbirliği kapsamında bütün iş ortaklarına ve müşterilerine anında duyuruyor.
Windows’unuz güncel mi?
Microsoft güvenlik güncellemesini henüz yüklememiş olan müşterilerilerimize önemli bir uyarıda bulunuyoruz; tüm Microsoft kullanıcılara bilgisayarlarını Windows Güncellemelerini alacak şekilde ayarlamalarını ve Microsoft sunduğu tüm güncellemeleri ve yamaları mutlaka yüklemelerini tavsiye ediyoruz.
Bilgisayar kullanıcılarının önemli bir kısmı Windows Güncelleme’yi otomatik ayarlarla kullanırken, bazı kullanıcılar bu güncellemeleri kendi istedikleri zaman almayı tercih edebiliyorlar. Ancak İnternet’te e-ticaret işlemlerinin arttığı böyle dönemlerde ortaya çıkabilecek kötü niyetli saldırılar nedeniyle kullanıcılar, eğer bilgisayarlarını güncellemedilerse bazı tehditlerle karşılaşabiliyorlar.
Microsoft kullanıcıların bilgisayarlarındaki Windows Güncelleme ayarlarını etkinleştirerek son güncelleme yazılımlarını otomatik olarak almasının iyi bir çözüm olacağını bildirirken, İnternet ortamından gelecek tehlikelere karşı antivirüs ve antispam yazılımlarının da devamlı olarak güncellenmesine dikkat edilmesi gerekiyor.
Grand Interactive Awards Sonuçları
Değerli dostum Yüce Zerey'in blogunda çok değerli bir yazı gördüm ve sizlerle paylaşmak istedim: MMI, Marketing Türkiye ve IP Magazin tarafından düzenlenen Türkiye’nin ilk ve tek interaktif pazarlama yarışması Grand Interactive Awards (GIA) 6 Kasım tarihinde İnteraktif Pazarlama Zirvesi’nde, sponsorluğunu Türk Telekom’un üstlendiği ödül töreninde açıklandı. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen GIA’ya toplamda 145 iş başvurmuştu. Sektör temsilcilerinden oluşan jüri, her kategorinin birinci, ikinci ve üçüncülerini belirledi. İşte kazananlar:
1. Rabarba - Mobil Numara Tanabilirliği 2. Project House - Kariyer.net Gadget Kampanyası 3. Pixelplus Interactive - Online Başvuru Kampanyası
En İyi Mobil Kampanya
1. Rabarba - Türko 2008 Cep Oyunu 2. Aerodeon - Pepsi Duygularını Göster 3. Aerodeon - AXE Mobil Uygulamalar
En İyi Düzenli E-bülten Çalışması
1. Hiperaktif İnternet Ajansı - Men`s Health Türkiye Aylık ve Haftalık E-bülten Çalışmaları 2. Turkline - Akbank N`e_haber mailing 3. MagiClick Digital Solutions - Danone Activia E-Bültenleri
En İyi Arama Motoruna Dayalı Pazarlama Çalışması
1. Digitouch - Bilet Satış Hedefli Adwords Kampanyası:Metrikler, Süreçler ve Sonuçlar 2. Re*Search - Hyundai Futbol Adwords Kampanyası 3. Mindshare - Human Race
En İyi Oyuna Dayalı Reklam (Advergaming) uygulaması
Windows Azure Duyuruldu
Çok önemli bir gelişmeyi sizlere aktarmak istiyorum. Az önce Los Angeles'da düzenlenen PDC 2008 etkinliğinde Windows Azure duyuruldu. Bulut İşletim Sistemi olarak adlandırabileceğimiz bu büyük gelişmeyle ilgili detayları www.azure.com adresinden bulabileceğiniz gibi aşağıdaki videoyu da izleyebilirsiniz.
Dokunmasız Etkileşim (Touchless Interactivity)
İnsan-bilgisayar etkileşimi konusunda son birkaç yıldır yaşadığımız gelişmeler özellikle yüzey teknolojilerinin gelişimi (örneğin Microsoft Surface) bize bilgisayar ile etkileşimde yeni bir bakış açısı kazandırmıştı, fikrin temelinde resim işleme sayesinde çoklu-dokunmatik ekranların farklı bir kullanıcı deneyimi sunması yatıyordu. Dokunmasız etkileşim ise bunu tamamiyle yüzeyi aradan kaldırarak yapıyor, artık bilgisayarınızı havada ellerinizle yönetmeniz gerçekten mümkün. Bu fikir Microsoft’ta yaz stajını yapan bir öğrenci olan Mike Wasserman’ın aklına gelmiş, yaptığı sunumu beğenen Office Labs ekibi projesini Microsoft açık kaynak kod paylaşım plaformu olan CodePlex’e koymasını önermiş ve artık proje online. Proje geçtiğimiz 6 günde 42 bin kişi tarafından incelenmiş, 13 bin kişi tarafından indirilmiş, işte paylaşımın gücüne güzel bir örnek.
Touchless nedir?
Touchless; basit bir webcam aracılığıyla bilgisayarınızı çoklu-dokunmatik özellikte kullanmanızı sağlayan açık kaynak kodlu yazılım geliştirme kitidir.
Uygulamanın demo dosyalarını da içerek örneğini şu adresten indirdim, web kamerasını bilgisayarıma taktım, elime 2 adet fosforlu kalem aldım, yeni bir marker ekle seçeneğinden önce ilkini sonra da ikincisini işaretledim ve demo butonuna tıklayarak tüm demoları hayretler içerisinde çalıştırdım. Woww! diyorum sadece :)
Peki neden bu kadar önemli?
Bence; iki açıdan bu geliştirme çok önemli, ilk olarak basit ve ucuz bir yöntem olması yaygınlaştırılabilmesini kolay kılıyor, basit bir web kamerasıyla inanılmaz sonuçlar almanız mümkün; ikinci olarak günümüzün gelişmiş işlemci yetenekleri sayesinde resim işleme yöntemi akademik bir çalışma olmaktan çıkarak artık bir öğrencinin yaz stajında geliştirdiği bir projenin parçası olabiliyor, iş bu kadar basite indirgenebiliyorsa bu alanda birçok innovasyon vakti geldi demektir. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde çoklu-dokunma teknolojisi üzerine birçok projenin sektörün etkileşim bakış açısını sarsacağını kesin.
“Ben bu fikre bayıldım, aklıma hemen projeler geldi, ne yapmalıyım?” diyorsanız...
Öncelikle projenin kaynak kodlarını inceleyin, Visual Studio üzerinde projeyi çalıştırın; yaptığı işi nasıl yaptığını sınıf kütüphanelerini inceleyerek anlayın. Sonrasında aklınıza gelen çarpıcı fikri bu sistem üzerine nasıl kodlayabileceğinizi düşünün ve ortaya çalışır bir ilk demo çıkarttıktan sonra hemen benimle iletişim kurun, projenizi daha ilerilere taşımak için neler yapılması gerekiyor gelin birlikte üzerinde fikir yürütelim, ortaya bir ürüne dönüştürülebilir proje çıkmasında size elimden gelen yardımı vereyim, projenizi bir başarı öyküsüne dönüştürelim.
Yazılım + Servisler Projesi: İştCRM
CeBIT Euroasia 2008’de Turkcell’in duyurusunda yaptığı İşteÇözümler altında yer alan İştCRM çok önemli bir Yazılım + Servisler vizyonu örneğini oluşturuyor. İşortağımız Dataport tarafından geliştirilen bu proje kapsamında “kiralama” modeliyle Microsoft CRM uygulaması Kobi’ler tarafından kiralanarak kullanılabiliyor. CeBIT’i ziyaret edeceksiniz mutlaka Turkcell standına uğrayarak bu yaratıcı projeyi yakından görmenizi öneriyorum. Bu projenin hayata geçmesinde emeği büyük olan başta Dataport şirketini, Microsoft Türkiye’den Berna Erbaş, Barış Taptık, Ömer Erkmen ve Oğuz Ozan’ı da tebrik ediyorum. Yakın gelecekte kiralama modeliyle sunulan yazılımların artışına hepbirlikte şahitlik edeceğiz. CeBIT’de gerçekleştirdiğim röportajı aşağıdan izleyebilirsiniz:
Türkiye’de 28 milyon civarında aktif kullanıcısı olan Windows Live Messenger sadece sohbet için kullanacağımız bir yazılımın çok ötesinde birçok pazarlama aktivitesine ve bilgilendirme servislerine dahil edebileceğiniz bir platform. Agent’lar Windows Live Messenger üzerinde çalışan sohbet yazılımları. Live Messenger üzerinde kendi ürün ve servisleriniz ile ilgili karşıdaki kişiyle sohbet etmesi için yazılım geliştirme yaparak agent adını verdiğimiz sohbet robotları oluşturabilirsiniz. Nasıl mı? Hemen örnekleri anlatarak başlayalım:
Windows Live Agent Örnekleri
Encarta Ansiklopedisi Anında Cevap Agent Uygulaması:encarta@botmetro.net adresini messenger listenize eklerseniz ingilizce olarak soracağınız sorulara cevaplar alabilirsiniz, örneğin “Where is Ankara?” diye sorduğunuzda size Ankara ile ilgili tüm detayları verecektir, ayrıca size yollayacağı uygulama başlatma davetini kabul ederseniz sağ kısımda açılacak yeni pencerede harita üzerinde Ankara’yı görebileceksiniz. Açılan pencerenin bir web sayfası olduğunu ve messenger üzerinden sohbet deneyimini daha da ileriye taşıyabileceğinizi hatırlatmış olayım.
Astroloji Agent Uygulaması: astrobot@botmetro.net adresini messenger listenize eklediğiniz takdirde günlük falınıza online bakılabiliyor. Türkiye’de çok tutacağına inandığım bir servis.
Oyun Bot Uygulaması:gamesbot@botmetro.net adresini messenger listenize ekleyin, adam asmaca gibi birçok oyunu oynayın.
Sinema Bot Uygulaması:sinema@tikle.com adresini messenger listenize eklediğiniz Türkiye’de Tikle tarafından geliştirilmiş sinema agent uygulamasını kullanabilmektesiniz. ? yazarak ana menüye ulaşabilir, 1 - 2 rakamlar yazarak menülerde dolaşabilir, film adı yazarak detayına ulaşabilirsiniz.
Daha fazla Live Agent örnekleri için mutlaka http://agents.live.com adresini takip etmelisiniz. Peki ben Windows Live Agents konusunda neden büyük fırsatlar görüyorum, gelin anlatayım:
Türkiye ve Messenger ile Yapılabilecekler
Türkiye’de 28 milyon civarında kullanıcısı olan bir yazılım üzerinde yeni iş modelleri geliştirmek farklılaşmayı da sağlayacaktır. Özellikle yeni dijital pazarlama trendleri arasında sayabileceğimiz robot yazılımlar yani kısaca “bot”lar önemli birer araç haline geliyor. Ürününüzle ilgili viral bir pazarlama kampanyası yürütmeyi planlıyorsanız bu konuda messenger üzerinden sohbet edilen hatta içerisinden tıklandığında farklı uygulama pencereleriyle deneyimi farklılaştıran çözümler geliştirmek çok farklılaştırıcı olacaktır. Bir diğer yandan birçok bilgi servisi hatta müşteri hizmetleri hattı da messenger üzerinde çalışacak bir bot ile çözülebilir ve maliyetlerin aşağıya çekilmesi konusunda iyi bir örnek oluşturabilir. Bu işi yapmak o kadar da zor değil, tek yapmanız gereken http://go.microsoft.com/?linkid=8602072 adresinden ilgili yazılım geliştirme kitini indirmeniz ve uygulama geliştirmeye başlamanız.
Bu konuda Türkiye’de yapılacak öncü projeleri duyurmakta elimizden geleni yapacağımızı da belirteyim, Microsoft Türkiye’yi bu konuda haberdar ederseniz birlikte neler yapabiliriz konusunu derinlemesine konuşabiliriz. Heyecan dolu, yenilikçi bot fikirlerini bekliyoruz...
Bill Gates ve Jerry Seinfeld Windows Reklamları
Bill Gates ve Jerry Seinfeld’in oynadığı Windows reklamlarının ilk ikisi aşağıda yer almaktadır. Amerika yapımı komedi dizilerini seviyorsanız bu videoları da seveceksiniz; kültür farkımızdan dolayı bu videoların Türkiye’de beğenilmesi zor olabilir bu da pazarlamanın yerelleşmesinin önemini gösteren güzel bir örnek diye düşünüyorum.
Türkiye'nin İlk Internet Explorer 8 Uygulaması
Internet Explorer 8’in Beta 2 versiyonu duyuruldu ve çok yakında Türkçe olarak da karşımıza çıkacak. Internet Explorer 8 çok çok önemli yenilikler getiriyor, HTML 5 inanılmaz önemli, Web 3.0 yolculuğumuzda bize yön gösterecek, bu konuya yakın gelecekte çok detaylı değineceğim. Internet Explorer 8 ile gelen özelliklerden birisi “Accelerators” yani hızlandırıcılar. Bu konuda Türkiye’deki ilk çalışmayı Türkiye’nin lider e-ticaret platformu Hepsiburada.com gerçekleştirdi. Kendilerini tebrik ediyorum ilk ve öncü oldukları için. Aşağıdaki videoda detayları izleyebilirsiniz:
İşte uzun zamandır beklenen duyuruyu blogumdan iletmek istiyorum: Dreamspark yani Microsoft'tan öğrencilere ücretsiz yazılımlar artık Türkiye'de de başladı. Profesyonel yazılımcıların kullandığı Microsoft yazılım geliştirme ve tasarım ürünlerine, öğrenciler şimdi doğrudan ve ücretsiz olarak erişebiliyor. Dünyada yeni duyurulan DreamSpark programını uygulayan ilk ülkelerden birisi de Türkiye. Programa aktif üye olan üniversitelerde öğrenimine devam eden bir öğrenciyseniz, hemen yazılımları indirebilir ve bu avantajdan faydalanmaya başlayabilirsiniz. Programa üye üniversiteler bilgisine http://dreamsparktr.msakademik.net adresinden ulaşılabilir.
Eğer üniversiteniz henüz DreamSpark programını size henüz sunmuyorsa, yetkilileri haberdar edebilirsiniz. Ayrıca, DreamSpark erişiminize olanak sağlayacak kişiye özel kodunuzu almak için akademik etkinliklerimize katılabilirsiniz.
Eminim DreamSpark, öğrencilere kişisel yaratıcılıklarını ve fikirlerini hayata geçirmede çok önemli bir fırsat olacaktır.
Dünyaca ünlü Jessica Simpson’nın da bir türetici projesi var, size özel şarkı yapıyor. Nasıl mı? İsminizi web sitesine veriyorsunuz ve Jessica Simpson’nın single çalışması “A Public Affair” şarkı sözleri sizin isminiz geçecek şekilde yeniden düzenleniyor ve web sitesi üzerinden indirilebiliyor. Kendinize özel şarkınızı her türlü dijital müzikçalarda dinlemeniz, CD’ye basıp arkadaşlarınıza “Bak Jessica Simpson bana özel şarkı yaptı” deme lüksünüz var :) Merak edenler için detaylar www.jessicasimpson.com adresinde.
Denver’da bulunan eToys adlı şirketin çok yenilikçi bulduğum bir projesi var: www.mytwinn.com. Bu siteye girip 3-12 yaş arası çocuğunuz varsa onlara çok benzeyen ikiz oyuncak bebek yaptırabiliyorsunuz. Site 15 farklı yüz, 4 farklı ten rengi, 8 farklı göz rengi, 11 farklı saç tasarımı barındırdığı gibi çocuğunuzun resimlerini sisteme yükleyerek de çocuğunuza en yakın bebeği oluşturabiliyorsunuz. Bu üretim işlemi o kadar kişiselleştirilmiş ki, dilerseniz sipariş esnasında çocuğunuza özel eklemeler yapabiliyorsunuz, örneğin kolunda beni var, yüzünde çilleri var gibi ve size özel ek bir ücret almadan bu ek özellikler de üretilecek bebek üzerine ekleniyor. Sonuç tamamen kişiselleştirilmiş, üretime dayalı bir tüketim modeli, işte türeticiler iş başında. Bence üretime kullanıcıların dahil olduğu çok güzel bir Web 2.0 örneği, darısı Türkiye'deki e-ticaret siteleri başına :)
SQL Server 2008 yayınlandı. Lokasyon bazlı coğrafi (spatial) bilgi veri tiplerine ileri seviyede destekleyen, coğrafi bilgi sistemleri temelli uygulamaları geliştirmemize imkan tanıyan SQL Server 2008 , kaynak yöneticisi (Resource Governor ) sayesinde de farklı iş yüklerine kaynak önceliği ve limitleri tanımlayarak son kullanıcıya en iyi performansı sunmamıza yardımcı oluyor. SQL Server 2008 ile gelen yeni veri tipleri ve fonksiyonlar ( coğrafi veri tipleri/fonksiyonları , filestream desteği, yeni tarih ve zaman tipleri/fonksiyonları, hiyerarşik veri tip ve fonksiyonları) yazılımcıların hayatını kolaylaştırıyor. SQL Server 2008 ile ilgili bilgileri aşağıdaki linklerden edinebilirsiniz :
Olimpiyat oyunlarına katılmak için Pekin'e gitme şansınız olmadıysa Popfly size Silverlight altyapısı ile hazırlanmış olimpiyat oyunlarını oynama şansını veriyor.
Aşağıdaki kategorilerde atletizmden haltere Altın Madalya için yarışabilirsiniz.
Sharepoint ve Web 2.0
Bu videoblog’da Microsoft Türkiye İş Çözümleri Uzmanı Atalay Aktaş ile birlikte Sharepoint ve Web 2.0 üzerine sohbet ediyoruz. Sharepoint Portal Server ürünü Türkiye’de birçok kurumsal projenin altyapısını oluşturuyor, değişen web dünyasının isteklerinden biri olan Web 2.0 vizyonuna uyumluluk konusunda da tam bir çözüm olarak karşımızda. Sharepoint; bloglardan podcastlere, etiketlerden wikilere kadar Web 2.0 vizyonunun tamamlayıcısı birçok özelliği bütünleşik olarak barındırıyor. Özellikle videoblog içerisinde bulacağınız Podcasting Kit for Sharepoint (http://www.codeplex.com/pks) ve Silverlight for Sharepoint Blueprint (http://www.ssblueprints.net/sharepoint/) bu alanda incelenmesi gereken açık-kaynak kodlu iki çözüm. Son olarak video çekimine aniden kadar verdiğimiz için ofis içerisinde hızlıca çekmek zorunda kaldık, bu yüzden hiçbir hazırlık yapmadan mükemmel bir performans sergileyen Atalay’ı ayrıca tebrik ediyorum.
Microsoft Sphere
Microsoft Araştırma grubu tarafından üzerinde çalışılan yepyeni bir projenin duyurusu yapıldı; Sphere yani küre. Bu kürenin özelliği yüzeyinin Microsoft Surface teknolojisi sayesinde etkileşime izin veren bir yapıda farklılıklar sunması. Özellikle son 1 yıldır birçok etkinlikte anlattığım Microsoft Surface teknolojisinin sadece bir masa olmadığı, gelecekte tüm yüzeylerin birer etkileşimli bilgisayara dönüşebilmesini sağlayan bir teknoloji olduğunun ve buna Yüzey Bilişimi adını verdiğimizin çok güzel bir örneği. Microsoft Surface temelde şu özellikleri sağlıyor biliyorsunuz; doğrudan temas, cihaz tanıma, çoklu-dokunma, çoklu-kullanıcı. Tüm bu özellikleri barındırdan Sphere bir prototip ve yüzey bilişimi için çok güzel bir örnek. Şuan geliştirilmiş prototip özel bir projeksiyon cihazı, 360 derecelik bir görüntü oluşturuyor. Özellikle dünya olarak düşündüğümüzde ve harita servislerimiz olan Live Maps ile entegre ettiğinizde özellikle eğitim alanında birçok kullanımının olabileceği açık. Proje ekibi Hrvoje Benko, Andy Wilson, Ravin Balakrishnan ve Billy Chen’i bu başarılı çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum. Detayları merak edenler bu linke tıklayarak proje hakkında detay elde edebilirler. Bakalım bir sonraki Microsoft Surface hangi yüzeye uygulanacak?
Microsoft Student Partner programına 2008-2009 akademik yılı için başvurular başladı. Bir yıl boyunca bizimle yakın çalışmak isteyen tüm öğrencilerden başvurularını bekliyoruz. Bu programın sadece teknik bölümlerde okuyan öğrenciler için değil tüm öğrencilere açık bir program olduğunu hatırlatmak istiyorum, bölümünüz ve sınıfınız ne olursa olsun başvurabilirsiniz, seçimlerimizdeki en büyük kriter çektiğiniz video olacaktır bu yüzden videoya özellikle özen göstermenizi öneriyorum. Başvuru yapmak isteyenler bu linke tıklasın :)
Türkiye’de yapılsa çok başarılı olur diyeceğim bir fikri paylaşmak istiyorum: www.crowdspirit.org. Fransa merkezli kurulan bu web sitesi innovasyon konusunda farklı bir yaklaşım sergiliyor ve herkesin fikri olabileceğinden yola çıkıp bunları tek bir çatı altında topluyor ve sonrasında üretime geçiriyor. Siteyi tam bir Web 2.0 projesi yapan ise işleyişi.
Birinci adımda topluluk üyeleri fikirlerini paylaşıyorlar, sonrasında yine üyeler bu fikirleri oyluyorla ve aralarında en tutabilecek olan ürün fikirlerini belirliyorlar. İkinci adımda CrowdSpirit firmasının araştırma-geliştirme ekibi devreye giriyor, fikri inceliyor ve olası üretici listesiyle fikir paylaşılıyor. Fikirin hayata geçmesini destekleyen bazı topluluk üyeleri var ve onlar ortaya bu proje için sermaye koyuyorlar, eğer proje üretim aşamasından sonra tutarsa bu yatırımcılar karlı bir iş yapmış olacaklar tabiki. Üçüncü aşamada prototip olarak geliştirilen ilk ürün topluluk üyeleriyle paylaşılıyor, üyelerin test sonuçları ve yorumları alınıyor ve ürün son haline yine topluluk tarafından getiriliyor. Dördüncü ve son aşamada ise fikir artık somut olarak bir ürüne dönüşüyor ve çeşitli mağazalarda satılmaya başlıyor, tabiki en iyi reklamı da yine topluluk üyeleri ağızdan ağıza pazarlama yöntemiyle gerçekleştiriyorlar, ne de olsa bu artık onların da ürettiği bir ürün. Şimdilik sadece elektronik ürünler üreten Crowdspirit gelecekte çok farklı ürünlerin türetilmesi konusunda çalışmalara başlayabilir. En başta belirttiğim gibi biri bu projeyi Türkiye’de hayata geçirirse bence bizim mucit yönümüz de ortaya çıkacaktır, ben yüzlerce kez “Vallahi ben düşünmüştüm” sözünü çevremdeki kişilerden duymuş biri olarak TÜRETİCİ (Tüketici + Üretici) mantığında düşünerek paylaşıma açık olmak, üretimin son aşamasına kadar topluluk desteğini almanın yeni ürünler ortaya çıkmasını tetikleyeceğini düşünüyorum.
