|
|
|
.Basın-Medya (33) .Bilişim (184) .GeziYorum (28) .Önemli Duyurular (36) .Seminerler (164) .Yönetim (8) Arşiv Nisan 2010 (Güncel) Mart 2010 (7) Subat 2010 (4) Ocak 2010 (2) Aralık 2009 (4) Kasım 2009 (2) Ekim 2009 (1) Eylül 2009 (7) Ağustos 2009 (4) Haziran 2009 (1) Mayıs 2009 (7) Mart 2009 (7) Şubat 2009 (8) Ocak 2009 (10) Aralık 2008 (3) Kasım 2008 (1) Ekim 2008 (3) Eylül 2008 (8) Ağustos 2008 (10) Haziran 2008 (13) Mayıs 2008 (11) Nisan 2008 (3) Mart 2008 (7) Şubat 2008 (13) Ocak 2008 (18) Aralık 2007 (16) Kasım 2007 (25) Ekim 2007 (6) Eylül 2007 (10) Ağustos 2007 (8) Temmuz 2007 (9) Haziran 2007 (6) Mayıs 2007 (7) Nisan 2007 (11) Mart 2007 (4) Şubat 2007 (12) Ocak 2007 (14) Aralık 2006 (17) Kasım 2006 (14) Ekim 2006 (2) Eylül 2006 (4) Ağustos 2006 (2) Temmuz 2006 (1) Haziran 2006 (3) Mayıs 2006 (5) Nisan 2006 (5) Mart 2006 (3) Şubat 2006 (4) Ocak 2006 (5) Aralık 2005 (6) Kasım 2005 (6) Eylül 2005 (2) Ağustos 2005 (2) Temmuz 2005 (5) Haziran 2005 (9) Mayıs 2005 (11) Nisan 2005 (6) Mart 2005 (8) Şubat 2005 (9) Ocak 2005 (8) Aralık 2004 (10) |
|
Etiketler:
Kategori :Önemli Duyurular Akademik Bilişim 2005’de Buluşalım...
http://www.msakademik.net/haberdetay.aspx?id=90 AB2005 Sitesi: http://ab2005.gantep.edu.tr Etiketler:
Kategori :Seminerler Şubat ayı dergi yazılarımı tamamladım... Araştırma dolu geçirdiğim iki haftada yeni seminer dönemine iyi bir hazırlık yapma imkanı buldum. Öncelikle en güncel “Mobil Teknolojiler” hakkında BYTE dergisine şubat yazımı yazabilmek için yoğun bir araştırma yaptım, güzel bir yazı çıktı ortaya. Bu ay ilk defa Windows & .NET Magazine dergisine de yazı yazdım. Konu çok güncel olan Team System. Visual Studio .NET 2005 Team System önümüzdeki iki yıl içerisinde Microsoft platformunda yazılım yapan bir yazılımcının mutlaka bilmesi gereken bir altyapı haline gelecek. Ben kolları erkenden sıvadım bakalım, neredeyse 1 haftamı ürünü inceleyerek geçirdim. Üzerine yazımı tamamladım, Windows & .NET Magazine Şubat sayısında yazım yerini aldı. Şubat ayı içerisinde Team System’i anlatan bir seminer yapmayı planlıyorum. Tarih kesin değil, www.aspnedir.com adresinden tarihi takip edebilirsiniz. Etiketler:
Kategori :Basın-Medya ODTÜ’de Öğretim Görevlisi oldum... Evet, bugün hayatımın önemli günlerinden birisi çünkü az önce ODTÜ’deki bölüm başkanımız Prof.Dr.Yaşar Özden’den aldığım haber neticesinde 2005 bahar döneminde ODTÜ’de vereceğim .NET dersinin onaylandığı bilgisini aldım. Mezun olduğum okulda 5 yıl aradan sonra yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak yeniden görev almak benim için onur verici. Açılacak ders seçmeli bir ders, toplam kontenjanı 20 kişi. Bu dersin amacı ODTÜ’de okuyan öğrencilere nesneye yönelimli web ve mobil yazılım geliştirmeyi aktarabilmek. Ders proje yapmayı da gerektiriyor ve verilecek notun büyük bir bölümünü bu proje oluşturuyor. Dersi Prof.Dr.Yaşar Özden ile birlikte veriyor olacağız.
Etiketler:
Kategori :Önemli Duyurular 2005 yılındaki ilk ASP.NET 2.0 Workshop Ardından.. 2004 yılı Aralık ayında eğitmenliğini yaptığım ve yoğun ilgi gören ASP.NET 2.0 Workshop adlı eğitimin 2005 yılındaki ilk durağı İstanbul oldu. 35 kişilik katılım ile gerçekleşen etkinlikte ASP.NET 2.0’ı katılımcıların ismini koyduğu Rüzgar Limited şirketi adlı sanal bir firmanın internet projesini yaparak aktarmaya çalıştım. Eğitimde en çok Web Part özelliği, Gridview kontrolü büyük ilgi gördü. ASP.NET 2.0 Workshop çok yakında Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek, duyuruları ASPnedir?com’da yapılacak...
Etiketler:
Kategori :Seminerler Anadolu BİL Semineri Gerçekleşti...