MSN Live Messenger’da kendi avatarınızı yaratmak istermisiniz? Fazla söze gerek yok www.minimise-me.com adresini ziyaret edin, kendi avatarınızı kendiniz yapın. Bu da en kısa blog yazılarımdan birisi oldu böylece :)
Geçtiğimiz hafta Atlanta’da yapılan şirket toplantımızda Craig Mundie (Microsoft’un Araştırma ve Stratejilerinden sorumlu başkanı) yenilikçi bir robotun demosunu gerçekleştirdi:resepsiyonist robot. Microsoft’un ses tanıma ve görüntü işleme teknolojileri kullanılarak yapılan robot Redmond’da bulunan binaların lobisinde bulunacak ve şirket içerisindeki servis ayarlamaları için yardımcı olacak. Yan tarafta gördüğünüz resimde robotun gözünden çalışanları görüyorsunuz. Kim konuşmaya başlarsa robotun yüzü ona dönüyor ve ona nasıl yardımcı olabileceğini soruyor, çalışan gitmek istediği binayı ve saati söylüyor ve robot bunun için gerekli kayıt işlemlerini otomatik yapıyor ve çalışana bilgisini veriyor. Gelecekte birçok alanda robotların bize doğal dille yardımcı olabileceğini gösteren çok güzel bir örnek.
ASP.NET tabanlı hızlı ve güncel bloglama sistemlerinin gözdesi olan BlogEngine.NET yeni sürümleriyle yaygınlaşmaya devam ediyor. BlogEngine.NET’in yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte ülkemizde de kullanılmasını teşvik etmek ve kullanan kişilerin sorunlarına çözüm olabilmek amacıyla kurulan BlogEngine.NET TR; bu alanda Türkçe içerik oluşturabilmeyi ve BlogEngine.NET'in Türkçe çevirisine yardım edebilmeyi amaçlayan bir oluşum olarak ortaya çıktı: www.blogenginetr.com
www.blogenginetr.com adresi üzerinde yayına başlayan eden ekip, BlogEngine.NET’in son güncel sürümü olan 1.4.0’ın Türkçeleştirmesini %90 oranında tamamlayarak işe başladı ve güncel temalar ile eklentilerin dilimize çevrilmesi çalışmalarına devam etmekte.
Açık kaynak projelerin yayınlanması amacıyla Microsoft tarafından kurulan CodePlex üzerinde BlogEngine.NET TR için Türkçe bir proje girişimi başlatan ekip, çalışmalarına başladığı ilk hafta da BlogEngine.NET ile ilgili 5 makale ve 4 görüntülü anlatım dersi ile sistemin kurulumu ve yönetim konularında ilgilenenleri bilgilendirmeye başladı.
Harici bir veritabanı sistemine gerek duymadan kendi içerisinde bulundurduğu XML veriyapısı desteğiyle, kuruluma gerek duymadan çalışan ve eklenti desteği giderek büyüyen BlogEngine.NET’in Türkiye çalışma ekibine, kullanıcılar yaşadığı sorunlar hakkında bilgi vererek hızlı yanıtlar alabiliyorlar. Türk blog yazarlarının sayısı arttıkça bu konudaki çalışmalarında artacağına dikkat çeken ekip İlerleyen günlerde BlogEngine.NET’in güncel sürümlerinin ve tüm ek özelliklerinin Türkçeleştirmesini tamamlayarak, sistemin yerelleştirilmesi adına çalışmalarına devam edecek.
Sistem ile ilgili şu ana kadar yapılan tüm çalışmalara www.blogenginetr.com adresi üzerinden erişebilirsiniz.
Bu büyük paylaşım projesi için BlogEngine.NET TR Ekibi Ali Rıza Babaoğlan, Murat Duman, Salih İğde, Ender Ünal ve Oğuzcan Şahin'i tebrik ediyoruz. Bilgi paylaşıldıkça artar vizyonuyla birebir örtüşen bu açık kaynak kodlu Türkçe Blog Kodu projesi bu alandaki önemli bir adım olacaktır, tüm destek olanların şimdiden eline sağlık.
Line Rider Silverlight ile gelişirilmiş bir oyun, ama inanılmaz keyifli. Kızak için kayak pistini çiziyorsunuz sonrasında çalıştırıp sonucu görüyorsunuz, hatta kaydetmeniz ve üzerine bunu video paylaşım siteleri aracılığıyla yaygınlaştırmanız mümkün. Siteye girdiğinizde mutlaka videolar kısmını ziyaret edin, kimlerin neler yaptığına şaşıracaksınız. Linerider oyunu Eylül 2006'da yayınlandığı tarihten bu yana internet üzerinden en fazla oynanan oyunlardan birisi oldu.
Bu oyunu pazarlama amaçlı olarak McDonald's kullanıyor aktif olarak, siteye girdiğinizde bununla ilgili reklamları görebilirsiniz. Bakalım Türkiye'de buna benzer ilk servisi kim vermeye başlayacak, emin olun iyi bir viral pazarlama örneği olacaktır benden söylemesi.
Microsoft desteğiyle düzenlenen “Geleceğin PC Tasarımı Yarışması” sonuçlandı. Birinciliği Peçete Bilgisayar tasarımı kazandı, ama bence en önemlisi tüm finalistler geleceğe dair bize çok önemli ipuçları veriyorlardı, bu yüzden blogumda bu konuya yer vermek istedim:
Peçete Bilgisayar
Avery Holleman tarafından tasarlanan bu bilgisayarın en büyük özelliği olan kolay kullanımı yanında çoklu kullanıcı desteği, çoklu arayüz desteği sayesinde fikirleri hayata geçirmede olan kolaylığı. Son bir yıldır özellikle vurguladığım Surface teknolojisinin farklı bir uygulaması gibi de görebiliriz bu bilgisayarı. Detaylar
WITHUS
Taeho Wang ve Minjoong Kim tarafından tasarlanan WITHUS benim favorim, çünkü bilişimi keyifli hale getiriyor ve bilgisayarı herkesin kullanabileceği bir araca dönüştürüyor, hedef alınan grup çocuklar olarak görünse de bence herkesin böyle bir tasarıma ihtiyacı var. Etkileşim konusunu WITHUS ile yeni bir anlam kazanıyor. Detaylar
Backpacker'ın Günlüğü
Zhongren Zhang ve Chun Yang tarafından tasarlanan bu bilgisayar katlanabilir LCD teknolojiyle bence bir tasarım olmaktan ürün olmaya yakın zamanda geçebilecek. Fikir gerçekten güzel, bir kitap gibi yanınızda taşıyabileceğiniz, katlanabilir ve istediğinizde de kolayca heryerde kullanabileceğiniz bir bilgisayar. Özellikle sık seyahat edenler için ideal olabilir. Detaylar
Bu üçü ödül alanlar, ödül almayan ama bence bir o kadar güzel olan onlarca tasarım var, bu yüzden bence yarım saatinizi ayırın ve şu adresi ziyaret edin, yeni fikir arayanlara çok iyi bir yol gösterici olacaktır, geleceğin bilgisayarlarını görmek geleceğin yazılımlarını üretmek için de önemli bir adım.
www.deepzoomobama.com : Sitedeki Obama resmine tıklayın ve gördüğünüz resmin aslında hangi fotoğraflardan oluştuğuna şahitlik edin. Silverlight 2.0 ile gelen yeni özelliklerden birisi olan DeepZoom gerçekten ilginç projeler ortaya çıkmasını sağlıyor, bunlardan birisi de www.deepzoomobama.com oldu. Bu sitede sanki Obama’nın fotoğrafını görüyorsunuz ama resme tıkladıkça aslında gördüğünüz resmin binlerce farklı resimden oluşan bir resim olduğunu anlıyorsunuz, wow!. DeepZoom teknolojisi internet üzerinde gösterilmesi zor olabilecek çok büyük çözünürlükteki resimleri alıp o anda ekranda görebileceğiniz kadarını netleştirerek gösteriyor, teknik olarak bunu da resimleri parçalara ayırarak ve farklı çözünürlüklerde kaydederek yapıyor, böylelikle bir son kullanıcı rahatlıkla 2-3 GB’lık resimleri bile tek bir ekranda görüntüleyebiliyor. Özellikle HD Fotoğraflar ile birlikte bu teknoloji çok değerli bir yatırıma dönüşecek.
Blog Konferansı 2008 Videoları-1
Bu yıl Mayıs ayında gerçekleşen Blog Konferansı'nın videolarından üçünü aşağıda bulabilirsiniz. Değerli Mehmet Doğan, Kişisel Başarı Öyküleri Paneli konuşmacıları Burak Bayburtlu, Gökçen Karan, Mehmet Subaşı , Pınar İlkiz ve Bigumigu oturumu Aygül & Yalçın Pembecioğlu'nun videolarına aşağıdan erişebilirsiniz. Hepsine tek tek bilgiyi paylaştıkları için yeniden teşekkür ediyorum.
Bu yıl Houston’da gerçekleştirilen Global Microsoft İşortakları Toplantısı’nda “Yazılım + Servisler” vizyonu çerçevesinde önemli duyurular yapıldı. Online Servisler’in işlendiği bu duyurularda Microsoft İşortakları için oluşacak yeni iş fırsatları ve farklı iş modelleri paylaşıldı. Detaylı bilgilere aşağıdaki kaynaklardan ulaşabilirsiniz:
Web 3.0’dan Web 4.0’a Doğru...
Son dört yıldır Web 2.0’ı konuşuyoruz ve artık yeniden tanımını yapmaya gerek görmüyorum, artık geleceğe tam olarak odaklanmak gerek bu da önümüzdeki Web 3.0’ı tanımak ve Web 4.0 için de hazır olmak.
Web 3.0 Dedikleri...
Günümüzde Web 2.0’ı yaşıyoruz ve yavaş yavaş Web 3.0’a doğru ilerliyoruz. Web 3.0 yani anlamsal (semantik) web herşeyin herşeyle bağlı olduğu bir dünyanın kod adı. Buzdolabımızdan çamaşır makinelerine kadar, Chumpy’den araç bilgisayarlarına kadar herşey bağlı ve bu bağlılık “anlam” ile sağlanmış olacak, Web 1.0 ve Web 2.0’da linkler asıl bağı oluştururken Web 3.0’da anlam işin bağlantısını sağlayacak. Web 3.0’ı gerçek anlamda 2012’lerde görmeye başlayacağınız, çünkü gerekli olan ontolojilerin oluşmasını beklemek zorundayız. Ama sonrasında özellikle 2015’lere geldiğimizde teknoloji tarihteki en etkin rolünü oynamaya başlayacak; bağlı ve anlam içeren sistemler. Türetim (Tüketim+Üretim=Türetim) Web 3.0 ile farklı bir anlam kazanacak olsa da asıl Türetim’in başarı öykülerini Web 4.0’da duymaya başlayacağız.
Peki ya Web 4.0
Web 4.0 için tek cümleyle söylenebilecek şey; sanal değerlerin gerçek dünya değerlerini geçtiği bir dünya. Burada tabiki algıdan bahsediyoruz aslında, algısal olarak değişim yaşanacak Web 4.0 ile. Sosyolojik olarak değer kelimesini düşünün, bize ifade ettiklerini; bugünün sanal dünyasında değerden bahsetmek ise imkansız çünkü onun sanal olduğunu biliyoruz. Oysa Web 3.0 ile anlamın web dünyasına dahil olması bize düşünmemiz gereken çok yeni soru işaretleri çıkartacak ve bunlar temel anlamda değer üzerine odaklanacaklar. Gerçek dünya ile inanılmaz kesişmeler yaşayacak olan Web 4.0 hayatımızın merkezine interneti koyduğumuz ve algısal değer olarak çok daha fazla ön planda tutacağımız bir dünya olacak. Değerler dediğimizde Türetim (Tüketim+Üretim=Türetim)’in Web 2.0 dünyasındaki değeriyle Web 4.0 dünyasındaki değerini karşılaştırmak çok ilginç bir fark ortaya koyacaktır. Türetim trendi yeni başlıyor ama yakın gelecekte neler olduğuna hepbirlikte şahitlik edeceğiz. Web 4.0 üzerine detaylı bir rapor hazırlıyorum, bekleyin...
Bill Gates ve Microsoft
27 Haziran 2008 tarihinden itibaren artık Bill Gates, Microsoft içerisindeki tam zamanlı görevini bırakarak vaktini Bill & Melinda Gates vakfına ayırıyor olacak. Microsoft Başkanı olmaya devam edecek ama liderlik ekibi Steve Ballmer, Craig Mundie ve Ray Ozzie'den oluşacak. Aşağıdaki videoda Bill Gates'in kendi ağzından geçmişten bugüne Microsoft'u dinleyebilirsiniz:
Tech-Ed 2008 EMEA Barcelona'da
10 – 14 Kasım 2008 tarihlerinde yazılımcılar bir araya geliyor. Yazılım geliştirenlere yönelik özel içerikte hazırlanan Barselona’daki 5 günlük konferansta, yazılımcıların ihtiyacına yönelik teknik eğitimler yer alıyor. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinden 4000 yazılımcı, konuşmacı, ürün uzmanı ve topluluk lideri biraraya gelerek etkileşim ve en yeni yazılım geliştirme araçlarıyla uygulamalı deneyim şansı elde ediyor. Siz de bu deneyime ortak olun! Ayrıntılı bilgi ve kayıt için:http://www.microsoft.com/emea/teched2008/developer/default.aspx
Kayıt için Super Early Bird (SEB): €1,445 + %16 KDV indirimavantajdan yararlanabilmek için kayıt esnasında, DLCTTR67 kodunun kullanılması gerekiyor bilgisini de paylaşmış olayım.
İstanbul’da olup Zümrüt’ü bilmeyen az kişi vardır; televizyon dizilerinden sinemaya, portre çekimlerinden yıllıklara kadar birçok alanda faaliyet gösteren Zümrüt Fotoğrafçılık’ın web sitesi artık Silverlight kullanıyor. Yeni versiyonuna http://www.zumrut.net/zumrutsl.html adresinden erişebileceğiniz web sitesinin aktif olan web sitesine de şu adresten ulaşabilirsiniz. Siteyi başarıyla hayata geçiren Yasin Hınıslıoğlu’nu ayrıca tebrik ediyorum.
Microbloglar ve Twitter
Günümüzde facebook sonrası Türkiye'de de popülerleşmeye başlayan Microbloglar ve bunun en iyi örneği Twitter.com üzerine bilgilerimizi değerli dostum Yüce Zerey ile birlikte sizlerle paylaşalım istedik. Fazla söze gerek yok işte ilk ikili videoblog çalışmamız aşağıda yer almaktadır:
(Not: Yüce Zerey ve benim yeni videobloglarımızda ne üzerine sohbet etmemizi istediğinizi bize yazarsanız, bundan sonraki videolarımızda sizin şekillendiriğiniz konular etrafında konuşacağımızı hatırlatmak istedim; bekliyoruz)
Guitar Hero Web Deneyimi
Dün yazdığım Guitar Hero blog yazısından sonra konuştuğumuz birkaç kişiden Guitar Hero nasıl bir oyundur, neye benzemektedir diye yorumlar aldım. Konu bu sabah yaptığımız Trendwalkers toplantısında da gündeme gelince yeni bir blog yazısıyla örneğini paşlaşmak istedim. Bunun üzerine bu konuda yazılmış küçük bir web uygulamasını aşağıda bulabilirsiniz, tabiki gerçek gitarla oynamak ayrı bir keyif ama klavye tuşlarına basarak oynamak da fena sayılmaz, boş zamanlarınızda aşağıdaki gitarı bol bol çalabilirsiniz :)
Guitar Hero III meraklıları için sevindirici bir haber, artık cep telefonlarında da Guitar Hero oynamanız mümkün. Microsoft oyun konsolu olan XBOX 360 üzerinde oynanabilen ve geçtiğimiz yıl çok ses getiren Guitar Hero oyunu artık şu telefonlarda ve cep bilgisayarlarında da olarak oynanabiliyor. Detaylarını http://www.guitarheromobile.com adresinde bulabileceğiniz oyunun içerisinde şu 15 şarkı geliyor:
(1) Santana - Black Magic Woman
(2) Wolfmother - Woman
(3) AFI - Miss Murder
(4) Red Hot Chili Peppers - Suck My Kiss
(5) Alice Cooper - School's Out
(6) Pat Benatar - Hit Me with Your Best Shot
(7) Van Halen - You Really Got Me
(8) KISS - Strutter
(9) Smashing Pumpkins - Cherub Rock
(10) Stone Temple Pilots - Trippin on A Hole
(11) Matchbook Romance - Monsters
(12) Motley Crue - Shout at the Devil
(13) Black Sabbath - Paranoid
(14) The Allman Brothers Band - Jessica
(15) Scorpions - Rock You Like A Hurricane
Yan taraftaki fotoğraflarda gördüğünüz kişi Joe Wilson, Microsoft’ta grup direktörü olarak çalışıyor; Nisan ayındaki Türkiye ziyaretinde Trendwalkers ekibiyle buluşmuş ve sonrasında XBOX 360 üzerinde Guitar Hero 3 oynamıştık. Konu Guitar Hero olunca Türkiye’de yaptığımız ilk Guitar Hero aktivitesi olarak aklıma geldiği için hemen paylaşmak istedim. XBOX’ın Türkiye’ye gelişiyle birlikte eminim Guitar Hero’yu birçoğunuz oynayacaksınız.
Eğer yazılım geliştiriciyseniz ve SharePoint üzerinde .NET ile geliştirme yapmak istiyorsanız bu yeni açılan siteyi mutlaka ziyaret etmelisiniz: http://MSSharePointDeveloper.com. Site içerisinde giriş düzeyinde yazılardan, webiner içeriklerine kadar birçok içeriği bulmanız mümkün. Özellikle yeni başlıyorsanız, kaydedilmiş ekran görüntüleri ve hızlı başlangıç dokumanları ilk önereceğimiz içerikler olacaktır.
Son olarak sitede bulunan sanal bilgisayar (VPC) içeriğiyle hazır kurulumu yapılmış SharePoint ve Visual Studio ile çalışmaya başlayabilirsiniz. VPC imaj dosyasını şu adresten indirmeniz mümkün. Bahsetmeden geçemeyeceğim önemli bir detay ise sitenin Silverlight ile yapılmış olması: http://MSSharePointDeveloper.com
Bu adrese gittiğinizde Windows Mobile 6 ile hayatınızda neleri kolaylaştırabileceğinizi göreceksiniz; mobil olarak word, excel, powerpoint üzerinde çalışmaktan tutun da, e.posta alıp vermek, takvim ve iletişim listesi bilgilerine erişebilmek, Live Search ile odaklanmış aramalar yapabilmek ve harita servislerini kullanabilmek mümkün. Microsoft olarak “Yazılım + Servisler” vizyonumuzu tamamlayan çok önemli bir yazılım olan Windows Mobile 6; kullanabileceğiniz servisler ile genişleyebilirliği çok iyi adresliyor.
Wall Street Journal tarafından düzenlenen D6 “D: All Things Digital” Konferansında Bill Gates ve Steve Ballmer birlikte sahne aldılar ve ilk defa Windows 7’nin özelliklerinden birini gösterdiler. Microsoft Surface teknolojisinin SDK olarak dahil edildiği Windows 7 üzerinde dokunarak işlem yapmak mümkün olacak, çoklu dokunma teknolojisi videoda da göreceğiniz gibi Dell Lattitude XT gibi bir dizüstü bilgisayarında kolayca çalışabiliyor, böylelikle 2010 yılında çıkması planlanan yeni Windows ile her yüzeyin bilgisayara dönüşmesi için önemli bir adım atılmış olacak. Windows 7 hakkında konuşmak için çok erken ama bu yılın sonunda ve özellikle de 2009’da ürünü daha yakından tanımanız mümkün olacak.
Bu arada eklemeden geçemeyeceğim, D6 konferansına dair videoları izlemenizi öneriyorum, Bill Gates ve Steve Ballmer’ın sunumları başta olmak üzere, Tivo’nun CEO’su Tom Rogers, News CEO’su Rupert Murdoch, Bill & Medinda Gates Vakfı Başkanı Melinda Gates, Facebook CEO’su Mark Zuckerberg özellikle tavsiye ettiğim videolar arasında: http://d6.allthingsd.com
ODTÜ Teknopark tarafından düzenlenen Microsoft olarak bizim sponsoru olduğumuz ve benim de jurisi olduğum “Yeni Fikirler Yeni İşler 2008” birinci aşama sonuçlandı ve finalistler belirlendi. İlk 12’ye girme hakkını elde eden projeleri kutluyorum, ikinci aşamada tüm finalistlere başarılar diliyorum. 13 Haziran'da organize edilecek olan "Birinci Aşama Ödül Töreni" saat 18:00’de ODTÜ Teknokent İkizler Binası’nda gerçekleştirilecektir, ödül töreninde tüm proje ekipleriyle tanışıyor olacağız.
Coco Star reklam filminden tanıyacağınız kaplanla fotoğraf çektiren Yaman Gezgin’in başrol oyunucusu olduğu bir ARG yani Alternatif Gerçeklik Oyunu olan www.yamangezginkayboldu.com son yıllarda duyduğum en başarılı pazarlama aktivileterinden birisi. Projeyi hayata geçiren 41? 29! ekibini tebrik ediyorum. Peki beni bu kadar etkileyen proje ne acaba, değil mi? Öncelikle yenilikçi ve farklı pazarlama araçlarını çok doğru yerlerde kullanmaları mükemmel, projenin arkasında 11 web sitesi ve blog, 6 farklı oyun, Windows Live Messenger Botu, IVR hattı, Facebook kullanımı, viral videolar ve fotoğraflar ile tam donanımlı bir altyapı var. Projenin duyurusunu ise blog yazarlarına gönderdikleri özel kutu ile yapmaları daha da ilginç bir strateji, kutuyu alanlardan birisi de benim yandaki fotoğrafta kutudan çıkan hindistan cevizini ve kutunun kendisini görebilirsiniz. Kutu içerisinden maceranın detaylarını anlatan bir açıklama, Yaman Gezgin’in gittiği yerleri işaretlemek için harita, pusula, hindistan cevizi, ajanda ve tabiki Coco Star çıkıyor. İlk gününden bu yana düzenli aralıklarla Yaman Gezgin’in kaybolma hikayesini takip ediyorum, özellikle bu hafta blogumda bu ARG projesine yer vermemim sebebi ise Tarifa Radyo’nun Windows Live Messenger botu.
Oyunun içerisinde bu hafta Yaman Gezgin’in son görüldüğü yerlerde iletişimi sağlayan Tarifa Radyo’dan alabileceğiniz servis için Messenger üzerinden sohbet ederek çözüme bulmaya çalışıyorsunuz. ARG’nin önemli bir tamamlayacısı olan Bot teknolojisi böylece Türkiye’de ilk defa bir pazarlama kampanyası içerisinde kullanılmış oldu. Messenger Bot; messenger üzerinde çalışan ve sizinle sohbet edebilen bir yazılım aslında, programlayan kişinin onu eğittiği ölçüde sizin sorularınıza yanıtlar veriyor ve size sorular sorabiliyor. www.tarifitaradyo.com sitesindeki arıza formu kısmından yamangezginkayboldu.com için almış olduğunuz arama dosyası kullanıcı adı ve şifresini verdikten sonra messenger kullanıcınızı veriyorsunuz, sonrasında messengerı açtığınızda aslında bir yazılım olan tarifa radyo bot’u sizi eklemiş oluyor ve kendisiyle arıza kodunu girerek ve arada size soracağı soruları doğru yanıtlayarak oyunda ilerlemek için gerekli yeni ipuçlarına ulaşıyorsunuz. Messenger için nasıl bot geliştirilebileceğini öğrenmek istiyorsanız dev.live.com adresini ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Son olarak bahsetmeden geçemeyeceğim konu ise IVR sistemi, 0212.3360404 nolu telefonu aradığınızda oyun içerisinde geçmeniz gereken bir adım konusunda telefonda size gerekli talimatlar Hayati Sincap veterinerlik tarafından veriliyor. Eminim ARG şeklinde tasarlanmış oyunlar Türkiye gibi çok genç ve dinamik bir nüfusun olduğu ülkelerde çok başarılı olacaktır. Tüm ekibi yeniden tebrik ediyorum.
Bill Gates , CEO Summit 2008 etkinliğinde yeni bir prototip olan “TouchWall” demosu yaptı. TouchWall; duvar üzerinde bulunan yüzey teknolojisi kullanılarak geliştirilmiş böylelikle klavye ve fare kullanımına gerek kalmadan elimizde doğrudan temas yöntemiyle kullanabildiğimiz bir bilgisayar prototipi. Bill Gates’in yapmış olduğu sunum içerisinde Plex adlı yazılım üzerinden TouchWall teknolojisi detayları anlatıldı. Microsoft Surface’ın masa versiyonundan türetilen ama farklı olarak daha büyük boyutlarda ve duvara asılı duran TouchWall yakın gelecekte birçok ev ve işyerlerinin duvarlarında Surface teknolojisini göreceğimizin bir göstergesi.
Teknik altyapısına baktığımızda içerisinde kızılötesi kameraların olduğu bu sayede hareketin ve cisimlerin algılandığı, içerisindeki Windows işletim sistemi ve .NET altlığı sayesinde daha etkileşimli ve görsel bir uygulamanın çalışabildiği projektörle görüntünün yansıtıldığı cam bir yüzeyden bahsediyoruz. İnsan bilgisayar etkileşimde çok önemli bir adım olan yüzey bilişimi, her yerde her zaman bilgiye erişmenin giderek kolaylaştığı ve kullanımının yaygınlaşabileceğine çok somut bir örnek. Yan tarafta bulunan video içerisinde Bill Gates’in yapmış olduğu demoyu izleyebilirsiniz.
Son yılların popüler dizilerinden CSI:NY içerisinde Microsoft Live Labs ürünlerinden olan Photosynth ürünü kullanılarak bir okul cinayetinin suçlusu dedektifler tarafından arandı. Dizi içerisinde geçen sahnede öğrencilerin parti esnasında fotoğraf makineleri ve cep telefonlarıyla çekmiş oldukları tüm fotoğraflar Photosynth sayesinde biraraya getirildi ve böylelikle muhtemel suçlunun bulunması sağlanmış oldu.
CSI yönetmenleri geçtiğimiz yaz Microsoft’u ziyaret ettiklerinde onlara Photosynth demosu yapılmıştı ve ekip bunu dizi içerisinde kullanmak istediklerini belirtmişlerdi, bunun üzerine Microsoft Live Labs takımı ile yakın çalışarak yan tarafta izleyebileceğiniz bölüm içerisindeki sahne ortaya çıktı. Photosynth’in gücünü gösteren çok güzel bir örnek oldu, bildiğiniz gibi biz de Microsoft Türkiye olarak bugüne kadar Sultanahmet Meydanı ve Anıtkabir’in binlerce fotoğrafını Photosyth kullarak biraraya getirmiş ve bunu birçok televizyon programında göstermiştik. Çok yakında Türkiye’den de çok güzel Photosynth çalışmalarının haberini şimdiden sizlere vermiş olayım.
Photosynth yazılımıyla ilgili detayları şu adresten öğrenebilir ve yazılımı deneyebilirsiniz. Ayrıca CBS’nin web sitesinden CSI:NY tüm bölümü izleyebilirsiniz.
Linux üzerinde Silverlight uygulamalarını çalıştırabilmek için geliştirilmiş bir açık kaynak projesi olan Moonlight, şuan Silverlight 1.0 ve 2.0 destekler duruma geldi. Mono-temelli Silverlight kurulumu olan Moonlight şu hedeflerle yola çıkmış durumda;
- Linux üzerinde Silverlight uygulamaları çalıştırabilmek - Silverlight uygulamaları geliştirebilmek için Linux SDK oluşturmak - Masaüstü uygulamalar için Silverlight altyapısını kullanmak
Silverlight teknolojisinin hedefi, tarayıcı ve platformdan bağımsız yeni bir web deneyimi oluşturmaktı ve Moonlight projesiyle birlikte bu vizyonun gerçekleşmekte olduğunun somut adımlarını görüyoruz. Moonlight ile ilgili detaylı bilgiyi http://www.mono-project.com/Moonlight adresinden edinmeniz mümkün.
Silverlight, mobil platformda da çok yakında çalışabilir hale geliyor, detaylarını http://silverlight.net/learn/mobile.aspx adresinden takip edebileceğiniz bu gelişme sayesinde de platformdan bağımsızlık bambaşka bir boyut kazanmış olacak.
Microsoft Türkiye olarak Imagine Cup 2008 Yazılım Tasarımı Türkiye finalini 9 Mayıs 2008 Cuma günü gerçekleştirdik ve sonrasında yarışma sonucunda ilk üçe giren ekiplere ödüllerini verdik. Benimde juri üyesi olduğum bu yarışmada finale kalan 7 grup arasından ilk üçü belirlemek üzere tüm juri üyeleri olarak yoğun bir değerlendirme yaptık. Her yıl farklı bir tema çerçevesinde hazırlanan projeler için bu yıl tema Çevre olarak belirlenmişti. TEMA Vakfı ve CHIP dergisinin desteklediği yarışma, ödül sponsoru da olan CASPER Bilgisayar'ın ev sahipliğinde izleyiciye açık olarak yapıldı. Sonuçlar şöyle:
1. Kocaeli Üniversitesi - L'Orientalis
2. Erciyes Üniversitesi - Miracle
3. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi - ROTA
Casper'ın sponsorluğunda 3. ekibe ve danışmanına PDA, 2. ekibe ve danışmanına masaüstü bilgisayar ile 1.ekibe ve danışmanına dizüstü bilgisayar ile 1. ekibe Microsoft'un desteği ile Paris'de yarışma şansı verilen finallerde başarılı üniversiteleri yeninden kutluyorum.
Birinci olan L'Orientalis grubu projelerinde insanları ağaç dikmeye yöneltmek, bu konuda kolaylıklar sağlamak ve ormanları çoğaltmak fikriyle ortaya çıkmış. L'Orientalis projesi ile insanlar internet üzerindeki haritalardan herhangi bir yer seçip, orada kendi adlarını taşıyan ağaçlar dikebilecekler. Ağaçlarının resimlerini görebilecek, ağaçlarının bilgilerini tüm dünya ile paylaşabilecekler. Şirketler ya da topluluklar için geliştirilmiş özellikler sayesinde, birden çok ağaç dikerek kendi küçük ormanını yaratmak da mümkün olabilecek. Hatta bu alan içerisinde şirketler kendi logolarını ve isimlerini de göstererek, başkalarına örnek olabilecekler. Treepedia denen bir uygulamayla insanlar ağaçlar hakkında bilgi sahibi olabilecek, fotograflar ve videolar ekleyerek bilgi vermeye yardımcı da olabilecek.
Yarışmaya katılan bütün takımları kutluyor, L'Orientalis projesi üyeleri Deniz Şen, Engin Kızıl, Semih Balkancı, Yusuf Avcı'ya Dünya Finallerinde başarılar diliyoruz.
Blog Ödülleri Sahiplerini Buldu
Blog Konferansı 2008 ardından, Bloglama tarafından başlatılan Blog Ödülleri için boğaz kenarındaki kokteyl alanına geçildi. Günbatımını keyifli müzikler, kokteyl ve sohbetlerle geçirdikten sonra ödül sonuçlarını açıklamaya geçtik. 600'ün üzerinde blogun katıldığı ödül yarışında 10 farklı kategoride ilk üçe ödüllerini Eray Endeş ile birlikte verdik. Ödül alan 30 blogu kutluyorum. Tabiki ödül burada manevi bir değer en önemlisi bilgiyi paylaşmaları, Microsoft ve Bloglama olarak onlara verdiğimiz plaket aslında blog yazarlarının onların paylaşımlarını ödüllendirmesi yani işin özünde hep SİZ varsınız.
Microsoft Türkiye olarak sponsoru olduğumuz bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Blog Konferansı 2008, 10 Mayıs 2008 Cumartesi günü Galatasaray Üniversitesi'nde gerçekleşecektir. Etkinliğin devamında bu yıl ilki gerçekleşecek olan Blog Ödülleri 2008 etkinliğinde de blog dünyasının ödülleri yine blog dünyasından gelen ödüllerle belirlenecektir. 200 kişinin katılabileceği birbirinden değerli konuşmacıların katılmıyla Galatasaray Üniversitesi’nde düzenlecek konferans saat 16:00′da başlayacak ve konferansın ardından Blog Ödülleri 2008‘de dereceye giren bloglara plaketleri verilecektir.
Detaylı bilgi ve kayıt için adresler:
- www.blogkonferansi.com
- www.blogodulleri.com
Benim gibi çocukluğundan beri gökyüzünün derinliklerini merak eden biriyseniz size çok güzel bir haberim var; artık uzayı bilgisayar ekranınıza getiren dünya teleskobu var: WorldWide Telescope (WWT).
TechFest 2008'de duyurulan Jim Gray'in SkyServer çalışmalarına dayanılarak geliştirilen WorldWide Telescope (WWT) yerde ve uzaydaki teleskop görüntülerini biraraya getiriyor. Zoom özelliği ve farklı açılardan inceleme özellikleri dışında gezilen yer ile ilgili detaylı bilgileri de barındıran ve terabyte'larla ölçülen resim, veri ve gözlemler kullanıcılara zengin bir medya içeriği ile sunuluyor.
Microsoft'un yüksek başarımlı Visual Experience Engine™ motoru kullanılarak geliştirilen WWT astronomiye bakışı, astronomi eğitimini ve evrendeki yerimizle ilgili düşüncelerimizi değiştireceğe benziyor. WWT'un 2008 yılı içerisinde ücretsiz olarak sunulması planlanıyor. WWT resmi web sayfası: http://www.worldwidetelescope.org Yakında Beta sürümüyle herkes yükleyebiliyor olacak.
İTÜ Robot Olimpiyatları 2008 kapsamında yer alan, Microsoft Robotics Studio çalıştayına başvuran projeler arasından, jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu , finalist olmaya hak kazanan projeler belirlendi. Projelere destek sağlamak amacıyla Microsoft tarafından hediye edilen Lego Mindstorm NXT setleri finalist ekiplere teslim edildi. 2 Mayıs 2008 tarihinde gerçekleşecek olan Microsoft Çalıştayı finalinde , ekipler tamamlamış oldukları projelerini jüriye sunucak ve sonrasında jüri puanlarına göre birincilik kazanan proje belirlenmiş olacak.
İşte Microsoft Çalıştayı finalist ekipleri ;
1. Acılı Sos - Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü
2. Braille Yazıcısı - Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü
3. Balancing Robot - İTÜ
4. Uzaktan Kol - Yıldız Teknik Üniversitesi
5. Robolift - İstanbul Üniversitesi
6. Sınırları Microsoft Robotics Studio Ile Aşın - Çankaya Üniversitesi
7. Faruk Mike Portnoy - İTÜ
Türkiye’de Silverlight teknolojisi konusunda yapılan güzel çalışmalara bir yenisi daha, yine Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Teknolojileri Laboratuvarı’dan (ITL) geldi. Silverlight’ı Silverlight kullanarak anlatan öğretim projesine şu adresten ulaşabilirsiniz. Aşağıda tam listesini bulabileceğiniz Silverlight örnekleri konusunda başarı çalışmalar geliştirerek bu alana öncülük eden Prof.Dr.M.Yaşar Özden’i ve ekibini çalışmalarından dolayı tebrik ediyoruz.
İTÜ Robot Olimpiyatları 2008 de , Microsoft Robotics Studio Çalıştayı kapsamında önceden seçilen 8 projeye Lego Mindstorm NXT Robotu ve Microsoft Robotics Studio Yazılımı ücretsiz olarak verilecek
Microsoft tarafından verilecek olan destekler :
- Lego Mindstorm NXT Robotu : Bu robot etkinlik sonrasında da proje ekibinin olacaktır, her ekibe bir adet robot verilecektir.
- Microsoft Robotics Studio Yazılımı CDsi : Yazılım zaten ücretsiz bir yazılımdır, sağlanacak olan CD de MSRS ile ilgili eğitim dökümanları ve örnek uygulamalar da yer almaktadır
- Microsoft Robotics Studio Konusunda Eğitim ve Seminerler : Yarışma gününe kadar çeşitli üniversitelerde ve Microsoft ta MSRS konusunda eğitim ve seminerler gerçekleşecektir. Yarışmaya katılacak olan gruplar bu etkinliklere katılarak MSRS konusunda detaylı bilgi edinebilir, hem de projede geldikleri son aşamayı gösterebilirek projeler hakkında geri bildirim alabilirler.
Bu çalıştayda yarışmaya ve robotunuzu sergilemeye hak kazanabilmek için aşağıdaki başvuru formunu doldurup 10 Nisan 2008 tarihine kadar aşağıdaki linkte verilen adreslere başvuru yapmanız gerekmektedir:
Guardian gazetesi dünyanın en güçlü 50 blogunu belirledi. Listeyi incelediğimde bence Türkiye’deki blog dünyası adına çıkarılacak birçok ders olacağına inandığım için bu konuyu bloguma taşıma kararı aldım, çünkü günümüzde Türkiye’de 10 milyon’un üzerinde blog var ve bu büyük rakamı düşününce bile farklılık yaratmak gerekliliği doğuyor. Gelin önce bu 50 blogdan ilk 20’sini yakından inceleyelim:
İşte İlk 20:
1. The Huffington Post : Politik blog
2. Boing Boing : Teknolojinin politikayla buluştuğu blog
3. Techcrunch : Silikon vadisinin dedikodu blogu
4. Kottke : İlk blogculardan Jason Kottke’nin yeni trendler blogu
5. Dooce : Heather Armstrong’un kişisel günlüğünü oluşturması üzerine işinden atılması ile dünyanın konuştuğu bir terim haline gelen dooce , hayata dair birçok paylaşımda bulunuyor
6. Perezhilton : Hollywood starlarının bilinmeyen dedikodularını sık güncellenen içeriğiyle sunan site birçok olayda inanılmaz hit almıştı
7. Talking points memo : Politik blog
8. Icanhascheezburger : LOL fenomenini başlatan site. Kedi resimleriyle başlayan ama günümüzde LOL programlama dili bile oluşturulmaya çalışılan blog
9. Beppe Grillo : Italyan komedyenin günlük politika üzerine yorumları
10. Gawker : New York merkezli medya dedikodularının blogu
11. The Drudge Report : Dünyaca bilinen politikacıların bilinmedikleri
12. Xu Jinglei : Çin’in meşhur aktiristi Jinglei’nin kişisel blogu, bir ünlünün günlük hayatından kesitler.
13. Treehugger : Çevre dostlarının sürdürülebilir çevre için çalıştıkları blog
14. Microsiervos : Adını Douglas Coupland'ın Microserfs adlı internet değişimini anlatan romanından alan site oyundan graffitiye kadar birçok konuda blog girişi barındırıyor
15. TMZ : Arkasında AOL’nın olduğu ünlüleri her yerde yakalayan blog
16. Engadget : Teknolojideki son noktaların konuşulduğu blog
17. Marbury : Politik blog
18. Chez Pim : Dünyanın dört bir yanından yemek gurmeliğinin yapıldığı ve denemelerin paylaşıldığı blog
19. Basic thinking : Bloglarda yazılmayanı yazmak misyonuyla kurulan site bugünlerde 10 bininci blog girişini yapmış durumda.
20. The Sartorialist : Tasarım dünyasının üzerinde konuştuğu blog
Öncelikle blog dünyasının ilk gereksiniminden başlayalım: devam ettirmek ve sürekliliği yakalamak. Açık olan 10 milyon blogun neredeyse %90’ı 3 aydan uzun bir süredir güncellenmiyor bu da geriye sadece 1 milyon blog bırakıyor. Benim çıkardığım çok net iki gözlem şunlar bu ilk 50’ye bakarak:
- Önemli olan yazılmayanı yazmak: Başka bloglarda veya web sitelerinde yer alan içeriği aynen alıp girmek bir fark yaratmıyor, önemli olan kişisel düzeyde fikirleri yansıtmak böylelikle içtenliği, samimiyeti yakalamak. Fark yaratmak ancak yazılmayanı yazarak olabilir, bunun için de çok iyi bir araştırmacı olmak lazım en başta; teknoloji konusunda yazıyorsunuz ama işin geleceğine dair bir fikriniz yok; veya politik bir blog tutuyorsunuz ama net bir politik bakış açınız ve siyasi bilgi birikiminiz yok; bu durumlar uzun vadede blogunuzun güçsüz olmasına yol açacaktır. Özetle yazılmayanı yazmak kolay bir iş değil; odaklanmak, çalışmak, bilmek ve en sonunda paylaşmaktan oluşuyor bu döngü. Çok blog girişi yapmak değil, içi dolu blog girişleri yapmak önemli olan; ama bunu yaparken de aylar geçmemeli.
- Belirli bir konu başlığı etrafında yazmak: Dikkat ederseniz en güçlü bloglar politik, teknolojik, dedikodu veya ünlü blogları. Politik blogların Türkiye’de ne kadar uzun soluklu olabileceği tartışmalı, bu yüzden teknolojik bloglar, ünlü blogları ve tabiki magazinsel içerikli dedikodu blogları. İlk eksikten başlayalım; ünlü blogları. Türkiye’de ciddi anlamda henüz markalaşmış bir ünlü yok kendi blog tutan; bildiğiniz gibi Amerika’da birçok ünlü video-bloglara bile sahipler; bu yazdıklarımı okuyan ajans sahiplerine önemli bir ipucu vermiş de olayım böylece; ünlü müşterilerinize acilen blog açın; artık tek yönlü bir web sitesi değil iki yönlü ve tamamen kişisel görüşleri içeren ünlü bloglarının popüler olma zamanı. Technoratti’ye bakın Türkiye’den hiçbir sanatçı veya müzik grubu blogu göremiyorsunuz.
Tüm dünya blog dünyasının medyadaki değişim yaratma etkisine odaklanmış durumda, Web 2.0’ın ana oyuncusunun kullanıcının ta kendisi olduğu bir dünyada en güçlü 50 bloga bakarak eminim herkesin kendine çıkaracağı farklı dersler olacaktır. Tüm Listeye bu adresten ulaşabileceğinizi hatırlatırım.
2001 yılında İzmir’de kurulan DevBiz adlı şirket 2007 yılında Microsoft tarafından satın alındı ve böylece ilk satın alınan Türk yazılım şirketi oldu. 12 Mart 2008 tarihinde yapılacak olan 2008 Ürünleri Lansmanı öncesinde şirketin kurucu ortaklarından Hakan Eskici ile görüştüm. Hakan ile yaptığımı keyifli sohbeti yan tarafta bulunan videodan izleyebilirsiniz. Türkiye’den önümüzdeki yıllarda birçok başarı öyküsü çıkarmak dileklerimle. Nasıl ilerlemek gerektiği konusunda Hakan’ın çok güzel önerileri bulunuyor sohbetimiz içerisinde.
RobotTurk haberleri yurtdışı basınından sonra Türkiye’de de ses getirmeye devam ediyor. Milliyet bu başarıyı tam sayfa haber yaptı, Los Angeles’da RobotTurk ekibiyle buluşan Milliyet gazetesi yazarı Şükrü Andaç’ın haberini okumak için tıklayın.
Projeyi gerçekleştiren ekip Ömer Çelik ve Oğuz Bayrakdar iki çocukluk arkadaşı ve ikisi de Aksaray’lı. Onlar için en güzel haber ise sanıyorum Aksaray Gazetesi’nde çıkan şu haber olsa gerek: “Gururumuz Oldular”
Microsoft Türkiye olarak yepyeni bir kampanya başlattık : “Senin Hikayen”. Bu kampanyada amacımız sizlerin paylaşacağınız hikayeleri herkesle paylaşmak. Herkesin anlatacağı bir hikayesi vardır fikrinden yola çıktık ve biliyoruzki herkesin hayatı, en önemli hikayeleridir. Bu kampanyaya katılmak için yapılması gereken tek şey hayatızdan bir hikayeyi resimler şeklinde siteye üye olduktan sonra yüklemeniz. Sonrasında haftanın en çok puan alan kullanıcısı HTC Touch cep telefonu kazanacak ve 3 ay sürecek yarışma sonucunda en çok oyu alan kişi; Vespa (GTS 250), Amerika-New York gezisi ya da yurtdışında dil eğitimi seçeneklerinden birini tercih etme şansı kazanacak. Haydi hemen hikâyenizi paylaşın: www.seninhikayen.com
Silverlight uygulamaları yenilikçilikleriyle Web 2.0 dünyasına yeni boyutlar kazandırmaya devam ediyor, tabiki yaşanan en büyük sorun ise Silverligh uygulamalarını nasıl ve nerede barındıracağınız konusu, çözüm Windows Live’dan geldi: http://silverlight.live.com
Adım adım yapmanız gerekenler:
1) http://silverlight.live.com adresine Live ID’nizle giriş yapın
2) Sol menüdeki “Manage Account” linkinden bir hesap anahtarı yaratın.