Etiketler:
Kategori :Seminerler Pazarlama ve Internet Reklam insanların hevesle bekledikleri bir şey değildir. Düşünün televizyon izlerken size en yakın elekronik cihaz televizyon kumandasıdır, neden acaba? Sevmiyoruz, reklamı sevmiyoruz. Zorla izleyip ardından beğendiklerimiz oluyor o kadar, sevme ihtiyacı hissediyoruz. Internetin popülerliği arttıkça reklamcılık için yeni bir medya oldu. Forrester Research firmasının araştırma sonuçlarına göre 2006 yılında internet reklamcılığı 122 milyar doları aşmıştır, bu da dünya reklam cirosunun yaklaşık %8’dir. Ne güzel değil mi? Hayır tabi ki değil, internette artık karşınızda tüm silahlarıyla hazır bekleyen bir kitle var, çünkü interneti kitle iletişim aracı yapan en büyük özellik: etkileşim. Internet’te reklam gösterilmemesini sağlayan yazılımlar var, yeni bir sayfa açılamıyor otomatik olarak, banner reklamları gösterilmediği için sayfa daha hızlı geliyor. Neden insanlar internet’te de reklam görmek istemiyorlar, aslında istiyorlar ama eğer onları tanıyarak, onlara özel ve izinli yapılırsa. Internet reklamcılığının en büyük avantajı çok kolay uygulanabilecek bir üyelik sistemi ardından üyeleriniz hakkında detaylı bilgi edinebilmenizdir. Onları sayfaları gezinmelerinden, hangi sıklıkla, hangi günlerde sitenizde dolaştıklarından, özellikle hangi içerik ile ilgilendiklerinden yola çıkarak kategorilere ayırmanız ardından onların da iznini alarak istedikleri reklamları onlara gösterebilirsiniz; işte tüm izinli pazarlama sözlerinin ardında yatan gerçek. Şimdi alın bu bilgiyi bu üyenin reklamlarla karşılaşacağı diğer medyalara da yansıtın. Bunu bugünkü radyo altyapısı için düşünecek olsanız gerçekten zor dersiniz, ama kişiye özel mobil radyo yayınlarının denemelerinin yapıldığı bugünlerde kitle iletişim araçları arası senkronizasyon en kolay ama çok önemli işlerden biri olsa gerek. Nielsen tarafından yapılan araştırmada banner reklamlarına tıklayanların sayısı geçtiğimiz yıl yüzde 1,35’lük orandan 0, 65’e düşmüştür. Sebebini az önce bir bakış açısından incelemiş olsak da farklı bir gözle daha bakmakta yarar var: Web sitelerinin paraya ihtiyacı var. Evet, herkes para kazanma derdin ama bu bannerla olmaz, bunu anlamamız için yaşamamız gerekiyor herhalde. Internet dışında bir örnek vereyim; Atlanta’da yeni yapılan bir stadyum’un adı yirmi yıllığına Philips firmasına kiralandı. Diyeceksiniz ki normal birşey, Türkiye’de de futbol kulüpleri bunu yapıyor. İşin garip yani şu: stadyumun maliyeti 145 milyon dolar, Philips firmasından alınan para 200 milyon dolar. İşte reklam dünyasının gücü, ürkütücü değil mi? Eskiden bir de parayla sevgi satın alınabilir mi derlerdi, yakında sanıyorum aşk hayatımıza da reklam girecek. Bence yapılması gereken siteye reklam almak değil, internette bir marka yaratarak reklam firmalarının odağı olmak. İnternet markası yaratmanın en zor kısmı da sanal olmanız, evet evet siz sanalsınız. Eğer bir internet markası yaratmak istiyorsanız unutulmamalısınız, çünkü insanoğlu unutur. Çünkü internet markaları Arçelik buzdolabı, Vestel çamaşır makinası gibi günlük hayatta görünmezler. Bu yüzden markanızı sürekli akılda tutmak için çeşitli yöntemler denemelisiniz. Bunun bence Türkiye şartlarında en iyi yöntemlerinden biri başka bir medyayı kullanmak: radyo. Radyo özellikle internete bağlantının çok ciddi rakamlarda olduğu illerde televizyon kadar etkili olan bir medya, ama akılda kalıcılığı çok daha fazla. Zaten bizim de yapmak istediğimiz soyut bir markayı anlatmak olduğu için radyo reklamları bu işin en ciddi pazar alanı olacaklardır. Saatlerce İstanbul trafiğinde beklerken, yeni nesil mobil dijital asistanımız yanımızda boş boş dururken, radyodan gelen bir internet markası sizi etkilemez miydi? Sonuç olarak internet klasik reklamcılık anlayışını değiştirecek çok güçlü bir kitle iletişim aracı çünkü elinde etkileşim gibi dev bir kozu var. Siz siz olun internetin gücünü asla unutmayın, bir internet markası yaratın ve ardından bu markanın liderliği için farklı medyaları da kullanarak sürekli çabalayın, göreceksiniz zamanla kazanan siz olacaksınız; çünkü siz reklamı değil, reklam dünyası sizi arayacak. Etiketler:
Kategori :Yönetim BYTE’da Yeni Yıldaki İlk Yazım...
Etiketler:
Kategori :Basın-Medya
|
|
|
|