3) Sol menüdeki “Manage Applications” linkine tıklayıp yükleyeceğiniz uygulamaya bir isim verin ve zip’li dosya olarak yükleyin. Yükleme sonrası size uygulamanın test linkini ve kendi web sitenize nasıl eklemeniz gerektiğiyle ilgili kodları verecektir.
Hepsi bu kadar, üç adımda Silverlight hostinginiz hayırlı olsun :)
Yazılım geliştiriciler için güzel bir haber vermek istiyorum, MSDN kod galerisi açıldı. Binlerce hazır koda ulaşabileceğiniz galeri sayesinde bir proje yapmadan önce geliştirilmiş diğer projeleri incelemeniz ve daha hızlı bir şekilde kod geliştirmeniz mümkün olacak. Dilerseniz siz de kendi yazdığınız kodları galeriye yükleyip paylaşıma katkıda bulunabilirsiniz. MSDN kod galerisi üzerinde bir proje yönetimi altyapısı yok, bu yüzden amaç codeplex’e benzer bir ortak kod geliştirme yapısı değil, varolan kodları paylaşmak. MSDN Kod Galerisi adresi: http://code.msdn.microsoft.com
Japonya Bilgi Mimarları (iA) grubu tarafından ilk defa geçen yıl hazırlanan Web Trendleri Haritası çok büyük ilgi görmüştü, bu yüzden ekip bu yıl daha da büyük bir proje gerçekleştirerek 300’ün üzerinde Web 2.0 projesini Tokyo tren haritası üzerine yerleştirdi.
Bu harita nasıl okunmalı?
Harita üzerindeki her renk bir kategoriyi simgeliyor: Paylaşım, Araçlar, Teknoloji, Bilgi, Para, Haberler, Sosyal Haberler, Sosyal Ağlar, Tasarım ana kategoriler. Bu kategoriler üzerinde yer alanlar da popüler olan Web 2.0 projeleri ve birbirleriyle olan ilişkileri. Bu haritalar bize Türkiye için çok güzel ipuçları veriyor, eğer aklınızda yeni bir Web 2.0 projesi geliştirmek varsa, bu haritaya bakarak dünyada başarıya ulaşmış fikirlerin neler olduğunu görebilir, rakipleriyle kıyaslamalarını kolayca yapabilirsiniz. Ayrıca keşke böyle bir çalışma Türkiye için yapılsa, büyük resmi görmek çok değerli olacaktır.
Peki Ne Değişti?
Ben bu haritanın 2007 versiyonu üzerine çok konuştum, şimdi elimizde olan 2008’e baktığımdaysa şu çıkarımları kolayca yapmak mümkün;
- İlk olmak önemli değil, sürekli yenilikçi olabilmek önemli
- Tüketici web 2.0’da sürekli yön değiştirebilir, tatminkâr değil
- Uzun vadede kavram kargaşası artacak ve alternatif siteler belki de varolan siteleri yok edecekler
Microsoft Türkiye olarak Avea aboneleri için de Live Messenger hizmeti sunulmaya başlandı. Avea aboneleri 5500 ‘a MSN yazıp mesaj gönderdiklerinde uygulamanın kurulum linki gönderiliyor. Bu servis sayesinde 7,5 milyon Avea abonesi de Windows Live Messenger hizmetinden yararlanmaya başlamış oluyor. Detaylar için buraya tıklayabilirsiniz.
Türkiye’nin %99’luk pazarpayıyla en büyük internet servis sağlayıcısı TTNet, müzik servisini duyurdu. Bu servisi kullanarak 80.000 şarkıya ulaşmak mümkün. Proje tamamen Windows’un Dijital Telif Yönetimi olan DRM ile wma formatında gerçekleştirildi. Ayrıca proje Sharepoint Portal Server 2007 üzerinde çalışıyor. Bu projenin en önemli özelliklerinden birisi MÜYAP ile ortaklaşa gerçekleştirilmiş olması, telif haklarının özellikle müzik alanında korunması böylelikle başlatılmış oldu; TTNet sanatçılara indirilen şarkı bazında ödeme yapacak. En ucuz internet paketi kullanıcısının bile 10 şarkı indirebildiği sistemde güzel bir örnek duyuru yapılmadan önceki sabah yaşandı; sadece sabah saatlerinde 23.000 şarkı indirildi. Özellikle Tarkan’ın yeni albümünün ilk defa TTNetMüzik’den erişilebilir olması bu sayıyı daha da yukarılara taşıyor olacaktır diye düşünüyorum. Eğer TTNet abonesiyseniz hemen telif hakları korunan müzikleri indirmeye başlamak için : www.ttnetmuzik.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Microsoft Türkiye olarak Turkcell ile birlikte Live Messenger’ın mobil versiyonunu duyurduk. Bu Turkcell’in 35 milyon abonesi için büyük bir gelişme, aynı zamanda 23 milyon MSN Live Messenger kullanıcısı için de cep telefonlarından da bu platform kullanabilmeleri güzel bir haber. Turkcell abonelerinin yapması gereken 7777’ye MSN yazıp göndermeleri ve kendilerine gelecek linke tıklayarak uygulamayı kurmaları. Böylece Messenger Nokia 6151, 6233, 6280, 6288, 6630, 6680, N70, N73 ve N95 çalışır hale gelmiş oldu. Detaylar için buraya tıklayarak detaylı bilgi edinebilirsiniz. Ayrıca izlemeyenlere önerim TV reklamını da bu adresten izlemeleri olacaktır.
2007 sonunda duyurduğumuz Windows Home Server evinde birden fazla bilgisayar bulunan aileler için çok büyük olanaklar sağlıyor. Tüm bilgisayarların yedeklerini alabiliyor, fotoğraflar ve videolar tek bir merkezde toplanabiliyor, aile bireylerinin farklı yetkilerle internet bağlantıları sağlanabiliyor ve tabiki televizyonunuzla senkronize ederek yayınları Media Center özelliği sayesinde kaydedebiliyorsunuz. Windows Home Server ekibinin hazırlamış olduğu eğlenceli bir videoyu sizlerle paylaşmak istedim.
24 Ocak 2008’de Microsoft ve Dell işbirliğiyle Afrika’da yürütülen AIDS çalışmalarına destek için (RED) markalı bilgisayar girişimi başladı. Duyurusu Bill Gates, Michael Dell ve Paul David Hewson (bilinen adıyla U2’nun solisti Bono) Davos Ekonomik Forum’unda yapıldı. Ürün satışlarından elde edilen gelir Afrika’ya bağışlanacak. Detaylı bilgiyi şu adresten öğrenebilirsiniz.
Windows Server 2008’in çıkıyor olmasıyla bir önceki sürüm olan Windows Server 2003 biraz yalnız kaldı, bu yüzden ürün ekibi yalnız kalan bu sunucuyla ilgili esprili bir senaryo hazırladı: Lone Server :)
Yeni ürünler çıktıkça bir öncekilerin pabucu dama atılıyor, buna komik bir örnek olarak hazırlanan bu videoda beş yıl öncesinin meşhur ürünü Windows Server 2003’ün şöhreti kaybettiğindeki üzüntüsünü izleyebilirsiniz :)
Lucid Touch yani Türkçe’siyle “Şeffaf Dokunma Teknolojisi”; Microsoft araştırma laboratuvarlarında geliştirilen en yeni teknolojilerden birisi. İnsan-bilgisayar etkileşimi konusunda farklı bir boyut açan LucidTouch mobil cihazlarında kullanımını farklılaştırıyor; mobil cihazın arka yüzeyine dokunarak işlem yapabilmeniz mümkün. Böylece 10 parmakla etkileşimli bir şekilde uygulamaları kullanmanız sayesinde yenilikçi uygulamalar geliştirmek mümkün. Bence geçtiğimiz yıl duyurduğumuz Microsoft Surface bir değişimi tetikledi, bugüne kadar alıştığımız fare-klavye yerine günlük hayatta iletişim kurduğumuz şekle yakın insan-bilgisayar etkileşimini sağlayan teknolojilerin ortaya çıkışı bile hızlandı. LucidTouch da özellikle araç içi kullanımda önem kazanacağına inandığım bir teknoloji, Türkiye’de yeni fırsatlar yaratacaktır. Şu adresten projenin detaylarına ulaşabilirsiniz, ve bu adresten de teknolojiyi anlatan videoyu izleyebilirsiniz.
Web 2.0 vizyonunu bence çok güzel bir şekilde özetleyen bir projeden bahsetmek istiyorum: Basecamp (http://www.basecamphq.com). Proje yönetimi, tanım itibariyle birden fazla kişinin belirlenmiş hedefi belirli bir zaman, kaynak ve maliyeti yönetimini sağlayarak süreci yönetmesi ve projeyi hayata geçirmesidir; bu yüzden paylaşım çok önemli bir bileşen. Tüm parametreleri doğru bir şekilde yönetebilmek gerçekten büyük bir sanat, hele günümüzün küreselleşen iş dünyasında dağınık proje ekiplerini yönetebiliyor olmak daha da büyük bir yetenek. İşte tam bu noktada işin içerisine Web 2.0’ın bileşenlerini de düşünerek ortak bir yapı sunmak doğru bir karar. Basecamp, web üzerinden proje yönetimi yapabilmenizi sağlayan güzel bir Web 2.0 projesi. Sitedeki tanıtım turu sanıyorum size de fikir verecektir. Zaten geçmişte Microsoft Project Web Access kullandıysanız benzer bir yapıyı daha önce deneyimlemişsinizdir.
Son olarak konunun Türkiye'de bilinen uzmanların Oğuz Bayram'ın blogunda yer alan "Proje Yönetimi 2.0" başlıklı yazıları da okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum: www.oguzbayram.com
İstanbul Valiliği etkinlikler sitesinde Silverlight kullanmaya başladı: http://etkinlik.istanbul.gov.tr Üst kısımda göreceğiniz spot etkinlikler kısmı silverlight ile geliştirildi. Ayrıca site tasarım ve içerik olarak tam bir Web 2.0 sitesi diyebiliriz. İstanbul Valiliği bilgi işlem çalışanlarını bu çalışmalarından dolayı kutluyorum.
Meşhur Web 2.0 sitelerinden olan Last.fm (http://www.last.fm) bildiğiniz gibi müzik konusuna sosyal bir ağ oluşturmanıza izin veren sosyal müzik oluşumu. Türkçe sitesi de yayına giren Last.fm’in en yeni özelliği ise artık Windows Mobile yüklü telefon ve cep bilgisayarlarınızda da bu sosyal hareketin bir parçası olabilirsiniz.
Last.fm mobil uygulamalarına kullanmak için Windows Mobile 5 veya 6’ya ve .NET Compact Framework 2.0’a ihtiyacınız var. (Windows Mobile 6’da yüklü geliyor). Keyifli dinlemeler...
Başka bir “Devil Wears Prada” videosunda da yeni ürünümüz olan Microsoft Roundtable tanıtılıyor. Roundtable ürünü Birleşik İletişim vizyonunda önemli bir bileşen, 360 derece toplantılar yapmak, ses ve video aktarmak, telefonferansları kolayca gerçekleştirmek mümkün. Özellikle günümüzün değişen iş dünyasını düşündüğümüzde bu gibi verimlilik araçları hayatı kolaylaştırmaya devam ediyor.
Kasım ayında yeni birleşik iletişim vizyonumuzu duyurmuştuk. Bu konsepti anlatan bir senaryo çekimi yapıldı ve bu senaryo “Devil Wears Prada” üzerine oturtulmuş. Kitabı okuyanlarınız veya filmi izleyenleriniz varsa yandaki videoyu izlediğinizde çok tanıdık sahneler bulacaksınız.Filmde moda dünyasının arka dünyası özellikle de Vogue’un genel yayın yönetmeniz Anna Wintour konu alınıyordu, tabiki bu videoda amaç eğlenceyle birlikte mesajları da vermek, dikkat ederseniz kullanılan tüm araçlar hayal ürünü gibi görünse de Birleşik İletişim vizyonuyla yapabileceklerimiz arasında yer alıyor.
Kod adı Gatineau olan web sitesi analiz aracı olan Microsoft AdCenter Analytics davetiye dağıtmaya başladı. Siz de http://adcenter.microsoft.com/analytics adresinden kayıt yaptırarak bu servisi kullanmaya başlayabilirsiniz. Ayrıca live.com arama motorumuzda bulunan reklam alanlarına reklam vermek istiyorsanız yine bu servisi kullanabilirsiniz.
15 Ocak 2008 tarihi itibariyle Microsoft olarak Mac için Office 2008’i duyurduk. Böylece Mac platformunda verimlilik aracı olarak en fazla kullanılan Office uygulamasına Mac kullanıcıları ilk defa sahip olanlar oldu. Ürünün detaylarıyla ilgili http://www.officeformac.com/blog/ adresindeki resmi blog sitesini takip edebilirsiniz.
CES 2008 tüm dünyada yankı uyandırmaya devam ediyor, yan taraftaki video ise en çok konuşulan konu. Bill Gates birçoğunuzun bildiği gibi Temmuz 2008’de artık Microsoft’taki görevini bırakıyor. Bill Gates’in son iş günü nasıl olurdu diye bir video hazırlanmış; çok eğlenceli gerçekten. Mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Video içerisinde tanıdık yüzler göreceksiniz :)
Tüketici elektroniği şovu CES 2008 başladı. Açılış konuşmasını 15 yıldır gerçekleştiren Bill Gates bu açılışta da çok keyifli bir sunum gerçekleştirdi. Mutlaka tüm videoyu zaman ayırıp izlemenizi öneriyorum: http://www.microsoft.com/ces
Bence Türk yazılım sektörü için dikey uzmanlaşmanın önemini vurgulayan çok önemli bir gelişme yaşandı: 3 Ocak 2008’de düzenlenen bir basın toplantısı ile Esim Yazılım ve Malezyalı Innovision firması 10 miyon dolarlık yazılım ihracatı anlaşmasını Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan’ın tanıklığı ile yaptı. 35 kadar basın mensubu toplantıya katıldı. Basın toplantısı esnasında Esim Yazılım Genel Müdürü Selahattin Bey sık sık Microsoft’un desteğinin ve kullandıkları .NET, SQL, Sharepoint gibi teknolojilerin öneminden bahsetti. Bu hem gurur verici, hem de Türk yazılım sektörünün geleceği açısından umut verici. Son 15 yıldır Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri (HBYS) ve Otomasyonu konusunda uzmanlaşmış bir yazılım firması olan Esim dikey uzmanlaşmanın başarılı sonucunu bize net olarak gösteriyor bence. Haberin detaylarıyla ilgili bilgi için şu adrese bakabilirsiniz.
MSN Live Messenger üzerinden sadece sohbet etmek dışında bence çok enteresan bir örnek MSN üzerinden çay siparişi alınması. Haber şöyle: “Muğla'da çay ocağı işleten Ali Doğan, müşterilerinin çay siparişlerini MSN ile almaya başladı. Bakkaloğlu Pasajı'nda çay ocağı işleten Ali Doğan müşterilerinden diafonla çay siparişi alma devrini kapattı, siparişleri bilgisayardan, çevrimiçi iletişimin vazgeçilmez aracı haline gelen MSN ile almaya başladı. Teknolojiyi yakından takip eden çay ocağı işletmecisi Ali Doğan, “Pasajda 50 esnaf var. 45 esnafta bilgisayar var. Çay siparişlerini MSN ile alıyorum. Diafon devrini tarihe gömdük'' dedi.”
Ama Türkiye’de kullanıcısı 23 milyonu geçen bu platform yazılım geliştirerek de bir sanal satış elemanı veya müşteri temsilcisine çevirmek mümkün. MSN Live Messenger’ı eski adıyla Bot yeni adıyla Windows Live Agents teknolojisini kullanarak kendi geliştireceğiniz bir platforma dönüştürmeniz mümkün bu platformu. Detaylar için http://dev.live.com adresini ziyaret etmenizi öneriyorum.
Facebook üzerinde Imagine Cup 2008 için bir uygulaması geliştirildi. Daron Yöndem'in .NET kullanarak ve gösterimde de Silverlight ile geliştirdiği bu uygulamayı Facebook'taki profil sayfanıza yarışmacı yada yardım ekibi olarak iki farklı seçenekle ekleyebiliyorsunuz.
XBOX 360 Live kullanıcılarına müjde; LOST’un yeni sezonlarını ABC ile yapılan anlaşmayla XBOX 360 üzerinde izleyebiliyor olacaksınız. 31 Ocak 2008’de LOST’un yeni sezonu başlıyor, benim de heyecanla beklediğim dizinin yeni bölümlerini izlemeden önce size bir önerim olacak, geçmiş 3 sezonda neler olduğunu özetleyen 8 dakika 15 saniyelik şu videoyu mutlaka izleyin: http://video.msn.com/video.aspx?mkt=en-US&brand=&vid=4baa3ae2-0eec-45e2-bf0c-316e34e9a7b8
2008 yılında XBOX 360’ın Türkiye’de olmasını planlıyoruz. LOST’u yayınlandığı anda High Definition olarak izlemek bu sayede mümkün olacak. Gelişmelerden sizleri haberdar edeceğim.
Web 2.0’ın önemli bileşenlerinden olan podcastler benim için de önemli bir yer teşkil ediyor ama uzun zamandır yeni bir podcast yayınlayamıyordum; bir defa da üç yeni podcast ile yeniden karşınızdayım. Silverlight konusunda çok soru geliyordu bu yüzden öncelikle ona bir podcast çektim, ardından uzmanlık alanlarımdan biri olan Liderlik konusunda 2 farklı modeli anlattım: Toplam Kalite Liderliği ve Hizmetkar Liderlik. Kalan 7 farklı liderlik modelini de anlatarak toplam 9 farklı liderlik modelinin hepsini anlatmayı hedefliyorum 2008’de. Henüz kesinleşmemekle birlikte 2009 yılı hedeflerimden birisi de Anadolu ve Liderlik üzerine bir belgesel çekmek, bu konuda İZ TV ile görüşmeler devam ediyor, gelişmelerden haberdar ediyor olacağım. Podcast: Silverlight » Podcast: Toplam Kalite Liderliği » Podcast: Hizmetkar Liderlik »
Podcast demişken, uzun bir aradan sonra Podcastlere devam ettiğim için Podcast nedir’i yeniden açıklamak istedim. Bu konuda blog gurularından Yüce Zerey detaylı bir blog girişi yapmış, mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum: http://3yucezerey4.blogspot.com/2007/12/podcast-ne-neden-nasl-nerede.html . Yüce Zere’yden birkaç alıntıyla; Podcast kavramı, ilk olarak MTV VJlerinden biri olan Adam Curry tarafından 2004 yılında ortaya atıldıktan kısa süre sonra oldukça geniş bir kitle tarafından kullanılmaya başlandı. Podcast temel olarak istenildiğinde herhangi bir ses dosyasını RSS’ler aracılığıyla paylaşılmasını sağlıyor. Podcast’i zaman sınırlaması olmayan bir radyo programı olarak da düşünebiliriz. Abone olunan bir podcasti bilgisayarına indiren kişi istediği zaman dinleyebilir... Yazının devamı için tıklayın »
Yazılım geliştirme deneyimine sahip olmadan ,Zengin içerikli web sayfaları oluşturmak Popfly ile artık mümkün.Microsoftun web tabanlı geliştirme platformu olan Popfly, silverlight temelli ve mashup mantığı ile çalışıyor.Kullanıcı dostu arayüzü ve kolay kullanımı sayesinde , Popfly ile tek satır kod yazmadan web uygulamaları geliştirmek çok kolay. http://www.popfly.ms/ adresine girerek deneyebilirsiniz.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bugüne kadar birçok ödül almış olan www.ibb.org.tr sitelerine bir başarı daha eklediler; artık sitenin arama altyapısı Microsoft Live Search kullanıyor. Bu Türkiye’de bu şekildeki ilk entegrasyon çalışmamız oldu böylece, tüm İBB ekibini tebrik ediyorum. Özellikle 6 Kasım 2007’de yapılan güncelleme sonrası Türkiye verileri için yapılan Live Search aramaları rakip arama motorlarına göre çok daha doğru sonuçlar veriyor.
Önemli bir not: IBB web sitesinin Sharepoint Portal Server 2007 olduğunu da hatırlatmış olayım, Sharepoint ile ne kadar kurumsal web projelerinin geliştirilebildiğine çok güzel bir örnek bence www.ibb.gov.tr
Facebook inanıyorum ki Türkiye’de 2008 sonunda 5 milyon üyeye ulaşacak ve 23 milyonluk Live Messenger’dan sonra ikinci en büyük online topluluk olacak. Bu yüzden bu platformu yenilikçi fikirler ve projeler geliştirmek için kullanmak çok mantıklı. Facebook üzerinde bugün varolan çeşitli uygulamalar bulunmakta, eminim sizin de aklınıza keşke şöyle bir facebook uygulaması da ben yazsam diye gelmiştir. .NET kullanarak çok hızlı bir şekilde Facebook için uygulama geliştirebilirsiniz. Bunun için sizlere önereceğim iki farklı proje bulunmakta. İlki FacebookToolkit: http://www.codeplex.com/FacebookToolkit . Facebook Toolkit Clarity Danışmanlık firması tarafından Visual Studio Express takımı için geliştirildi. Hem C# hem de VB.NET destekleniyor. İkinci uygulama da Facebook .NET adlı codeplex üzerinden geliştirilen diğer ortak paylaşım projesi: http://www.codeplex.com/FacebookNET . Her iki uygulama geliştirme kodlarını kullanarak yenilikçi facebook uygulamaları geliştirebilirsiniz. Geliştirdiğiniz uygulamalar olursa bana haber verirseniz, seve seve tüm etkinliklerimizde ve online olarak uygulamanızdan bahsedebileceğimi de hatırlatmış olayım.
Microsoft olarak Facebook'un yüzde 1,6'sına 240 milyon dolar ödeyip ortak olduk. Böylece, sadece 1.500 dolarlık bir yatırımla doğan şirketin toplam değeri 15 milyar dolara ulaştı. Bugün 23 yaşında olan Mark Zuckerberg’in Harvard Üniversitesi’nin yatakhanesinde kurduğu ’Facebook’ ile Microsoft, geçen yıldan beri olan pazarlama ortaklığı işbirliğini internet reklamları konusunda da geliştirdi. Sitenin internet reklamlarını bundan böyle Microsoft satacak. Microsoft’un platformlar ve hizmetler bölümü başkanı Kevin Johnson, "Bu hamle, stratejik ortaklığımıza ve Facebook’a duyduğumuz güvenin güçlü bir ifadesi" dedi.
FACEBOOK, 2004 yılının şubat ayında, 19 yaşındaki Mark Zuckerberg adlı bir Harvard öğrencisi tarafından üniversite yurdundaki yatak odasında kuruldu. Facebook ’un önceleri üyeliği Harvard öğrencileriyle sınırlıydı. Fakat kısa süre içinde önce Boston bölgesindeki diğer üniversitelere, sonra da ülke çapındaki okullara yayıldı. 11 Eylül 2006 ’dan itibaren, herhangi bir elektronik posta adresi olan herkesin kullanabildiği Facebook, dünyanın en çok kullanılan internet sitelerinden birine dönüştü. Sonunda sitenin başarısı dev şirketlerin de dikkatini çekti. Halen 50 milyon aktif kullanıcısı olan Facebook sayesinde izi kaybedilen eski arkadaşlar bulunabiliyor, mevcut arkadaş gruplarıyla daha kolay iletişim kurulabiliyor, dosya, fotoğraf ve uygulama paylaşımları yapılabiliyor. Bir Facebook kullanıcısının ne yaptığı, nasıl hissettiği, neler yiyip içtiği, hangi filmleri ne kadar sevip, ne tür müzik dinlediği profil bilgilerinden kolayca görülebiliyor. Tüm bunlar, pazarlamanın yanısıra, kamuoyu araştırma şirketlerinden, halkla ilişkiler kurumlarına, sosyal bilimcilerden, siyasi partilere kadar birçok kişi ve kuruluş için eşsiz bir kaynak yaratıyor.
İletişim konusunda yan tarafta izleyebileceğiniz videoda çok yakın gelecek anlatılıyor, gördüğünüz birçok senaryo hayal gibi gelse de Birleşik İletişim sayesinde hepsi mümkün hale geliyor. Bu videoyu özellikle içerisinde küçük görünen ama büyük fikirler olduğu için izlemenizi tavsiye ediyorum. Web 2.0'dan Web 3.0'a geçiş için iyi bir yorumlama aynı zamanda, ama bu video Web 2.0 odaklı.
Fotoğraf çekmek yıllardır başlangıç düzeyinde profesyonel yaptığım hobilerim arasında, özellikle gezip gördüğüm yeni şehirleri ve her mevsim ayrı güzel olan Anadolu’nun doğa fotoğraflarını çekmeyi çok keyifli. Bu haftasonu da İstanbul’a yakın trekking alanlarından biri olan Polonezköy’deydik. Polonezköy’deki yürüyüş parkuru sonbahardan kışa geçiş döneminde ayrı bir güzel oluyor, ben de fotoğraf makinemle yüzlerce fotoğraf çektim; içlerinden 10 tanesini birleştirip yan tarafta gördüğünüz panoramik fotoğrafı oluşturdum. 6 Kasım 2007’de duyurulan Windows Live içerisinden çıkan Windows Live Fotoğraf Galerisi yazılımını kullanarak yaptığım bu işlemi sizlerle de paylaşmak istedim.
Panoramik resim oluşturmak için adım adım Windows Live Fotoğraf Galerisi’nde yapmanız gerekenler:
1- Öncelikle eğer kurmadıysanız www.windowslive.com adresinden öncelikle Windows Live ürünlerini kurunuz.
2- Fotoğraflarınızı seçip galeriye ekleyin.
3- “Yap” menü adımından Panoramik Fotoğraf Oluştur adımını seçiniz.
Windows Live Fotoğraf Galerisini sadece panoramik fotoğraflar için değil, etiketler oluşturarak fotoğrafları arşivlemek, Live Spaces ve Flickr’da fotoğrafları kolayca yayınlamak mümkün.
Bu video çok önemli; yakın gelecekte neler olacağını ve bize ne gibi fırsatlar doğabileceğini çok basit bir şekilde anlatıyor. Hayali bir senaryo gibi görünse de yakın gelecekye Windows Live ile hayatımızda birçok değişim yaşıyor olacağız. Bu da bilişim dünyası için yeni fırsatlar demek oluyor. Özellikle Web 2.0’ı konuştuğumuz bugünlerde paylaşım, webcast, podcast, wiki, sosyal ağlar gibi önemli başlıkları düşünerek bu videoyu izlemenizi öneriyorum.
Bu videonun bana düşündürdüklerine gelince; öncelikle sabah trafik durumunu daha yola çıkmadan arkadaşlarının wiki paylaşımları sayesinde öğreniyor, bence Türkiye için hele hele İstanbul için önemli bir çözüm, her sabah trafikte ne kadar zaman kaybettiğimizi söylemeye gerek yok. İkinci olarak otomobiline bindiğinde parmağıyla Windows Live ID login işlemi gerçekleşiyor, şuan 23 milyon Live Messenger kullanıcısı var Türkiye’de; videoda gördüğünüz gibi login işlemlerini tek bir merkezden yapabilecek 23 milyon kişiden bahsediyoruz, Live ID düşünülerek çok yenilikçi projeler geliştirilebilir. Üçüncü olarak araç bilgisayarıyla olan etkileşiminin tamamen ses ile olması yine gelecek hakkında çok güzel bir ipucu bence, Surface videolarında da incelemiştik klavye ve fare’nin ortadan kaybolacağını; insan-bilgisayar etkileşiminde başarının sırrı aracıları ortadan kaldırmak yani doğal dil ile veya dokunarak bilgisayarı kullanabilmek, bence üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir konu; Web 3.0 için anahtar olacak bir dünya yatıyor bu vizyonun altında. Sosyal ağlar özellikle Facebook ile bugünlerde gündemde olsa da sosyal ağların geleceği de çok önemli; araca bindiğinizde gideceğiniz yolun resimlerinin yüklenmesi gibi basit ama çok faydalı servisler hep sosyal ağların desteğiyle sağlanabilir. En önemli kısım ile bence Yazılım+Servisler vizyonunun bir parçası olan arabadan turistik bir şehir turu satın alabilme kısmı; arabanızda GPS var, Windows Live var, internet bağlantısı var, ses tanıma ve konuşma var; sonuç olarak aracınız sizin rehberiniz olabilir. Bu senaryonu günümüzde kullandığımız birçok teknoloji ürününü geliştirme ve eldekilerle daha yenilikçi boyutlara nasıl geçileceğini düşünmeye destek oluyor bence. Sonuç olarak Web 3.0 treni yola çıktı; bu treni kaçırmamak ve yenilikçi uygulama ve altyapılarda bu trenin makinisti olmak mümkün, bu video hakkındaki görüşlerim umuyorum bir nebze olsun farklı bakabilmenizi sağlamıştır.
TRT 2’de her Cumartesi yayınlanan Bilişim Rüzgarı programında bu hafta Atatürk’ü Anma Günü olan 10 Kasım 2007 tarihinde çok özel bir tanıtım gerçekleştirildi. Microsoft Live Photosynth ürünü kullanılarak Anıtkabir’in üç boyutlu fotoğraf koleksiyonu izleyicilere gösterildi. Böylelikle Photosynth ürünü Türkiye’de ilk defa bir televizyon programında canlı olarak gösterilmiş oldu. Bu çalışma sayesinde dünyanın neresinde olursanız olun, Anıtkabir’i tüm detaylarıyla üç boyutlu olarak incelemeniz mümkün olmakta.
Anıtkabir koleksiyonu için yaklaşık 5000 adet fotoğraf çekildi. Koleksiyonun oluşmasında emeği geçen Murat Duman, Emrah Yılmaz, Ali Rıza Babaoğlan, Merve Soner, Berk Gürakan, İlker Acar ve Mustafa Ayas’a çok teşekkürler. 2008 yılında Photosynth ürünümüzün çıkışı ile birlikte Anıtkabir’in üç boyutlu fotoğraf koleksiyonu ilk duyuracağımız koleksiyonlardan biri olacak.
Kısaca Anıtkabir: Atatürk’ün vefatı üzerine Anıtkabir'in yerinin seçilmesi için görevlendirilen komisyon 1 Mart 1941 tarihinde uluslararası bir yarışma açtı. Yarışmaya, Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya'dan toplam 47 proje katıldı. Bu projelerden 3 tanesi komisyon tarafından ödüle layık görüldü. Milli konuyu daha başarılı ifade etmesi ve projenin araziye uygunluğu nedeniyle, Prof. Dr. Emin Onat ve Doç. Dr. Orhan Arda'nın projesinin uygulanmasına karar verildi. 9 Ekim 1944 tarihinde yapıma başlandı. Anıtkabir'in inşası 9 yıllık bir sürede 4 aşamalı olarak 1953 yılında tamamlandı.
TechEd 2007 Barcelona gerçekleşti. TechEd Developer 2007 'ye Türkiye'den müşteri ve iş ortaklarımızdan önemli bir katılım vardı. Açılış konuşmasını Soma Somasegar gerçekleştirdi, yan taraftaki video kutusundan izleyebilirsiniz:
6 Kasım 2007 itibariyle bilişimde bence yeni bir dönem başladı: Windows Live. Microsoft olarak internet servislerimizi tek bir çatı altında topladığımız “Live” girişiminin en yeni ürünü olan Windows Live ; teknolojistler için birçok yazılımı barındırıyor:
Windows Fotoğraf Galerisi : Fotoğraflarınızı kolayca düzenleyin ve paylaşın. Windows Live Writer : Blog yazılarınızı hızlıca ve zengin bir içerikle yayınlayın. Windows Live Mail : Hotmail ve diğer e.postalarınıza bilgisayarınızdan erişin. Windows Live Messenger : Arkadaşlarınızla en yeni paylaşım noktanız. Windows Live OneCare : Online güvenlik için yeni aracınız. Windows Live Toolbar : Live servislerine hızlı erişiminiz için.
Windows Live gerçekten çok önemli, çünkü çok önemli bir vizyonun temel bir yapı taşı. Önümüzdeki yıllarda Windows Live’ın ne kadar büyük bir önem kazanacağını hepbirlikte görüyor olacağız. Siz de bence Windows Live’ı daha büyük bir bakış açısıyla yakından inceleyin: http://www.windowslive.com
"Live Search" farklı arama seçenekleriyle sadece metin, görsel veya video aramanın çok ötesinde bir altyapı sağlıyor. Bu demoda sağlık araması, soru cevap araması, kitap arama ve ürün arama özelliklerini inceliyoruz. Videoyu yan tarafta izleyebilirsiniz.
www.live.com Microsoft olarak duyurduğumuz arama servisimiz. 6 Kasım itibariyle artık geliştirilmiş altyapısı ile karşınızda, Türkçe aramalarda da bence yakın zamanda en detaylı arama yaptığınız arama motoru olacak. Deneyin: www.live.com
Detaylı olarak ilk bakış sunacak içerikte bir videoyu yan tarafta izleyebilirsiniz.
.NET Framework 3.5 Posteri
Yaklaşan Visual Studio 2008 lansmanı öncesi sık gelen sorulardan birisi .NET Framework 3.5'in bir posteri var mı sorusu oldu. Hazırlanmış olan gayet güzel bir poster çalışmasını sizlerle paylaşmak istiyorum:
Herkese iyi bayramlar. Bayramın bu ilk gününde bir bayram şekeri olarak güzel bir uygulama haberi vermek istedim :) Bayram günlerinde aileler arası bağlar normal günlerde olduğundan çok daha fazla artar, akrabalarımızı ziyaret eder geçmişteki günleri de keyifle anarız. Family Show adlı ürün sayesinde ailenizin soyağacını kolayca görsel olarak çıkartmanız mümkün. http://s3.amazonaws.com/vertigo/FamilyShowOverview-broadband.wmv adresinde Family Show adlı ürünün nasıl kullanılacağına dair bir demoyu izleyebilirsiniz.
.NET Framework 3.0 ile gelen Windows Sunum Katmanı (WPF) teknolojisi kullanılarak Microsoft tarafından Vertigo adlı şirkete geliştirtilen uygulama tek tıklamayla çalışan bir uygulama.
Mikro Blog platformu olan twitter artık Outlook ekranınızdan takip edebileceğiniz bir eklentiye sahip: OutTwit yani Outlook + Twitter = OutTwit. http://www.techhit.com/OutTwit adresinden download edebileceğiniz eklenti sayesinde arkadaşlarınızın twitter güncellemelerinden outlook üzerinden haberdar olabileceksiniz. Web 2.0 dünyasında önemli bir adım olan twitter bakalım ne zaman televizyon ekranlarımızda karşımıza çıkacak.
Yeni Zune bugün duyuruldu. Kablosuz senkronizasyon özelliği, genişletilmiş kablosuz paylaşımı, kaydedilmiş televizyon görüntüsünü izleyebilmek yeni özellikler arasında. Detaylar www.zune.net adresinde.
Kim, nerede, ne zaman, ne yapıyor? Çocukken bunun oyununu oynardık, şimdi ise Twitter’dan bu bilgilere ulaşıyoruz. Fikir oldukça basit ama sonuç inanılmaz, tam bir Web 2.0 örneği twitter. Sistem oldukça basit çalışıyor aslında, twitter.com sitesinden üye oluyorsunuz, ardından şuan nerede ne yapmakta olduğunuzu yapıyorsunuz, sadece birkaç satır belki de birkaç kelime, bu kadar. Sonrasında ise arkadaşlarınızı arıyorsunuz, onların twitter hesabını bularak onları izleme listenize alıyorsunuz, onlar bilgilerini güncellediklerinde size de bunun haberi geliyor. En güzel yanı ise SMS ile durum bilginizi dünyanın neresinde olursa olsun güncelleyebilmeniz.
Şimdi diyeceksiniz ki nereden çıktı bu twitter sevdası, kesin tutmaz? Bir toplantı için Bellevue’ya gittim, toplantıya katılacak 18 kişi vardı, toplantı odası kesinleşmediği için twitterdan haberleşme kararı aldık. Ben ofise ulaştığımda nerede olduğuma dair sms yolladım, diğer arkadaşlar da aynısı yapınca kim binada şuan nerede ne yapmakta bilgisine ulaştık ve ortak noktamızda buluştuk. Akşama ise daha ilginç bir şey oldu, otelde ne yapsam diye düşürken diğer arkadaşlarımın birer birer yemek için bir yerlere gittiğini gördüm twitterdan, sohbet etmek isteyeceğim grubun gittiği restoranı Live Maps’den buldum ve soluğu orada aldım. Twitter neden tuttu? Sebebi açık, UGC (User Generated Content) yani kullanıcıların kendi oluşturdukları içerik dünyası sayesinde. Web 2.0’da web’in sahibi kullanıcıların kendisi, twitter gibi basit araçlar sayesinde içerik oluşturmak, bunu RSS sayesinde her yere bağlamak mümkün. Hele popfly gibi araçlar kullanıyorsanız, twitter’daki kişinin nerede olduğunun fotoğraflarını flickr’dan görebilir, Live Maps’den adresi bulabilir ve tüm bunları ortak bir servis olarak kendinize özel tasarlayabilirsiniz.
İlk defa 2005 yılında lansmanını yaptığımız Windows XP Media Center sürümü sonrası Türkiye’de birçok sistem üreticisi Media Center PC üretmeye başladı. Son olarak Windows Vista Home Premium ve Windows Vista Ultimate sürümlerinin içerisinde de bütünleşik gelen Media Center ürünü sayesinde televizyonunu bilgisayara bağlayan kullanıcı sayısı arttı. Sanıyorum Web Guide adlı yani ürün sayesinde bu oran inanılmaz biçimde artacaktır, sunumlarını bu hafta Seattle’da izlediğim ürün gerçekten televizyon, bilgisayar ve cep telefonu arasındaki iletişimi tam anlamıyla sağlıyor.
Ürünü yabancı olanlar olabileceğini düşünerek öncelikle biraz Media Center’dan bahsedeyim isterseniz. Öncelikle Windows Vista Home Premium veya Windows Vista Ultimate yüklü masaüstü/dizüstü bilgisayarınızda televizyon kartı olmalı. Amacımız evinizdeki televiyzon yayını, dvd/vcd, müzik ve fotoğraflarınız için ortak kullandığınız bir arayüzden ulaşacağınız bir altyapı sağlamak. Televizyonunuza gelen yayını bilgisayarınıza aktarıyorsunuz sonra da bilgisayarınızın görüntüsünü televizyona aktarıyorsunuz, hepsi bu. Daha sonra ne mi oluyor; sahip olacağınız media center kumandası sayesinde artık televizyon yayınlarınızı Media Center üzerinden izliyorsunuz, kapı mı çaldı, pause tuşuna basıp TV görüntüsünü durduruyorsunuz, sanki DVD izlermiş gibi, bu sırada Media Center kaçırdığınız kısmı sabit diske kaydediyor, böylelikle yeniden bilgisayar başına geçtiğinizde kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Ayrıca bu özellik sayesinde sabit diskinizin kapasitesi kadar televizyondan görüntü kaydedebileceğinizi de hatırlatmış olayım, DVD kaydedici diye birşeye gerek yok, çünkü Media Center bunun için tasarlanmış bir ürün.
Ayrıca malum dijital fotoğraf makineleri sayesinde bir tatile gittiğimizde yüzlerce fotoğraf çekiyoruz, Media Center sayesinde bunları Slayt Görüntüsü olarak, arka planda isterseniz bir müzik eşliğinde dinleyebiliyorsunuz. Bunun yanında müzik listeleri yaparak, evinizin her noktasına yerleştireceğiniz kablosuz hoperlörler sayesinde istediğiniz müziği istediğiniz yerde dinleyebiliyorsunuz.
Peki gelelim Web Guide’a: Web Guide, Microsoft’un yakın zamanda aldığı bir şirket. Bilgisayarınıza şuan Beta aşamasında olan Web Guide yazılımını ücretsiz olarak kuruyorsunuz, Media Center’daki kanallarınızı burada tanımlayabiliyorsunuz, böylece bir Windows Vista Gadget’ı sayesinde dünyanın neresinde olursa olsun evdeki televizyonunuzdaki görüntüleri izleyebiliyorsunuz. Örneğin çok önemli bir futbol maçı var, Digiturk aboneliğiniz de var ama televizyon evde siz seyahattesiniz, Gadget’ta tıklayarak evdeki bilgisayara bağlanıyor ve maçı kesintisiz olarak izleyebiliyorsunuz. Tabiki bunun için evdeki bilgisayarınızın ADSL ile internete bağlı olması yeterli. Müthiş.
Gelelim son özelliğe, şuan GPRS Edge üzerinden bile rahatlıkla izleyebileceğiniz bir mobil televizyon çözümü Web Guide. İnşallah 2008’de Türkiye’de olacak 3N (3. Nesil) ile daha da hızlanacak bu altyapı sayesinde evdeki televizyonun görüntüsünü nerede olursanız olun izleyebileceksiniz. Bu özellikle son kullanıcılar için hem Media Center’ı hem de cep telefonunu çok önemli noktaya taşıyacak bir adım.
Piyasaya sürülmeden önce 1 milyon adet satan ilk oyun: Halo 3. Tüm dünyadaki oyunseverler 25 Eylül 2007 tarihine kilitlenmiş durumda, oluşabilecek izdihamı önlemek için siparişler 6 ay öncesinden alınmaya başlandı ve bir dünya rekoru kırıldı 1 milyonu geçen satış rakamıyla. Bu hafta Seattle’daydım, hangi oyun mağazasının önünden geçseniz sizi Halo3 posterleri karşılıyor, şimdiden Halo3 ile ilgili oyun dışında herşey satışa çıkmış durumda; t-shirtler, şapkalar, oyuncaklar tüm oyun dükkânlarında raflarda. Oyunu bu kadar ön plana çıkaran ise tabiki Halo ve Halo 2 ile yakalanan büyük başarı. XBOX 360 güçlü platformu sayesinde oyunseverlerin tüm dünyada vazgeçemediği bir platforma dönüştü geçtiğimiz yıllarda, özellikle Halo oyunu da bunu tetikleyen sebeplerden biri oldu.
XBOX 360 fanatiklerinin Türkiye’de de bekleyişi devam ediyor, şimdiden ilk müjdeli haberi vermiş olayım: 2008’de bekleyiş sonra eriyor, XBOX 360 Türkiye’de olacak. Kesin tarihi resmi olarak açıklıyor olacağız ama bu kadarı bile sanıyorum oyunseverler için sevindirici bir haber olmuştur.
Peki bence neden XBOX 360 bu kadar önemli? Sebebi Türkiye’de inanılmaz büyük bir oyun geliştirme platformu kurulabilecek olması. İnanıyorum ki, yazılım alanında son 5 yıldır atmış olduğumuz emin adımları eğer oyun programlama alanında da atarsak dünyaya oyun ihraç eden bir ülke konumuna gelebiliriz. Rakamlarla konuyu inceliyor olacağım bundan sonraki blog girişlerimde ve Türkiye’deki ilginç başarı öykülerinden birini aktarıyor olacağım. bunu tetikleyen sebeplerden biri oldu.
Metin çevirisi ve web sayfalarının çevirisi için Microsoft'un web tabanlı ücretsiz çeviri hizmeti devrede: Windows Live Translator. http://translator.live.com adresinden ulaşabileceğiniz serviste basit bir ekran üzerinden verdiğiniz cümleler altyapıda çalışan bir çeviri motoru sayesinde çeviriliyor, böylece farklı diller arası çeviriler de mümkün, önce ingilizceden almancaya oradan da fransızcaya çevirebilirsiniz. Web sayfalarının çevirisi ise en güzel özellik.
Akıllara ilk gelen soru ise bunun Türkçesi ne zaman çıkacak? Türkçe bu sürümde yer almadı çünkü çeviri sistemine önceden cümlerler ve çevirilerini vererek sistemi eğitmek gerekiyor, şuan 300 bin cümle veritabanımızda var, amacımız 1 milyon cümleye ulaşmak, böylece çeviriler çok yüksek başarı oranında olacaktır. Amacımız 2008 yılı içerisinde Türkçe servisi de duyurmak. Bizi izlemeye devam edin :)
5 Eylül 2007 itibariyle Silverlight 1.0 çıktı. İlk defa Nisan 2007'de yapılan MIX etkinliğinde tanıtılan Sİlverlight uzun süren beta testler sonrası çıkmış bulunuyor böylece. Silverlight Web 2.0 uygulamalarını farklı boyutlara taşıyacak bir altyapı sağlıyor.
Silverlight nedir?: Silverlight platform ve internet tarayıcı bağımsız çalışan, yazılım geliştiriciler ve tasarımcılar için zengin internet uygulamaları ve zengin medya uygulamaları geliştirebilmelerini sağlayan .NET tabanlı bir eklentidir.
Microsoft ve Novell tüm Linux sürümlerinde çalışacak Silverlight sürümü için çalışma başlattıklarını duyurdu: Moonlight. Moonlight FireFox, Konqueror ve Opera ile çalışacak.
Türkiye'nin ilk Silverlight uygulaması NTV'nin canlı yayını oldu. ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü tarafından geliştirilen proje alanında ilk olma özelliğine sahip oldu. Projenin mimarı daha önce de Türkiye'nin ilk internetten canlı yayınını gerçekleştiren Prof.Dr. Yaşar Özden. Tebrikler...
Silverlight kullanılarak Microsoft Live Search üzerine inşa edilmiş yeni bir arama motoru geliştirdik: www.tafiti.com
Swahili dilinde “arama yap” anlamına gelen Tafiti; sahip olduğumuz arama deneyimini Silverlight teknolojisini kullanarak arama oturumlarının kaydedilebildiği, çoklu aramaların yapılabildiği bir platform sağlanıyor. Bunun yanında Silverlight ile tasarlanan altyapı sayesinde Web’de aramanın dışında, Resim Arama, Haber Arama, RSS Arama ve Kitap Arama seçenekleri de bulunuyor. Bence en yaratıcı özelliği ise arama sonuçlarını ağaç görünümünde sunarken ilk defa gerçek bir ağaç olarak sonuçlarının görüntülenmesi en beğendiğim özelliği oldu Tafiti’nin.
Silverlight sayesinde varolan kullanıcı deneyiminin ne kadar değiştirilebileceğine çok güzel bir örnek oluşturuyor Tafiti, bakalım Türkiye’nin ilk yaratıcı Silverlight uygumasını kim hayata geçiriyor olacak. Unutmayın yenilikçi projeleriniz varsa elimizden gelen desteğe hazırız.
Dünyayı gerçek anlamda üç boyutlu hale getiren Photosynth, uzay mekiği meraklıları için NASA koleksiyonu duyuruldu. Dört farklı resim koleksiyonundan oluşan NASA resimleriyle Houston’a gitmeye gerek kalmadan uzay mekiğini, kalkış rampasını, uzay mekiğinin içini incelemeniz mümkün: http://media.labs.live.com/photosynth/NASA/default.htm
Photosynth çok önemli bir adım, gerçek dünyayı sanal bir dünyaya aktarmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Tek yapmanız gereken aynı mekanın birden fazla açıdan çekilmiş resimlerini Photosynth programına vermeniz, program resimleri özel resim işleme yöntemleri kullanarak önce belirli noktalardan biraraya getiriyor, sonrasında ise gölgeler ve derinlik hesaplamaları ile üç boyutlu hale getiriliyor. Sonuç olarak ortaya yaşadığımız dünya aynı haliyle sanal bir dünyaya aktarılabiliyor. Böylelikle hiç gitmediğiniz yerlere gitmeniz, hiç görmediğiniz önemli eserleri görmeniz mümkün. Henüz programın son kullanıcı için bir versiyonu yok, koleksiyonlar Microsoft araştırma ekipleri tarafından yaratılıyor.
Gelelim güzel habere; Türkiye’yi bu yeni sanal dünyada da en iyi şekilde tanıtabilmek için kolları sıvadık. Önce Sultanahmet Meydanı ve Anıtkabir ile başlama kararı aldık, çeşitli fotoğraf kulüplerinin desteğiyle bunu gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu konuda Microsoft Türkiye ile ortak çalışma yapmayı düşünen kulüplerin taleplerini bekliyoruz.
Özellikle fotoğrafçılık ile ilgilenenler için çok yeni bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum; Microsoft Research içerisinde yer alan etkileşimli medya grubu tarafından HD View’i duyurdu. Bildiğiniz gibi bu yıl çıkan birçok HD (High Definition) kayıt yapan fotoğraf makinesi ve kamera çıktı, böylece “4 Gigapixel” fotoğraf çekebiliyor, video görüntüsü kaydedebiliyorsunuz. Asıl sorun bu resimleri çektikten sonra web ortamında nasıl görüntüleyeceğimizdi? Bu soruna çözüm için HD View geliştirildi, tek yapmanız gereken http://research.microsoft.com/ivm/HDView.htm adresinden 1MB civarındaki eklentiyi yüklemeniz, böylelikle Internet Explorer üzerinden örnek sitelere eriştiğinizde orada resimi kolayca görüntüleyebilecek ve zoom seçenekleri sayesinde 4 Gigapixel olan bir fotoğrafta bile rahatlıkla tüm detaylarıyla gezebileceksiniz.
Peki sistem nasıl çalışıyor? Yan taraftaki fotoğrafta gördüğünüz gibi aslında tarayıcı ekranınız bir kameraya dönüşüyor ve yüzlerce parçaya ayırdığı resmi parça parça bize gösteriyor ve bunu yaparken zoom yaptığımız kısımdaki resimlerin yüklenmesine öncelik veriliyor, asenkron olarak çalışan bu yapı sayesinde tüm resmin temel görüntüsünü görebiliyor, faremizdeki scroll sayesinde detaylarına inebiliyoruz. Resimlerin nasıl çekildiğine dair bilgiyi http://research.microsoft.com/ivm/HDView/HowDone/howdone.htm adresinden öğrenebileceğiniz gibi, yazılım geliştirme takımının blogunu http://hdview.spaces.live.com adresinden takip edebilirsiniz.
Imagine Cup 2007 dünya finalleri bu yıl Güney Kore’de gerçekleşti. Türkiye’yi İstanbul Teknik Üniversitesi Pare.net projesi ile temsil etti. Bu yıl da juri olarak seçilmeme rağmen iş yoğunluğum nedeniyle katılamadığım yarışmada Yazılım Tasarımı dalında birinciliği Tayland, ikinciliği Kore, üçüncülüğü de Jameyka kazandı. Tüm kategorileri kazananların listesi için http://imaginecup.com/About/News.aspx adresine bakabilirsiniz.
Her yarışmadan ders çıkarmak gerektiğini düşünüyorum, bu yıl katılan ekibe yarışma sonrası yaptığımız toplantıda başarı için önemli faktörleri sordum. Gelecek yıl katılacak ekibe tavsieleri, geliştirdikleri ürünü mutlaka gerçek dünyada test ettirmeleri, çünkü bu yıl juri İTÜ ekibinin projesini çok beğense de gerçekten işe yarayıp yaramadığını somut örneklerle gösteremedikleri için finale taşıyamadıklarını belirtmiş. Bu yıl katılan ekibi yeniden tebrik ediyorum; sunumlarıyla, yeni arayüzleriyle, kısa tiyatrolarıyla, demolarıyla bir harikaydılar; gelecek yıl Imagine Cup 2008’e katılacaklara mutlaka ekibin blog sitesi olan http://parenet.spaces.live.com adresini takip etmelerini öneriyorum.
Öğrencilere özel olarak hazırlanan Channel 8 bugün duyuruldu: http://channel8.msdn.com . Farklı tasarımıyla ön plana çıkan Channel 8; tüm dünyadaki öğrencilere özel içeriği tek bir çatı altında buluşturmayı hedefliyor. Video bazlı içeriğiyle Imagine Cup dahil birçok Microsoft etkinliğinden de görüntüler sağlıyor olacak. Diğer Microsoft kanallarıyla ilgili bir hatırlatma da yapmış olayım:
Windows Live ekibi durmak bilmiyor :) yeni ürün Live Search Club duyuruldu. http://club.live.com adresinden inceleyebileceğiniz bu yeni servis internet üzerinden oynayabileceğiniz yeni oyunlar ve bu oyunları oynayarak elde edeceğiniz puanlarla kazanacağınız hediyeleri içeriyor. Hem oyun oynayıp, hem de sinema konser biletleri kazanabilirsiniz. Oyun meraklılarına duyurulur.
Yüzey Bilişimi (Surface Computing) bence 2007 yılının en önemli gelişmelerinden biri oldu Microsoft Surface sayesinde ve herkes için heyecan büyüyerek devam ediyor. İlk etapta geçtiğimiz aylarda blogumda anlattığım ve seminerlerde video demolarını yaptığım Surface üzerine yapılabilecek senaryolar giderek artıyor ve klasik insan-bilgisayar etkileşimde değişim beklendiğinden daha hızlı olacak diye düşünüyorum. İlk videoları izledikten sonra Surface’ı sadece yüzeyine dokunabildiğiniz bir masa olarak hayal etmiş olabilirsiniz ama asıl can alıcı “nokta her yüzeyin bir Microsoft Surface olabileceği”. Duvarlar, mutfak tezgahınız, aracınızın ön konsolu, fabrikalardaki üretim tezgahları, asansörlerdeki duvarlar, toplantı odaları, çocuk oyun salonları vs. vs. kısaca yüzey olan heryer yani dünyanın kendisi.
Örnekleyecek olursak; toplantı odalarında ortak kararlar görsel alınabilmek için bugün kalem, tahta, kağıt, flipchart, pano gibi birçok kırtasiye malzemesi kullanılıyor ve bunlardan notları tekrar bilgisayara aktarmak için ayrıca zaman harcamanız lazım; oysa toplantı odasının camları “Yüzey Bilişimi” için uygun olsa herkes cam üzerinde oluşan görüntülerle çok daha verimli çalışabilir çünkü ekip çalışmasına imkan sağlanmış olur, bir fare ile bunu asla yapamazsınız. İkinci bir senaryo olarak mutfağı düşünelim. Mutfak tezgahında interaktif yemek tariferi olabilir ve size her an yardımcı olur; Microsoft olarak yaptığımız bir araştırmada bilgisayarın en az ev hanımları tarafından kullanıldığını tespit ettik, yüzey bilişimi sayesinde onların da vazgeçemeyeceği bir yazılım + servisler senaryosunu hayata geçirmiş oluyorsunuz.
Üçüncü bir senaryo olarak odanızın tüm duvarlarının yüzey bilişimine uygun olduğunu düşünün; tüm oda duvarınızda istediğiniz resimleri istediğiniz yere konumlandırabilir, hatta çerçevelerin içerisine çektiğiniz videoları koyup oynatabilirsiniz, ve tabiki tüm duvarları içine alan 3.boyutu size yaşatacak bir oyun oynayabilirsiniz; odanız tamamen kişiselleşiyor. Fabrikada işçiler ve üretim mühendisleri üretim bantlarında onlara yardım eden yüzey bilişimi sayesinde ek bir eğitime ihtiyaç duymadan kolayca ürünleri oluşturabilirler. Son olarak Popular Mechanics’in kıdemli teknoloji editörü Gleen Derene’nin Microsoft Surface ile ilgili video ropörtajını izlemenizi tavsiye ediyorum: http://link.brightcove.com/services/player/bcpid932579976?bclid=932553050
Özetle yüzey bilişimi, bence geleceğin en önemli bilgisayar-insan etkileşimi altyapısı olacaktır, yukarıda verdiğim örnekler hızlıca aklıma geliverenler; bu örnekleri derinleştirmek, projelendirmek, “eğitim-finans-sağlık-çevre-üretim-telekom” gibi pekçok sektöre özel proje üretmek sizlerin elinde. Şov yeni başlıyor, hiçbirşey için geç kalınmış değil :)
Windows Live ekibi eski adı Live Folders olan yeni adıyla Windows Live SkyDrive (http://skydrive.live.com) olan ürünü duyurdu. İlk etapta 500MB’lık bir alan veriliyor Windows Live ID’si olanlara, bu alanda;
Kişisel dosyalarınızı sadece sizin erişebileceğiniz şekilde depolayabilirsiniz. Özellikle birden fazla bilgisayar kullanıp veri taşımaktan sıkılanlar için çok faydalı olacağına eminim.
Arkadaşlarınızla dosya paylaşabilirsiniz. Bu sayede paylaşmak istediğiniz resimleri, videoları, dokümanları kolayca sadece istediğiniz kişilerle kolayca paylaşmanız mümkün.
Dilerseniz tüm dünyaya açık bir şekilde dosyalarınızı paylaşabilirsiniz. Özellikle Blog tutanlar için çok faydalı olacağına eminim, böylece blog üzerinden paylaşmak istediğiniz dokümanları Windows Live SkyDrive’a yükleyip, linkini blog adresinizden yayınlayabilirsiniz. Windows Live Spaces kullanan birçok kişiden bu soruyu almıştım, işte artık çözümü var.
Ürün şimdilik çeşitli bölgeler için açılmış durumda, yakında Türkiye’de bu bölgeler arasına eklenecek. Yandaki soapbox videosundan özelliklerini izleyebilirsiniz.
Bu yılki Teched Amerika açılışı oldukça ilginç yapılmıştı, üzerinden uzun zaman geçti ama vakit bulup bloga ekleme fırsatım olmadı. Tam versiyonunu da izleyince mutlaka paylaşmalıyım dedim. Video’da oynayanlar Sunucu ve Araçlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Bob Muglia ve geleceğe dönüş filmlerinden tanıdığımız Christopher Lloyd. İlk 5 dakikası için yandaki soapbox ekranını kullanabilirsiniz ama asıl hikayenin devamı ise tam versiyon olan: http://www.microsoft.com/winme/0706/29992/teched_.asx adresinde.
Yeni görevimden dolayı Amerika’da Orlando’dayım. Açılışını Bill Gates, Steve Ballmer ve Kevin Turner’ın yaptığı toplantı tek kelimeyle muhteşemdi; yoğun program içerisinde beni en çok etkileyen ve ilk olarak bahsetmek istediğim konu “Connectome Projesi”. Harvard University’den Prof. Jeff Lichtman, Prof. Clay Reid ve Dr. Bobby Kasthuri liderliğinde yapılan bu proje gelecekte insan beynini üç boyutlu olarak görmemizi ve içerisinde gezinmemizi sağlayacak bir teknoloji sağlıyor. Bu kapsamı gerçekleştirebilmek için Microsoft ile birlikte yürüttükleri projede şimdilik fare beyin hücreleri kesitiyle çalışıyorlar ve bizlere bunun üzerine bir demo yaptılar, yapılan demonun 17.000 kişilik salonda uyandırdığı etkiyi anlatamam. Altyapıda kullanılan teknoloji ise “Seadragon”.
Live Labs’in en son ürünlerinden olan Seadragon; şuan kullandığımız ekran deneyimini bir kenara bırakarak tamamen yeni bir bakış açısıyla, verinin boyutu veya ağın bant genişliği konularını düşünmeye gerek kalmadan, duvar boyutundaki ekranlarda küçük mobil cihazlara kadar tüm ekranlarda yepyeni bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Konuyla ilgili olarak henüz indirip kullanabileceğiniz ürün yok ama size tavsiyem http://labs.live.com/Seadragon.aspx adresini ziyaret ederek ürünle ilgili detaylı bilgiye erişmeniz olacaktır.
Size önerim http://epresence.tv/Presentation/192 adresindeki Live Labs’de Mimar olarak görev yapan Blaise Aguera y Arcas’ın TED2007’deki sunumunu izlemeniz. Konu gerçekten çok ilginç noktalara gidecek diye düşünüyorum; alıştığımız klavye ve fare yavaş yavaş tarihe karışmaya başladı diyebiliriz. Bahsettiğim gibi Seadragon beni en fazla heyecanlandıran yeniliklerden biri oldu, diğer önemli konuları da yeni blog yazılarımla paylaşmaya çalışacağım.
Orlando ziyaretimin ilk gününün diğer özelliği ise bugün 29. doğumgünüm; kutlama için arayan ve e.posta yollayan herkese çok teşekkür ediyorum buradan :) Orlando Universal City Walk’dan bir görüntü ile ilk güne veda edelim.
HTC’nin en yeni telefonu HTC Touch çıktı. Üzerinde yer alan Windows Mobile 6.0 işletim sistemi sayesinde birçok yeniliği barındırdığı gibi en mükemmel özelliği yeni FLO yazılımı. Dokunmatik ekran üzerinde parmağınızla menüler arası geçişler yapmak inanılmaz keyifli, alışkın olmadığımız yeni bir kullanıcı arayüzü. Yandaki videoyu izleyin:
Şuana kadar kullandığım birçok cep bilgisayarında karşılaştığım birçok zorluk bu yeni özellikler sayesinde ortadan kalmış oluyor. Normalde tek elle bir telefon numarası arayıp bulmak, menüler arası gezinti yapmak oldukça zordur, cep bilgisayarları hayatı kolaşlaştırdıkları kadar bir o kadar da zorlaştırıyorlardı HTC Touch yokken. HTC Touch’ın web sitesini mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum: http://www.htctouch.com
Her geçen gün Silverlight kullanılarak geliştirilen projelere bir yenisi ekleniyor. Tim Sneathbunları aşağıdaki linkler olarak toparlamış, kendisine buradan teşekkür ediyoruz ve sizlerle paylaşıyoruz:
Microsoft olarak Popfly adlı paylaşım projemizi duyurduk. Popfly günümüz web dünyasının vazgeçilmez başrol oyuncuları olan mashup’ları, gadget’ları, web servislerini, web parçacıklarını ve daha birçok aracı paylaşabilecekleri bir topluluk girişimidir. Böylelikle mashup mantığında bir geliştirme yapmak kolaylaşmakta, yapılanlara da kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Size tavsiyem mutlaka http://go.microsoft.com/fwlink/?LinkID=91175 adresindeki 15 dakikalık Popfly sunumunu izleyin, nasıl çalıştığını hızlıca çözmüş olacaksınız.
8-9-10 Mayıs 2007 tarihlerinde Imagine Cup 2007 yarı finallerini İstanbul, İzmir ve Ankara’da gerçekleştirdik. Bu yıl ilk defa yarı final uygulaması yapma kararı aldık, çünkü geçmiş yıllarda edindiğimiz deneyimler bize gösterdi ki, yarışmaya katılan öğrenciler jurinin yaptığı değerlendirme sonucunda belki ürünlerini daha iyi hale getirebilirler ve ödül alması muhtemel gruplar yurtdışında da ödül alabilmemiz için daha yoğun bir efor harcayarak projelerini mükemmelleştirebilirler. Bu yüzden 35 proje grubunun katıldığı yarıfinallerden 10 proje grubunu finalist olarak belirldik. Finalistler 15 Haziran 2007’de finalde yarışacaklar. Final herkese açık olarak gerçekleştirilecek, bu yüzden gelecek yıllarda Imagine Cup yarışmasına katılmayı düşünenler bu finali izlemeye bence mutlaka gelmeliler.
Uygulama arabirimlerinde kullanıcı deneyiminin önemi gün geçtikçe artıyor. Web istemcilerinde özellikle Web 2.0 teknolojileri ile ivmelenen kullanıcının doğal tepkilerine uygun, interaktif web uygulamalarının sayısının hızla arttığını görmekteyiz. Duyurularını NAB ve MIX’07 etkinliklerimizde yaptığımız Silverlight ve Silverlight Streaming teknolojileri yazılımcılara ve tasarımcılara hayallerindeki interaktif kullanıcı arabirimlerini oluşturmaları konusunda önemli olanaklar sunuyor. Silverlight ve Silverlight Streaming teknolojileri tarayıcı ve platform bağımsız farklı medya içeriklerinin web üzerinden sunulmasına olanak tanıyor. İlgili teknolojilerin sağladığı animasyon ve video desteği ; zengin medya deneyimine sahip interaktif web uygulamaları geliştirmeyi kolaylaştırıyor. Silverlight ‘ın sunduğu yüksek çözünürlüklü, tam ekran HD video desteği özellikle dijital medya yayıncılığı yapan kuruluşların oldukça ilgisini çekecektir.
Resmi web sitesi üzerinde oldukça etkileyici örneklerini bulabileceğiniz Silverlight ve Silverlight Streaming teknolojilerinin hem tasarımcıların hem yazılımcıların hem de interaktif pazarlama dünyasındaki profesyonellerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum.
Microsoft olarak insan-bilgisayar etkileşimde yeni bir dönem başlangıcı diyebileceğimiz “Microsoft Surface” teknolojimizi duyurduk. Bugüne kadar bilgisayarı klavye ve fare gibi bir araç ile kullanabiliyorduk, Microsoft Surface sayesinde dokunarak bilgisayar kullanmamız mümkün hale geliyor. Basit bir dokunmatik kiosktan çok daha öte, bir bilgisayarda yapabildiklerimizi kolayca bu platform üzerinde kolayca gerçekleştirebiliyoruz. 30” boyutlarında olan bu küçük bir masa şeklindeki bilgisayar ile birçok yenilikçi senaryoyu hayata geçirmek mümkün, aşağıdaki birinci örnek videoda nasıl bir yenilikçilik yaklaşımından bahsettiğimizi görebilirsiniz:
Bu örnek videoda Microsoft Surface teknolojisiyle geliştirilen birkaç farklı demoyu görebilirsiniz:
2001 yılında Microsoft Araştırma (MSR) ekibinden Andy Wilson tarafından başlatılan Microsoft Surface çalışmaları ilk meyvesini 2003 yılında verdi, 2004 yılında ilk 85 prototipi ortaya çıkan ürün son halini 2007 yılında aldı. 2007 yılı sonunda satışına başlanacak bu ürün ilk olarak oteller, eğlence merkezleri gibi mekanlarda yaygınlaşacak, tahmini satış fiyatının 5000 $ - 10000 $ arasında olması planlanan ürün birçok Microsoft İş Ortağı için de yeni fırsatlar anlamına geliyor.
Bu örnek videoda da Microsoft Surface teknolojisiyle geliştirilen farklı sektör çözümlerini görebilirsiniz:
Bazen anlamsal web olarak da adlandırılan semantik web mimarisini anlamak için
önce semantik kelimesinden başlayalım. Semantik; anlamı araştırmak demektir,
Yunanca Semantikos yani gerçek anlam kelimesinden gelmektedir. Semantik web
teknolojileri açık standartlar sayesinde anlamı verinin döküman içeriğinden
ayrıştırmamızı sağlar. Eğer bilgisayar bir dökümanın semantiğini anlarsa, artık
sadece o dökümanın içerisindeki karakterleri algılamaz, dökümanın "anlamını"
öğrenebilir.
Semantik web verinin uygulamalar arası, kurumlar arası, topluluklar arası paylaşılabilmesi
için bir altyapı sağlamaktadır. Semantik web, verinin makineler tarafından anlamlandırıldığı
bir veri paylaşımıdır. Semantik teknolojiler anlamı ontolojiler kullanarak anlatmaktadır.
Semantik Web Teknolojileri
RDF yani Kaynak Açıklama Altyapısı (Resource Description Framework) semantik
web için temel veri modelidir. Bu model farklı değişim formatları olan RDF/XML,
N-Triples, N3 ve Turtle için baz teşkil etmektedir. Semantik dünyanın kalbini
ise Ontoloji'ler oluşturmaktadır, bu yüzden de OWL yani Web Ontoloji Dili (Web
Ontology Language) tüm açıklamaları ve ilişkileri yapabilmemiz için kullanacağız
teknoloji olacaktır. Semantik web teknolojilerinin kullanımına güzel bir örnek
FOAF (Friend of a friend) uygulamasıdır, özellikle günümüzün sosyal ağları olan
web projelerini düşündüğünüzde anlamsal weble hayata geçecekleri hayal etmek
bile güç.
Semantik Web'in Faydaları Neler Olacak?
Öncelikle fiziksel dünyadaki farklı cihazların internete erişmesi ve karar
mekanizmalarıyla interneti yönetmeleri ilk önemli fayda olacak. Web servisleri
artık cihazlar arası erişim için kullanılacak ortak bir dil olacak ve ona ontolojiler
ile anlam katılarak yorumlanacak, sadece veri dünyası geçmişte kalacak. Geleceğin
bilgi dünyasında veriye ulaşmak için kullandığımız arama mantığı neredeyse tamamen
değişmiş olacak, bu da verilerin yapısını değiştiren bir değişimi tetikleyecek.
Sonuçta insanlık için geleceğe dair çok önemli bir adım atılmış olacak ve dünya
üzerinde bulunan bilgi daha anlamlı hale gelerek inanılmaz bir hızda büyüyecek.
Sonuçta gelecek daha farklı bir gelecek olacak. Semantik web konusunda yeni blog girişlerine devam edeceğim, ama öncesinde yorumlar rica ediyorum, siz semantik web konusunda neler düşünüyorsunuz?
5 Ocak 2007'de Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde 2007 yılının popüler konusu olan "Web 2.0" konusunda konuşmacıydım, benim çok keyif aldığım bir seminerdi doğrusu, içerisinde Voltran'dan Kara Şimşek dizisine kadar birçok örnek vardı web 1.0 ile ilişkilendirdiğim. Web 2.0 örnekleriyse bugünlerde yaşadığımız internet dünyasının gözde web siteleriydi, peki ya "Web 3.0" ne olacaktı? Öncelikle ne zaman "Web 3.0" zamanındayız artık diyecektik ve "Web 3.0" neleri içerecekti? İşte tüm bu cevaplar için araştırmalar yaptım ama kimsenin net birşey söylediğini literatür taramamda bulamadım ve sonunda Web 3.0'ı Mehmet Nuri Çankaya olarak tanımlamam gerektiğine inanarak düşündükleri modellemeye başladım. 25 Ocak'daki seminerin sonunda 2-3 slayt ekledim Web 3.0 ile ilgili ama seminer sonrası da bana en fazla gelen sorular bu yönde oldu. Bu yüzden konuyu bloga taşıyıp sizlerle paylaşmak istedim.
Hızlıca; Nedir bu Web 3.0?
Kısaca, en özet haliyle "Web 3.0; internet kontrolünün insanın elinden
çıktığı web dünyasıdır". Web 1.0 insanlar tarafından yaratılan internet
uygulamalarının kullanıldığı bir dünya iken Web 2.0 insanlar tarafından Web
1.0 mantığıyla yaratılan internet uygulamalarının değiştirilebildiği, kontrolün
insan eline geçtiği bir dünya olmuştur. Web 3.0 kontrol cihazlar arası etkileşimle
internetin kendi kendini yaratacağı bir web dünyasıdır. Semantik web dünyası
da Web 3.0 dünyasının başrol oyuncusu olacaktır.
Web 1 varmış bir yokmuş...
1991 yılında dünyada serüven başladı, Türkiye'de ise 1995'lerde ilk ciddi web
siteleriyle karşılaşmaya başladık. Öncesinde ODTÜ sonrasında Ege Üniversitesi'nde
başlayan internet çıkışları sayesinde Türkiye 0822'li hatlar üzerinden bedava
internetin keyfini yaşadı, hemen sonrasında ilk internet servis sağlayıcılar
oluşmaya başladılar ve internet kısa bir süre sonra ücretli hale geldi. Eğer
4 yıl daha ücretsiz bir internet bağlantısı sağlansaydı emin olun 2007 yılındaki
internet abonesi sayısına çok daha öncesinde ulaşmış olurduk, neyseki web 1.0
dünyası geride kaldı. Biz de ilk kurumsal web siteleri HTML kodlarıyla yazılmaya
başlarken dünyada sadece Netscape önderliğinde bir browser dünyası vardı, tabi
ki Windows 98 ikinci sürümlere Internet Explorer gelinceye kadar, kısa zaman
içerisinde Microsoft'un başarılı ürünü Internet Explorer tüketicilerin tercihi
oldu ve artık sadece HTML değil, DHTML yani dinamil içerikler de destekleniyordu.
2000 yıllarda web 1.0 altın çağlarını yaşadı, dünyada dotcom şirketler hızlıca
yükseldi ve toplu halde büyük bir patlamayla battılar. Ayakta kalanlar ise kendilerini
Web 2.0 dünyasına hazırlamış olanlardı.
Şirketlerde ise uygulama geliştiricilerden artık windows uygulamaları yerine
dağıtımı kolay olan web uygulamaları isteniyordu, Active Server Pages (ASP)
gibi teknolojiler sunucu taraflı uygulama geliştirme mimarisi sayesinde birçok
yazılımcının yeni platform seçimini web olarak değiştirmişti. Ayrıca 2000'li
yıllarda oluşmaya başlayan web servisleri ise Web 2.0'ın ötesinde Web 3.0 için
mükemmel bir altyapı oluşturuyordu ama kimsenin pek ilgi gösterdiği yoktu o
yıllarda. Özetle web 1.0'da kontrol içeriği oluşturanların elindeydi, kullanıcılar
sadece izleyiciydiler.
Yaşadığımız Web 2.0 Dünyası...
Bugünlerde son sürat ilerleyen dünya ise web 2.0 dünyası. Bence bu dünyada
ilerlemeyi ve son noktayı sağlayan blog'lar oldu. Uzun yıllar blog
demedim, günlük kelimesini kullandım ama o kadar bilinen bir kelime haline geldi
ki blog artık dalganın tersine yüzmemeye karar verdim ben de. MSN Space, Blogger
gibi servislerin dışında kişilerin kendi bloglarının büyümesi ve blogları podcastlerin
hatta sonrasında webcastlerin sarmış olması gelişmeyi daha da hızlandırdı.
Artık web dünyasında kontrol kullanıcıların elindeydi, ne isterlerse yazabilir,
konuşabilir, izletebilir, tartışabilirlerdi. Web 2.0 dünyası XML teknolojisinin
sunduğu en büyük senkronizasyon aracını türetmişti: RSS
Really Simple Syndication. Böylece artık blogları, podcastleri, webcastleri
ve daha birçok içeriği RSS sayesinde kontrol edebiliyorduk. Açıklık çok önemliydi
ve wikipedia'nın "Edit This Page" linki bunun en güzel göstergesiydi,
artık içerik yöneticileri yoktu wiki mantığı vardı, herkes içeriğin bir
ucundan tutabilirdi. Bu işleyiş değişikliğiyle halkın kendi yönettiği içerik
sistemleri oluşmuştu; folksonomy denen bu yaklaşım
Web 1.0'ın bittiğinin en somut göstergesiydi.
Teknoloji açısından baktığımızda AJAX yani Asenkron
JAvascript ve Xml teknolojisi dünyayı sarstı ve sarsmaya devam ediyor ama AJAX
ne birşey değildi. 1998'den beri tanıdığımız ve kullandığımız XML teknolojisiyle;
yılların eskitemediği eski web teknolojisi Javascript yeniden hayata dönmüştü.
Başrolde de XmlHttpRequest nesnesinin oynadığı bu yeni filmde yeni olan ise
Asenkron çağrılarla web dünyasının işleyiş mantığındaki değişme olmuştu. Bu
değişiklik web'in gücüne güç kattı ve hatta sırf bu yüzden Web 2.0 = Ajax'tır
diyenler bile oldu. Oysa bizim flickr.com, digg.com, zillow.com, wikipedia.org,
del.ico.us gibi Web 2.0'ın özelliklerini taşıyan sitelerden öğrendiğimiz gibi
sosyal ağlarişin mimarlarıydı ve şimdiye
kadaretiketmantığında yazdığım diğer teknolojiler
de bunun altyapısıydı.
Web 3.0
Güç gitgide birbiriyle konuşan sistemlere ve otomatik karar alma ağaçlarıyla
birlikte oluşan ontolojilere dönüşüyor web dünyasında. O yüzden yazımın en başında
web 3.0 = internet kontrolünün insanın elinden çıktığı web dünyasıdır ifadesini
kullandım. Gelin, böyle mi değil mi konusuna semantik web başlıklı blog girişimi
okuduktan sonra karar verin.
Bankalar için Web 2.0
Gitgide hayatımızın parçası olmaya devam eden Web 2.0 konusunda sektörel bazda bilgiler vermek istiyorum. İlk olarak bankacılık sektöründen başlamak istedim. Web 2.0 içerisinde yer alan blog, podcast, webcast gibi teknoloji başlıklarını ve paylaşım-topluluk yaklaşımlarını düşündüğümüzde bankacılık sektörünün ne ilgisi var diye düşünebilirsiniz ama ben inanıyorum ki eğer bankalar günümüzdeki internet bankacılığı ile devam ederlerse uzun vadede Web 2.0 üzerine kurgulanmış internet stratejileri olan rakipleri tarafından yavaş yavaş yok edilecekler. Gelin sırayla neler yapılabileceğini inceleyelim:
Öncelikle Türkiye’nin nüfusunun %60’nın 30 yaşının altında olduğu gerçeği var, bu da yeni banka müşterilerinin Web 2.0 teknolojilerinin tutkunları olduğunu gösteriyor, bu kitle henüz büyük paralar ile işlem yapmadıkları için bankanın hedefinde olmayabilir ama onların 10 yıl sonra bankanın en büyük müşterileri olacağı gerçeği uzun vadede yatırımın ne kadar anlamlı olduğunu gösteriyor. Bu yüzden varolan internet şubesinin dışında farklı bankacılık enstrümanlarında internet kullanılmalı. İlk örnek olarak bankacılık konusunda deneyimi az olan müşterilerin faydalanacakları uzman blogları olmalı, bu kişiler digg.com gibi fikirlerle belli hisse senetleri, yeni döviz trendleri konusunda fikir paylaşımlarında bulunmalılar, içlerinden çıkacak gurular olacaktır zamanla, bu kişilerin de yapacaklar podcastler genç yatırımcılara yol gösterecektir. Birçok bankada çalışan finansal danışmanlar arasından bir grup eminim internetin gücü keşfedecek ve hem kendilerini hem de bankalarını marka haline getireceklerdir, bakalım ilk finansal blogger sahibi banka kim olacak?
İkinci olarak belki de en hızlı yapılabilecek olacak RSS desteğinin bankacılık işlemlerine eklenmesi. Havale EFT gibi işlemlerden sonra e-dekont veya SMS alınabilir şuan ama tam bir işlem takibi yapabilmek imkansız çünkü gelen e.postayı ve sms’i siliyoruz, oysa bir RSS Feed olsa benim hesaplarıma ait ve güvenli bir erişim yetkilendirmesi sayesinde outlook veya internet explorer gibi araçlar üzerinde bulunan RSS okuyucular sayesinde sürekli takip edebilsem? Ayrıca sürekli takip ettiğim hisse senetleri ve çeşitli borsa işlemlerinde RSS desteği alabilsem? Günlük bono ve tahvillerimin getirilerini RSS olarak görebilsem? Kurumsal hesabımın RSS’inde yapılan ödeme ve beklenen ödemeleri maaş bilgileri dahil RSS’den izleyebilsem. Bakalım bunu Türkiye’de ilk hangi banka yapacak, eminim bu fırsatı gören banka RSS’in bir sonraki faydalarını görmekte gecikmeyecektir.
AJAX teknolojisi kesinlikle internet şubelerinde kullanılması gereken bir mimari ama bu teknolojiyi javascript olarak zaten kullanan bankalar var. Ama bahsettiğim kullanıcı deneyimi daha farklı bir boyut, sayfaların asenkron olması bu konuda sadece ilk adım, özellikle WPF/E gibi yeni mimariler kullanılarak, vageçilmez bir deneyim yaratılabilir. Zengin web 2.0 uygulamalarını önümüzdeki yıldan itibaren görmeye başlayacağız dünyada da.
Peki nereden başlamak lazım, bence ilk önce RSS ve Blog şirket içinde kullanılmalı ve gücü gerçek anlamda görülmeli çalışanlar tarafından. Yaratılan katma değeri müşteriye de nasıl yaşatabiliriz sorunu üst yönetimden zaten gelecektir, böylece web 1.0 dünyasında yapıldığı gibi hayal satmak ve büyük yatırımlar yaparak üst yönetimi hayal kırıklığına uğratmak değil yaşayarak kendilerinin istemesini sağlamak mümkün olacaktır. Özellikle RSS’in kurumsal iş akışlarında standart olacağına eminim, aklın yolu bir, bakalım döküman yönetimi sistemleri kendi XML standartlarıyla daha ne kadar RSS’e direnebilecekler.
Son olarak Web 2.0 stratejilerinde unutulmaması gerekenin kullanıcıları sürekli dinlemek ve onların içeriğe destek olmalarını sağlamak gibi potansiyelleri desteklediğinden emin olmak lazım. Tek taraflı kurulumunu yaptığınız hiçbir teknoloji Web 2.0 mimarisine uygun olmayacaktır, her türlü yeniliği paylaşmak ve geminin dümeninde müşterilerin olduğunu bankanın hissettirmesi gereklidir.
Çok önemli bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum: Microsoft olarak bir Türk yazılım şirketini olan devBiz’i satın aldık. 9 Eylül Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü mezunu Hakan Eskici ve Ahmet Ali Akkaş tarafından kurulan devBiz Business Solutions, artık Microsoft bünyesinde faaliyet gösterecek. Bence bu Türkiye yazılım sektöründeki büyük gelişmenin en somut örneğidir, devBiz kurucularını tebrik etmek istiyorum. Çok önemli bir konu olan Team System konusuna yatırım yaptılar, olmayan ama çok önemli ihtiyaçları karşılayan bileşenleri yazdılar ve ürünleri dünyaca ünlü oldu. Özetle eğer küresel rekabette başarılı olmak istiyorsak, devBiz gibi dikey uzmanlıklara giderek kendi kategorimizi yaratmalı ve burada birinci olmalıyız, başarı zaten odaklanma sayesinde gelecektir. Amaç Hindistan olmamak, yani ucuza kalitesiz iş yapmamak, tam tersi odaklanıp başarıyı liderlikle yakalamak. Yeniden İzmir’li girişimcileri tebrik ediyorum.
Yaklaşık 2001 yılından bu yana birlikte projeler gerçekleştirdiğimiz değerli Aytaç Özay’ın “.NET ve Mobil Teknolojileri” adlı kitabı çıktı. Seçkin Yayınevi'nden 975 02 0394 7 ISBN numarası ile çıkan kitap kendi alanında bir ilk olma özelliğine sahip; http://www.seckin.com.tr/urun.aspx?productID=9803 adresinde detaylı inceleyebileceğiniz kitabın bence en önemli özelliği hem ASP.NET Mobil Kontrollerini hem de .NET Compact Framework’u içeriyor olması. .NET ile mobil uygulama geliştiren herkesin okuması gereken çok önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Aytaç’ı da bu başarılı çalışmadan dolayı kutluyrum. Son olarak kitabın önsözünde bana teşekkür ettiği için onur duyduğumu da belirtmek istiyorum.
Nüfus ve ARGE ile Bilişim İlişkisi
Yeditepe Üniversitesi’nde yürütmekte olduğum doktora çalışmamda aklıma takılan bir konuyu araştırma kararı aldım, özellikle Hindistan ziyaretim sonrası acaba ülke nüfusunun fazla olması ülkenin bilişimle kalkınıp kalkınamayacağını etkiler mi? İkinci olarak da bir akademisyenle yaptığımız görüşmede Türkiye’de Arge’den öncelikli önemli olan onları tek bir çatı altında hareket edebilir hale getirmek, girişimcilik ve Arge’ye aşırı önem vermemek üzerine olan görüşünü araştırmaktı. Farklı kaynaklardan veriler alarak ülkeleri karşılaştırdım ve sonuç olarak nüfusun bilişim sektörünü büyüterek ülkenin kalkınmasına etkisi olmadığını, tam tersine ARGE’nin de çok önemli olduğunu araştırma sonucu olarak buldum.
BYTE Mart 2007 sayısı için yazımı "Web 3.0" üzerine yazdım. Kısaca, en özet haliyle “Web 3.0; internet kontrolünün insanın elinden çıktığı web dünyasıdır”. Web 1.0 insanlar tarafından yaratılan internet uygulamalarının kullanıldığı bir dünya iken Web 2.0 insanlar tarafından Web 1.0 mantığıyla yaratılan internet uygulamalarının değiştirilebildiği, kontrolün insan eline geçtiği bir dünya olmuştur. Web 3.0 kontrol cihazlar arası etkileşimle internetin kendi kendini yaratacağı bir web dünyasıdır. Semantik web dünyası da Web 3.0 dünyasının başrol oyuncusu olacaktır.
Semantik Web
Bazen anlamsal web olarak da adlandırılan semantik web mimarisini anlamak için önce semantik kelimesinden başlayalım. Semantik; anlamı araştırmak demektir, Yunanca Semantikos yani gerçek anlam kelimesinden gelmektedir. Semantik web teknolojileri açık standartlar sayesinde anlamı verinin döküman içeriğinden ayrıştırmamızı sağlar. Eğer bilgisayar bir dökümanın semantiğini anlarsa, artık sadece o dökümanın içerisindeki karakterleri algılamaz, dökümanın “anlamını” öğrenebilir.
Semantik Web Teknolojileri
RDF yani Kaynak Açıklama Altyapısı (Resource Description Framework) semantik web için temel veri modelidir. Bu model farklı değişim formatları olan RDF/XML, N-Triples, N3 ve Turtle için baz teşkil etmektedir. Semantik dünyanın kalbini ise Ontoloji’ler oluşturmaktadır, bu yüzden de OWL yani Web Ontoloji Dili (Web Ontology Language) tüm açıklamaları ve ilişkileri yapabilmemiz için kullanacağız teknoloji olacaktır. Semantik web teknolojilerinin kullanımına güzel bir örnek FOAF (Friend of a friend) uygulamasıdır, özellikle günümüzün sosyal ağları olan web projelerini düşündüğünüzde anlamsal weble hayata geçecekleri hayal etmek bile güç.
...Web 3.0 hayatımızı nasıl değiştirecek ve dahası için BYTE Mart 2007 Sayısını Mart'ın ilk günlerinde bayinizden alabilirsiniz...
Microsoft, geleceğin okulu için bir girişim başlattı, Philadelphia’da bulunan bir okulla pilot olarak başlatılan proje 21. Yüzyılda öğrencilerin değişen ihtiyaçları ve teknolojinin doğru adaptasyonu konusunda öncülük edecek. Programla ilgili detaylı bilgiye http://www.microsoft.com/education/schooloffuture.mspx adresinden ulaşabilirsiniz.
Kuantum Fiziğini merak ediyor musunuz? Blogumda bugüne kadar hiç bu filmi izleyin demedim, ama bu filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum. 2004 Şubat ayında çıktığında Amerika’yı sarsmıştı, ben de Nisan 2004 Amerika’dayken izleme fırsatı bulmuştum ve filme hayran kalmıştım. Zaten 2004 yılında Houston worldfest uluslararası bağımsız filmler festivali, Sedona uluslararası film festivali, Ashland bağımsız filmler festivali gibi festivallerde en iyi film, en iyi belgesel ödüllerini alması ardından Amazon.com’da 4 ay boyunca ilk 10’da kalmıştı. Filmin devamı niteliğinde olan “Down the rabbit hole” sizi çok farklı bir Quantum Fiziği dünyasına götürüyor. Olasılıklar üzerine yepyeni bir dünya tanımak istiyorsanız, bu filmi izlemelisiniz. 2004 yılında çıkan ilk versiyonu Türkçe’ye de çevrildi “Ne Biliyoruz ki” adıyla, “Down the rabbit hole” versiyonu ise şimdilik sadece yurtdışından getirtilebiliyor. Bu yeni versiyondaki 5 saatlik quantum içeriği ilk filmi izledikten sonra size tüm detaylarıyla konuyu anlatıyor. Yazılacak çok şey var quantum hakkında, ama filmi izleyeceklerden ricam film hakkında görüşlerinizi yorumlar bölümüne yazmanız, böylece kim ne düşünüyor birlikte fikirlerimizi paylaşmış olacağız. (Filmin web sitesi: http://www.whatthebleep.com/rabbithole
Ben bilgisayar yazılımlarına Oyun Programlayarak başlamıştım, ama 1989 yılında maalesef Commodore 64 üzerinde oyun yazabiliyorduk Türkiye’de ve ben de meşhur oyunum olan Rocky’i yazmıştım, sonrasında Amiga ile oyun dünyasında özellikle grafik alınanda büyük değişim yaşanırken 2007 yılında geldiğimiz nokta çok daha şaşırtıcı. Oyun programlama ile ilgileniyorsanız veya ilgilenmeyi düşünüyorsanız artık sizler için geliştirilmiş bir Microsoft ürünü var: XNA Game Studio Express. XNA çapraz platform çalışmayı sağlayan bir uygulama geliştirme mimarisi, geçmişte ayrı altyapılar üzerinde çalışan Windows ve XBOX 360 artık ortak bir XNA Framework altyapısında buluşuyor. XNA Game Studio Express ile de oyun yazmak çok kolay bir hale geliyor. Sevdiğim bir site olan Coding4Fun sitesinden download ettiğim Tiny Tenis ile 5 dakika içerisinde oyun yazabildiğimi görmek her ne kadar beni mutlu etse de, 1989’ları hatırlayarak farklı duygular içerisine de soktu. Tavsiyem XNA Development Center’ı ziyaret ederek bu konuda kendinizi geliştirmeniz olacaktır: msdn.microsoft.com/directx/xna. Keyifli oyunlar..
Windows Vista ile gelen önemli teknolojilerden birisi olan Windows Presentation Foundation (WPF)’in farklı platformlarda da çalışabilmesi için geliştirilen WPF / E yani Windows Presentation Foundation Everywhere bize çok yeni ufuklar açıyor. Aralık 2006 CTP sürümü ile hazırlanan sayfa çevirim örneğini mutlaka incelemelisiniz: http://channel9.msdn.com/playground/wpfe/pageturn/default.html Web 2.0 sonrası internet dünyası çok hızlı değişiyor ve inanıyorum ki XAML büyük bir değişim yaratacak. Bu konuda değerli dostum Ecir Uğur Küçüksille’nin başlattığı ve henüz tasarım aşamasında olan www.xamlnedir.com büyük bir açığı dolduracak ve XAML konusunda türkçe içerik sağlayacaktır.
WPF’e bir örnek olarak da New York Times gazetesinin sunduğu okuyucuyu denemelisiniz: http://www.nytimes.com/downloadtimesreader . Yeni nesil kişiye özel gazetenin hazırlandığı şu günlerde bu tip uygulamalarla kullanabilirliği yükseltmek, bizlere gerçek gazete okuma keyfini ve fazlasını sunuyor. CIO El Kitabı adlı kitabımda da belirttiğim gibi yakın gelecekte kişiye özel dergilerle de karşılaşıyor olacağız, çünkü “size özel” hazırlanan herşey küreselleşen dünyanın vazgeçilmezi oluyor. Bakalım WPF bize daha ne gibi deneyimler yaşatacak.
Arkas Holding'in Bilişim şirketi BİMAR yine değisik yaklaşımı ile farkını ortaya koydu. Izmir Yuksek Teknoloji Enstitüsü kampüsünde yer alan teknopark'da kendine 500 m2'lik yer alan BİMAR, çalışanlarının stresslerini atmaları için bir oyun ve spor alanı ayırmış. Yazılım uzmanları, masa tenisi, dart, satranç, tavla gibi oyunlar oynayarak ve tavana asılı kum torbalarını yumruklayarak streslerini azaltıyor. Bimar Bilgi İşlem Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü Hakan Erdem, sadece üretim odaklı düşünmediklerini belirterek, “Fiziksel yorgunluğu yatarak, uyayarak gidermek mümkün. Ancak beyin yorgunluğu çok farklı. Özellikle yazılım üretiminde konsantrasyon çok farklı. Yazılım üretmede beyinle çalışırken en önemli unsurlardan biri beyni rahatlatmak. Çalışanlara rahat bir ortam sunmaya çalıştık. Dart, masa tenisi, kum torbası, tavla, satranç koyduk” diyor. Şehir merkezinden, gürültüden uzak bir ofiste çalışan yazılım uzmanları da bu çalışma ortamından gayet memnun. Kendileri için hazırlanan ortamda oynadıkları oyunlarla ve kum torbasıyla stres atıyor.
Microsoft olarak robot uygulamaları oluşturmak isteyenler için Windows temelli bir yazılımı ücretsiz bir şekilde kullanıcılara sunduk. Microsoft Robotics Studio ile hobi olarak ilgilenenler ve ticari uygulama geliştirmeyi düşünenler kolayca robot yazılımları yapabileceği gibi robotlar ile ilgili yazılım yapmayı öğrenmek isteyenler için de güzel ve ücretsiz bir araç. Download adresi: http://msdn.microsoft.com/robotics . Birçok robot donanımı da destekleniyor, örnek olarak Lego Mindstorm RCX, Lego Mindstorm NXT, iRobot Roomba, Phidgets ve fishertechnik bunlardan sadece birkaçı.
Ayrıca Görsel Programlama Dili olan Visual Programming Language (VPL) ile robot uygulamaları yazmak da çok kolay. Ayrıca gerçek bir robota gerek kalmadan simulasyon yapılabilmeniz, kolayca dağıtımı gerçekleştirebilmeniz de ürünün en önemli özelliklerinden. Eğer robot programlama ilginizi çekiyorsa, bence mutlaka http://msdn.microsoft.com/robotics/learn/default.aspx adresinden konuyla ilgili mükemmel hazırlanmış dokümanları inceleyip robot programlamaya başlamalısınız.
Son günlerde bana gelen sorularda sık sık AJAX ve Atlas konusu hakkında bilgi isteniyor. Ben de bunu blog’a taşımanın mantıklı olacağını düşünerek kısa birkaç bilgi vermek istedim. Bildiğiniz gibi AJAX yani Asynchronous JavaScript and XML; web uygulaması geliştirirken istemci tarafında daha zengin teknik ve görsel özellikleri hayata geçirebilmemizi ve bunu yaparken asenkron olarak web uygulamasından XMLHTTP kullanarak sunucu taraflı kodları tetikleme hatta web servisleri çağırabilme özellikleriyle uygulamamıza yeni bir mimari yapı getirebilmemizi sağlıyor. İlk zamanlarında sadece Internet explorer gibi araçlar için bir ActiveX olarak yayınlanan bu asenkron özellik artık tüm bilinen browserlar tarafından destekleniyor. Böylece alışık olduğumuz istek-cevap (response-request) mimarisinden farklı olarak web uygulamalarımız daha akıllı ve esnek bir yapıya dönüşebiliyorlar. Bu yüzden Microsoft yeni bir ürün adı duyurdu; “Atlas”. Atlas’ın amacı bunu ASP.NET 2.0 ile sağlamak, bildiğiniz gibi ASP.NET 2.0’un tasarım amacı web uygulamalarını daha kolay, güvenli, performanslı ve genişleyebilir hale getirmek, bu yüzden Atlas da AJAX geliştirme ve uyarlama işlemlerini kolaylaştırarak Visual Studio 2005 ve Visual Web Developer Express için desteklenen bir altyapı olarak geliyor.
Birkaç örnek verecek olursak; Gmail’in hızı ve esnekliği eminim sizi etkilemiştir, altında çalışan yapı Ajax. Outlook Web Access, Virtual Earth (http://virtualearth.msn.com/) ve http://www.start.com da Atlas mimarisi üzerine kurulu. İlk defa PDC’de izlediğim bir sunumda Atlas’ı duymuştum ama daha sonra değerli Scott Guthrie’in blogunda gelişmeleri okudukça araştırmaya devam ettim. Scott’un özellikle http://weblogs.asp.net/scottgu/archive/2005/06/28/416185.aspx adresindeki blogunu okumanızı öneririm. Ayrıca sadece ASP.NET 2.0’da değil ASP.NET 1.1’de de kullanmak isterseniz önereceğim adres www.schwarz-interactive.de olacaktır.
Atlas hakkında detaylı bilgi edinmek ve örnek kodlara bakmak için mutlaka http://atlas.asp.net/quickstart/default.aspx adresini sizlere öneriyorum.
“Blended-Learning" Yüksek Lisans Programı
Netron Institute of Technology ve University of Portsmouth arasında gerçekleştirilen işbirliği sayesinde Türkiye'de İngiltere'den Yüksek Lisans diplomasına sahip olabilmekteydiniz ve artık b-learning olarak yüksek lisans yapabiliyorsunuz. Özellikle İstanbul dışında olup Bilişim sektöründe üst düzey kariyer hedefleyenler için güzel bir fırsat olduğunu düşünüyorum.
B-learning nedir?
Blended-learning yani karma eğitim, hem sınıf ortamında fiziksel olarak eğitimi hem de elektronik şekilde uzaktan eğitimi kapsamaktadır.
Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen “b-learning” eğitiminde, öğrencilerimiz her ayın son Cumartesi günü Netron Institute of Technology’de akademisyenleri ile fiziki olarak buluşma imkanına sahip olmaktadırlar. Böylece PgD kısımda e-learning şeklinde eğitim alan öğrencilerimiz 50 saat sınıf ortamında ders görmektedirler. B-Learning sisteminde gerçekleşen dersler hem internet üzerinden takip edilebilmekte hem de sınıf ortamında dinlenebilmektedir.
1,5 yıl süren Yüksek Lisans programında derslerimizi 15’e yakın Doçent ve Profesör vermektedir. Bunun yanısıra b-learning ögrencıleri sektorün lider isimleri ile başarılı projelerinin detaylarını inceleyebileceğiniz aylık seminerlerimize katılma hakkına sahip olmaktadır.
23 Ocak 2006 tarihine kadar süren kayıtlar için 444 0 638 nolu telefonu arayabilirsiniz.
Netron olarak Türk Hava Yolları için kargo yükleme ve uçak teknik özellikleri eğitimlerini e-learning ortamına taşıdık. Yöneticiliğini yaptığım bu projede sivil havacılık temel prensipleri, uçak yapısı, yükleme, apron güvenliği, aerodinamik, uçağa etki eden kuvvetler, uçakların hareket eksenleri, uçuş kumandaları gibi başlıklar yer alıyor. Hazırlanan e-learning eğitiminde gerçek video görüntüleri, ses, animasyon gibi etkileşim ve eğitim verimliliğini sağlayan tüm unsurlar yüksek teknolojiden yararlanılarak sunuluyor. Böylece geleneksel sınıf ortamında dahi yapılamayan ölçümlemeler, gerçekleştirilen e-learning altyapısı sayesinde kolaylıkla sağlanabiliyor. Eğitimi alanların etkileşimini artırmak için de uygulama bünyesine değerlendirme soruları ve küçük oyunlar eklendi. Kullanılan video ve seslerle de, eğitim içeriğinin bilgisayar ortamında anlaşılırlığının ve etkisinin yükseltilmesi sağlandı.
Microsoft .NET ve Macromedia Flash teknolojileri XML mimarisi kullanılarak ortak çalışır hale getirilen uygulamanın proje mimarı Tural Aliyev’i ve yazılım geliştiricisi Derya Doğan’ı bu başarılı çalışmalarından dolayı kutluyorum.
Kasım ayında iki önemli isim aramızdan ayrıldı. Çok değerli Tuncer Üney, Bilişimin Türkiye’deki neferlerinden biriydi. Hayatı boyunca kendisini Türkiye’de bilişimi yaygınlaştırmak ve Türk Toplumunu bilgi toplumu haline getirmeye adadı. Türkiye’de bilişim adına ilk diyeceğimiz birçok projeye imza attı, bugün sahip olduğumuz teknolojiler ulaşmamızda büyük emek harcadı. 12 Kasım 2005 tarihinde Muğla yakınlarında geçirdiği trafik kazasında vefat etti, Ailesine ve tüm sektöre başımız sağolsun diyorum.
İkinci kayıp ise 11 Kasım 2005’de vefat eden Peter Drucker. Yönetimde guruların gurusu, 95 yaşında hayata gözlerini yumdu. Yönetim alanında ortaya koyduğu eserler, yaptığı bilimsel çalışmalar asla unutulmayacak.
Netron'da İş İmkanı
Netron'da yürüttüğüm Akademik çalışmalarda benimle birlikte çalışacak; üniversitelerin son sınıfında veya yeni bitirmiş olan, özellikle İşletme, MIS bölümlerinden 2 kişi arıyoruz. Strateji ve Pazarlama konularında kendisini geliştirmeyi düşünenler için güzel bir fırsat olacağını düşünüyorum. İlgilenenler benimle iletişime geçerlerse sevinirim.
Fütüroloji (Gelecek Çalışmaları) bugünkü ekonomik, teknolojik ve sosyal eğilimlerden yola çıkarak, gelecekte var olacak akımları öngörmeye çalışan, orta vadeden uzun vadeye uzanan bir gelecek çalışmasıdır. Seminerlerde verdiğim örneklerde, kitaplarda ve köşe yazılarımda anlattığım gelecekte bizler için gelecek fırsatlarından bahsediyorum. Bu yüzden bu derneğin kuruluşunda yer almayı çok istedim. Tüm Fütüristler Derneği artık faaliyetlerine başladı. Başkanlığını değerli Alphan Manas'ın yaptığı derneğin bir üyesi olarak sizi de mutlaka bu derneğe üye olmaya davet ediyorum. Geleceği gelin birlikte şekillendirelim: www.futurizm.org
Son birkaç yıldır seminerlerde anlattığım kod adı “Longhorn” olan yeni Windows işletim sisteminin adı belli oldu: “Windows Vista”. Windows Vista 2006 yılı sonunda piyasada olacak. Beta 1 sürümü ise 3 Ağustos 2005 tarihinden itibaren yazılım geliştiricilere ve IT profesyonellerine dağıtılmaya başlanacak. Beta 2 sürümü 2006’nın ilk aylarında çıkacak olan ürünün adı olan “Vista” kelimesinin Türkçe karşılığı güzel manzara, güzel görüş veren açı olarak geçiyor.
Ürünün ile ilgili detaylı bilgiyi bulabileceğiniz web sitesi adresi ise : http://www.microsoft.com/windowsvista
Imagine Cup Türkiye Yarışmasına Herkes Davetlidir
Organizasyonunda 2002 yılından bu yana yer aldığım eski Üniversitelerarası .NET Proje Yarışması yeni ve uluslararası adıyla "Imagine Cup" bu yıl 10 Haziran 2005 tarihinde İstanbul'da Işık Üniversitesi'nde düzenlenecek Imagine Cup 2005 için heyecan dorukta. Projeleri görmek ve seminerlere katılmak için herkes davetlidir.
Yer: Işık Üniversitesi, Maslak Kampüsü
Tarih: 10 Haziran 2005 Cuma
Program:
08:30-12:00 : Proje Değerlendirmeleri
12:00-13:15 : Öğle Yemeği
13:15-13:30 : Finalistlerin Açıklanması
13:30-19:00 : 12 Finalist Projenin Sunumları
19:00-20:00 : Ödül Töreni
“Wallop’mu o da neymiş?” diyorsanız yeni internet çılgınlığından haberiniz yok demektir. Internetin sosyal ağı amacıyla Microsoft tarafından geliştirilen “Wallop” Türkiye’den ve dünyadan yoğun ilgi görüyor (http://www.mywallop.com). Wallop internetin topluluklar anlamında bir sonraki adımı olarak görünüyor bence, çünkü içerisinde çok önemli bileşenler var. Öncelikle arabirim Flash, o yüzden daha kullanıcı dostu bir yapı sizi karşılıyor. Yapabilecekleriniz; Resim yükleme ve paylaşma, davet sistemi ile topluluklar ve kişiler arası iletişimi arttırma, MP3 yükleme, blog oluşturma ve blog okuma aklıma ilk gelenlerden. MSN Space ve Yahoo 360 bu alanda yapılan diğer çalışmalar ama arayüzleri ve içerikte yapılabilenler Wallop kadar gelişmiş değil. Gelecekte mobil cihazların yüksek hızlarla internet erişiminin olacağı ve bu bağlantının kesintisiz olacağını düşündüğümüzde wallop’u veya benzeri bir uygulamayı cep telefonlarımızda göreceğimize kesin gözüyle bakıyorum. Bunu yapan ilk şirket gerçekten büyük bir başarıya imza atacaktır, özellikle Türkçe desteğinin olması çok önemli bir adım bence. Bu yüzden Türk şirketleri bir adım önde bence Türkiye için.
Wallop şimdilik test amaçlarıyla sınırlı sayıda kullanıcıya açık olsa da üye olanlar yoluyla davetiye edinilip üye olunabiliyor. Eğer wallop’u test etmek isteyen varsa bana iletişim formum üzerinden talepte bulunabilir size bir davetiye yollayabilirim veya yakınlarınızda bir wallop üyesi olabilir, varsa ondan da bir davetiye alabilirsiniz.
Haber: Güvercin Deneyi...
İsrail'de yaşanan ve Türkiye'de yaşanması pek muhtemel olan bir durum.
Israil'de ADSL hizmetinden memnun olmayan bir grup internet kullanıcısı, geniş bant internetin (ADSL) hâlâ internet kullanımında yeterli hız tatminini vermediğini anlatmak için ilginç bir deney gerçekleştirdiler. Israil'de Galile gölü kenarindaki Ohalo kentinde toplanan internet tutkunları, posta güvercini ile toplamda 4 GB tutan birkaç hafıza kartını (Memory Flash Card) 100 km mesafedeki Ramat Hasharon'a gönderdiler. Güvercinle eş zamanlı olarak ADSL'den 4 GB'lik bir data transferi de aynı şehirdeki bir internet adresine transfer edilme işlemi başlatıldı. Kuş uçuşu mesafedeki 100 km'lik yolu 2 saat 17 dakikada katettiginde ADSL'den aynı bilgiler hâlâ transfer halindeydi. Bu deney güvercin ile bilgi trasferinin, hızı 2.27 Mbps olan ADSL'ye göre ticari açıdan hâlâ daha avantajlı olduğu sonucunu ortaya koydu.
Sizi muhteşem bir siteyi görmeye davet ediyorum. Vodafone çok güzel bir çalışma yapmış. Sol tarafta gördüğünüz görüntüde gelecekteki cep telefonlarının kola takılı olan bir işlevselliğe sahip olacağı üzerine bir tasarım görüyorsunuz. 4G ile birlikte artık mobil alanda birçok ilk ile tanışacağımız kesin ama şu bir gerçek “iletişim” geleceği şekillendirecek.
Bir diğer görüntüde dijital ekranlarda görüntü aktarımı ve birlikte çalışma artık çok ileri boyutlara taşınacak. Bu anlamda eğitim, hizmet, finans, sağlık sektörleri için mükemmel fırsatlar Türkiye’deki firmaların kapısını çalıyor demek. Bu kadar konuştuk işte sitenin adresi: www.vodafone.com/futurevision
Adobe firması Macromedia'yı Satın aldı...
Sektörün bilinen firması Adobe yine sektörün büyüklerinden Macromedia'yı 3.4 milyar dolara satın aldı. Bu büyük satın alma yazılım dünyası içinde bir haberci olacaktır. Bana sorsanız Macromedia Adobe'u satın alabilmeliydi ama işin özünde karlılık var bunu unutmamak lazım, ne kadar az adamla kişi başı ne kadar yüksek kar ile iş yapabiliyorsunuz.
Önümüzdeki yıllarda şirket verimlilikleri adına bilişim sektörü büyük cirolara oynamak ve karlılığı arttırmak adına yurtdışında büyük birleşmeler yaşanacak. Diğer yandan bu birleşmelerin çok yakın zamanda Türkiye'ye yansıyacağı da bir gerçek. Ben demiştim diyebilecek miyim bakalım birkaç yıla kadar.
Visual Studio .NET 2005 Beta 2 Çıktı...
Visual Studio .NET 2005'in beklenen Beta 2'si çıktı. Beta 2'nin en büyük özelliği kararlı çalışan ve kapsamı sabitlenmiş bir ürün olması; ve tabiki beklenen Team System ürününün de Beta 2 versiyonunun çıkması. Ücretsiz indirilebilen Express sürümler de Beta 2 için güncellendi.
Visual Studio .NET 2005 Beta 2 şimdilik MSDN Universal üyeleri tarafından download edilebiliyor. MSDN abonelerine Mayıs ayı başındaki ilk gönderim ile ulaşacak. Express sürümler ise kolayca herkes tarafından indirilebiliyor. Beta 2'yi ürün bazında görüp incelemek isteyenlere önerim Express sürümleri hemen indirsinler.
Daha detaylı bilgi ve download için:
http://lab.msdn.microsoft.com/vs2005/get/
Biraz gecikse de sonunda çıkan Beta 2 ile birçok firmanın ürün geliştirme yapacağını biliyorum. Bakalım Türkiye'den ilk örnekler kimler olacak. Bu arada dipnot ürünün son halinin Eylül ayında çıkması bekleniyor.
Beta 2 haberi beni şu açıdan çok sevindirdi, yazmış olduğum ASP.NET 2.0 kitabına son şekli vererek artık baskıya verebileceğim. Kitap çıkar çıkmaz yine en güncel haberi günlükten alabileceksiniz.
Outlook İçerisinden RSS
RSS kullanmayanlar için küçük bir bilgi vereyim; birçoğumuz için aynı anda birçok siteyi takip etmek zor olabiliyor. Bu yüzden çok sık kontrol ettiğiniz sitelerde değişiklik olup olmadığını öğrenmek için RSS adı verilen bir metot kullanılıyor. XML dosyalarının parse edilerek güncellemelerin bilgisini size sunan yazılımlar var. Bunlardan en meşhuru RSS BandIt yazılımı idi. Ama şimdi daha da güzel bir araç var; "RSS Popper" tamamen ücretsiz olan bu aracı download edip kurduktan sonra Outlook üzerinden RSS'lere ulaşabiliyorsunuz. Benim gibi günün belirli bir kısmını e.posta, takvim, görevler gibi kısımları kullanarak Outlook'da geçiriyorsanız bu program tam size göre. Download adresi: http://www.download.com/RSS-Popper/3000-9227_4-10365433.html
Yarın sabah Prag şehrine gidiyorum. EE & MEA bölgesi MVP toplantısına katılıyor olacağım. Prag'dan bloglarımda görüşmek dileklerimle.
Muhtemel adı Windows 2006 olarak düşünülen şimdiki kod adı "Longhorn"
olan yeni Windows işletim sistemiyle ilgili ürün adımları belirlendi. Longhorn
için 9.kilometre taşı olan kısa adı M9 önümüzdeki Mart ayında tamamlanıyor. Ürünün
bundan sonraki adımları şu şekilde olacak;
Longhorn Beta 1
Haziran 2005
Longhorn Beta 2
Ekim 2005
Longhorn Release Candidate 0 (RC0)
Şubat 2006
Longhorn Release Candidate 1 (RC1)
Nisan 2006
Longhorn release to manufacturing (RTM)
24 Mayıs 2006
İlk betası ile Haziran ayında karşılaşacağımız Longhorn'un ilginç bir özelliği
Windows ME'den sonra ilk defa RC0 sürümünün duyurulacağı bir ürün olması. Ayrıca
2004 yılında verilen bilgilerin aksine tek beta değil iki beta ürün olacağı
açıklandı. Longhorn'un Starter, Home, Professional, Premium, Small Business,
Tablet PC ve Uber sürümleri olacak. Premium sürüm Media Center sürümünün devamı
olurken, Uber sürümü iş sürümleri ile tüketici sürümleri arasında bir köprü
olacak yeni ürün.
Longhorn'un barındırdığı 3 önemli yapı taşını unutmamak lazım; WinFS, Indigo,
Avalon. Yazılım gelişticiler için özellikle "indigo" büyük bir anlam
ifade ediyor. Ama kötü haber şu ki Longhorn'un ilk sürümünde bu üç mimari de
%100 hazır olmayacaklar. 2007 yılında çıkacak Longhorn Server ile bunların da
tam olarak tamamlanmış olması bekleniyor. İnşallah Musfata Kemal Aydemir topluluk
liderliğinde hayata geçireceğimiz LonghornNedir?com topluluk sitesi sayesinde
Longhorn'la ilgili en güncel Türkçe içerikli bilgilere ulaşabileceğinizin de
müjdesini şimdiden vermiş olayım.